Hayat Zeytin direnişi

Zeytin direnişi

İsrail, Filistin’in can damarı zeytinlikleri bu sene de hasat zamanı hedef almaya başladı. Filistin halkı ise ağaçların başında nöbet tutuyor.

Hatice Saka Yeni Şafak
Filistinliler, tüm saldırılara rağmen barışın ve esenliğin sembolü olan ağaçlarından vazgeçmiyorlar.
Filistinliler, tüm saldırılara rağmen barışın ve esenliğin sembolü olan ağaçlarından vazgeçmiyorlar.

Zeytin hasadını takip edenler bilir, hasat eylül ayı sonunda başlar, kasım ayının sonunda biter. Bu süreçte zeytinlerin toplanması gerekir. Ayvalık, Milas, Akhisar, Gemlik ve ülkemizin daha pek çok yerinde, hasat adeta bir şenliğe dönüşür. Çiftçiler bereketin, şifanın ve sağlığın sembolü zeytinleri toplarlar. Ben de bu yıl hasadın güzel telaşına, Aydın’a düzenlenen bir basın gezisinde tanık oldum. Çiftçi Mehmet Amca, yamaçlardaki zeytinliğine götürmüştü bizleri. Hasat vakti eşim, gelinim, çocuklarım ve torunlarım hep birlikte geliyoruz ve ellerimizle topluyoruz zeytinlerimizi demişti. Onun tek kaygısı, verimin azalması idi. Filistin’de yaşayan Salah Ebu Ali de Mehmet Amca ile aynı günlerde hasadını yaptı. Ancak Filistinli Salah Ali’nin kaygısı verimin azlığı değil, atalarından kendisine kalan topraklardaki zeytinliği İsrailli işgalciler tarafından yağmalanma ihtimaliydi. Kendi gibi zeytin toplayan Mehmet Amca’dan daha da dertliydi.

5 BİN YILLIK AĞACI SÖKECEKLERDİ

46 yaşındaki Salah Ebu Ali, Beytüllahim sınırlarındaki Velece köyünde yaşıyor ve ailesine ait olan arazideki zeytinliklerini koruyor. Çünkü Filistin’deki tüm zeytinlikler gibi onun arazisindeki zeytin ağaçları da İsrailli yerleşimcilerin tehdidi altında. Onun zeytinliğini diğerlerinden ayıran fark ise dünyanın en eski zeytin ağacının ailesine ait arazide olması. 250 metrekarelik bir alanı kapsayan bu zeytin ağacı, Japon uzmanların tahminine göre 5 bin 500 yıllık geçmişe sahip. Yıllar geçtikçe 22 ayrı köke ayrılan ve yılda yaklaşık 500 kilogram ürünle bir zeytinlik kadar meyve veren ağaç, dünyanın en yaşlı zeytin ağaçları arasında gösteriliyor. Sadece Filistin için değil tüm dünya için bir değer olan bu ağaç, İsrailli yerleşimler için bir anlam ifade etmiyor. Tarihi ağacın hemen yanında Kudüs ile Batı Şeria’yı ayıran ve İsrail’in “güvenlik” gerekçesiyle inşa ettiği Ayrım Duvarı’nın inşası sırasında yerinden sökülmekten son anda kurtarılmış. Hatta kazı çalışmaları sırasında ağacın bazı kökleri kesilmiş. Bu tehlikli sürecin dehşetini üzerinden uzun zaman atamayan Salah Ebu Ali, direndiklerini göstermek için ağacın çevresindeki beş dönümlük arazisine de zeytin ağaçları dikmiş. Ağacın etrafına taş duvarlar ve banklar inşa edip doğal bir park görünümü vermiş. Hasat zamanı zeytinlerini toplayan Filistinli çiftçi, yılın diğer zamanında gelen turistleri karşılıyor. Ebu Ali aynı zamanda ağacı korunması için Filistin Tarım Bakanlığı tarafından da görevlendirilmiş. “Bu ağacın topraklarımızda olması bizim için bir şereftir” diyen Ebu Ali, her yıl hasat zamanı artan saldırılara karşı zeytinlikliğini korumayı sürdürüyor.

HIRSIZLIK, YAĞMA VE KUNDAKLAMA

İşgal altındaki Batı Şeria’nın çeşitli yerlerinde bulunan zeytinlikler, her yıl Yahudi yerleşimcilerin saldırısına ve yağmasına maruz kalıyor. Bu sebeple Filistinli çiftçiler hasat vaktinde kabusu yaşıyorlar. Hasadın başladığı ekim ayının başlarından bu yana işgalciler, özellikle Batı Şeria’daki saldırılarını artırdı. BM İnsani İşler Ofisi (OCHA), bu ayın ilk iki haftasında doğrudan zeytin hasadı ile ilgili 10’dan fazla yerleşimci saldırısı rapor etti. Yerleşimciler, Nablus ve Beytüllahim bölgesindeki köylere yaptıkları saldırılarda üç Filistinli çiftçiyi yaraladılar. 100’den fazla zeytin ağacını ateşe verdiler. Bunun dışında hırsızlık da yaptılar. Nablus ve civarındaki köylerde yediden fazla noktada, zeytinlerin çalındığı rapor edildi. 14 Ekim’de, bir grup silahlı yerleşimci Filistinli çiftçiler, zeytinleri topladığı sırada toprağı terk etmemeleri halinde ateş açacaklarını söyledi. 16 Ekim’de silahlı bir grup maskeli yerleşimci, Filistinli çiftçilere ve uluslararası gönüllülere saldırdı. Daha burada hepsini sayamayacağımız ve hasadın sonuna geldiğimiz şu günlerde sayısız saldırı gerçekleşti ve halen devam ediyor.

800 BİNİ ARTIK YOK

Kudüs’ün Uygulamalı Araştırma Enstitüsü’nün araştırmasına göre, İsrail yetkilileri ve yerleşimciler tarafından 1967’den bu yana 800.000’in üzerinde Filistinli zeytin ağacı yok edildi. Birleşmiş Milletler verilerine göre ise İsrailli yerleşimcilerin, Filistinlilere ait zeytin ağaçlarına düzenledikleri saldırılar son yıllarda üç kat arttı. BM’nin raporuna göre, 2016’da 98 olan saldırı sayısı, 2017’de 157’ye, 2018’in ilk sekiz ayında ise 186’ya ulaştı. Tüm bu yaşanan olumsuzluklara rağmen Filistinli çiftçiler, topraklarını terk etmemeye kararlı.

  • Yerleşim yerinde olsa bile alacaklar demişti
  • 2006 yılında dokuz insan hakları örgütü, İsrail yüksek mahkemesine Filistinli çiftçilerin hasat sırasında zeytin bahçelerine güvenli bir şekilde erişmelerine izin vermeye çağıran bir dilekçe sundu. Batı Şeria’daki İsrail yönetim organı ICA’nın sözcüsü, “Politikamız, ağaç yerleşim yerinin ortasında olsa bile Filistinlilerin her ağaçtan son zeytinleri almalarını sağlamak” demişti. Karar bir ilk olarak açıklanmıştı. O dönemde bir zafer olarak kabul edilmişti. Ancak karar onaylanmadı ve asla uygulanmadı.
  • Kutsallığın ve direnişin sembolü
  • Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki Filistin topraklarında, tarım arazilerinin yüzde 45’inde zeytin ağaçları ekili. Zeytinyağı endüstrisi bölgenin brüt tarımsal gelirinin dörtte birini oluşturuyor ve yaklaşık 100.000 aile geçimini bu ağaçlardan sağlıyor. Zeytin ağacı sadece bir geçim kaynağı değil elbette, çok daha derin anlamları var. Tarihsel olarak uzun ömürlü, yavaş büyüyen ve kuraklığa dayanıklı zeytin ağacı Filistinliler için barışı ve esnekliği temsil ediyor. Kur’an-ı Kerim’in altı ayetinde zeytinden övgüyle bahsedilmesi, zeytin ağaçlarının işgal topraklarındaki önemini bütün Müslümanlar için arttırıyor.
  • 150 ağacını bir gecede yok ettiler
  • Filistinli çiftçi Sayel Kanaan’ın arazisinde 150 zeytin ağacı artık yok. Yaşları 300 ila 500 yaşları arasında olan ağaçlar ve Kanaan’ın ailesiyle birlikte diktiği yeni ağaçlar, hepsini yerleşimler bir gecede ortadan kaldırdı. Aralarında tartışmadan sonra araziyi bırakıp köye döndüklerinde, onların böylesine bir vahşeti gerçekleştireceğini hayal bile edememişler. Ancak arazideki tüm zeytin ağaçlarını sökmüşler. Kanaan, 60 kişinin geçim kaynağına yapılan bu saldırıya rağmen atalarından kalan topraklarını terk etmemeye ve yeni ağaçlar dikmeye kararlı olduğunu söyledi.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.