Sevgili Ali Murat Güven, merhaba…
Benim sahne ışıklarıyla ilk tanışmam, henüz 7 yaşındayken bale ile başladı. Uzun süren eğitim hayatımdan sonra, ailemin desteği ve tabiî ki bir ölçüde şans faktörünün de devreye girmesiyle, kariyerimde beni bambaşka noktalara doğru sürükleyecek olan televizyon dünyasına adım attım. Televizyon serüvenimin ilk durağı da bundan 12 yıl önce rol aldığım bir dizi oldu.
Ardından, bir çok programda sunuculuk, yanısıra da reklâm filmleri ve dizilerde oyunculuklar üstlendim.
Bu süre zarfında meslek hayatıma ilişkin bazı kritik kararlar alarak, yaklaşık iki yıl önce, aslında yıllardır gönlümde yatan gerçek aslan konumundaki “sinema oyunculuğu” için yurt içi ve yurt dışında özel eğitim görmeye başladım.
Daha önce de belirttiğim gibi, “Sıcak”, son yıllarda sinema ve televizyon alanında çok önemli çalışmalara imza atmış olan Abdullah Oğuz'un iddialı bir projesiydi ve meslekî gelişimimde önemli bir aşamaydı. Sizin bu filmdeki oyunculuk performansıma yönelik iltifatkâr satırlarınızı okuyunca son derece mutlu oldum ve özgüvenim daha da arttı.
Türk sinemasının ve sinema sanatçılarının gelişimi yönünde verdiğiniz emekler nedeniyle şahsınıza gönülden teşekkür ediyor, sağlıklı, mutlu ve bereketli bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Saygılarımla,
Yeni Şafak sinema sayfaları “şucu sanatçı” ya da “bucu sanatçı”ların değil, kısa filmciler de dahil olmak üzere, Türk sinema sanatçılarının ortak malıdır ve onların seslerini duyurabilmeleri için oluşturulmuş demokratik bir platformdur.
Genç ya da yaşlı, kıdemli ya da kıdemsiz, ünlü ya da ünsüz, ideolojik açıdan gazetemize yakın ya da uzak, bu ülkede kültür ve sanatın gelişimi yönünde iyi niyetle emek veren bütün çalışkan ve üretken sanatçıların bizlere mesafesi aynıdır; bundan sonra da hep böyle olmaya devam edecektir.
Bu konudaki tek muhalefet şerhimiz, kutsal inançlarımıza alenen saldırıp hakaret eden yapıtlar ve onların pervasız üreticilerine karşı olabilir; bunun dışındaki durumlarda ise hoşgörümüzün sınırları bizleri beğenmeyenlerden fersah fersah daha ileridedir.
Ayrıca, bu görüşlerinizi bir e-postayla değil, -artık unutulmuş olan güzel bir geleneğe başvurarak- doğrudan doğruya zarf içinde gerçek bir mektupla göndermenizi de son derece zarif bir davranış olarak tebessümle karşıladığımı bilmenizi isterim.
Sevgi ve saygılarımla…









