Yerli film açısından oldukça bereketli olan haftanın en iddialı yapımı, yönetmenliğini Erol Özlevi''nin yaptığı ''Sürgün'', bir dönem filmi. 1960''lı yıllarda Büyükadalı, zengin bir Rum ailenin kızı Eleni ile faytoncunun oğlu Sedat''ın, çocukluk yıllarında başlayan imkânsız aşkı ekseninde başlayan film, Bakanlar Kurulu''nun 16 Mart 1964 tarihli ''sürgün'' kararıyla yaşanan siyasi olaylara yoğunlaşıyor. Bir yandan yaşanan sürgün, öte yandan iki gencin imkânsız aşkını yansıtmaya çalışan film, Türkiye ve Yunanistan arasında uzun yıllardır yaşanan Kıbrıs sorununa değinmeyi de ihmal etmiyor.
Selin Tunç''un senaryosunu Serdar Akar''ın kitabından uyarladığı Sürgün''ün başrollerini Saadet Aksoy, Tolgahan Sayışman, Mahir Günşiray ve Ruhsar Öcal paylaşıyor. Film, gerek konu ve gerekse biçim açısından seyircisini tatmin etmekten uzak. Tarihsel olayları yüzeysel bir tarzda yansıtan film, olay örgüsü bakımından, birbirine monte edilmiş bir dizi film izlenimi uyandırıyor. Enerjisi oldukça düşük, kurgusu kararsız, karakterleri derinliksiz ve aceleyle kotarılmış duygusu veren Sürgün, dönem filmleri konusunda aşmamız gereken çok uzun mesafelerimizin olduğunu gösteriyor.






