Yazarlar 2022ye girerken Amerika

2022’ye girerken Amerika ..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

ABD 2022’ye girerken Joe Biden vaatlerinin birçoğunu gerçekleştiremedi. Demokratlar’ın hem Beyaz Saray’ı, hem de Temsilciler Mecisi ve Senato’yu kontrol etmelerine rağmen başarılı bir sınav veremedikleri söylenebilir. Başarısızlıkta, Demokrat Parti’nin ana akım Merkezci kanadıyla “İlericiler” ve daha Sol’daki gruplar arasındaki ihtilaflar önemli rol oynadı.

Demokratlar’ın birçok yasayı Senato’dan geçirebilmeleri için 67 oy’a ihtiyaçları var. 100 üyeli Senato’daki koltuk dağılımıysa 50’ye 50. Bu yüzden Demokratlar Cumhuriyetçilerle uzlaşmak zorundalar. Cumhuriyetçiler bazı konularda işbirliğine yanaşmalarına rağmen temel meselelerde farklı pozisyondalar. Trumpçı Cumhuriyetçiler ise Biden Yönetimi’ne kolaylık sağlamamaları yönünde Meclis ve Senato’daki ana akım Cumhuriyetçilere baskı yapıyorlar.

Biden Yönetimi’nin tek sorunu Cumhuriyetçiler değil. Joe Manchin ve Kyrsten Sinema başta olmak üzere birkaç Demokrat senatör, Biden’ın önemli vaatlerini engelleme gücüne sahipler. Adı geçen Senatörler, “Demokrat Parti içindeki Cumhuriyetçiler” olarak niteleniyorlar. Öyle ki Cumhuriyetçiler bu senatörleri Cumhuriyetçilerin saflarında yer almaya bile davet ediyorlar

50’ye 50 dağılımındaki Senato’da Sinema ve Manchin’in oyları Demokratlar için altın değerinde. 50 oya ihtiyaç duyulan bazı durumlarda Demokratlar bu sayıya dahi ulaşamıyorlar. Nitekim 1.75 Trilyon Dolarlık “Daha İyisini İnşa et (Build Back Better)” başlıklı yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nden geçtiği halde Senato’da tıkandı. Sebebiyse Manchin’in bu yasaya oy vermeyeceğini ilân etmesi. Adı geçen yasa hem Biden, hem de Parti’nin İlericiler Grubu için çok önemli. O kadar ki İlerici Demokratlar, Manchin’i ihanetle suçluyorlar.

“Daha İyisini İnşa Et” tasarısı sosyal yardım ve alt yapı yatırımlarının yanı sıra İklim Kriziyle mücadele için gerekli harcamaları da kapsıyor. ABD Başkanı Biden İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenen “İklim Zirvesi”nde bazı taahhütlerde bulunmuştu. İklim değişikliğiyle mücadeleden zarar görecek sektörlere yakınlığıyla tanınan Senatör Joe Manchin bu yasayı neredeyse öldürdü. İlerici Demokratlar ise Biden’ın Başkanlık kararnamesiyle yasayı yürürlüğe koyması için bastırıyorlar. Gezegenin önde gelen karbon yayıcılarından ABD’nin taahhütlerini yerine getirememesi “İklim Krizi”ni derinleştireceği gibi Trump döneminde bozulan Avrupa Birliği’yle ABD arasındaki güven ilişkisinde yeni bir gedik daha açılacak.

Biden Yönetimi’nin bir diğer sorunuysa “Oy Hakları Yasası”nı da geçirememiş olması. Cumhuriyetçiler’in şiddetle karşı çıktığı bu tasarı, Amerikan seçim demokrasisinin demokratikleştirilmesini içeriyor. Bu yasa da 2022’ye kaldı. Kasım 2022’deki seçimler için bu yasa Demokratlar için hayatî önemde. Demokratlar, Senato’da oylama kurallarını değiştirmek istiyorlar. Ancak Demokratlar bu konuda da Manchin ve Sinema engeliyle karşı karşıyalar.

Kendini küresel Liberal Demokrasi’nin öncüsü olarak gösteren ABD, ülke içinde sağlıklı bir seçim mekanizmasına bile sahip değil. Senato Demokratları, Cumhuriyetçilerden 40 milyon daha fazla Amerikalıyı temsil ediyor. Ancak bu oran Demokratlar’a Senato’da yeterli gücü vermiyor. ABD’de en fazla oyu alan adayın Başkan seçilmesi de bir kural değil. Son kertede hangi adayın kazandığına Seçiciler Kurulu’ndaki eyalet delegeleri karar veriyor. Demokratlar çok nüfuslu eyaletlerde oyların çoğunluğunu kazansalar bile Cumhuriyetçilerin kazandığı az nüfuslu eyaletler dengeyi değiştirebiliyor. “Lobiler” ve temsil ettikleri “özel çıkarlar” da Amerikan Demokrasisi’nin en önemli zaaflarından. Amerikalı yazar Greg Palast’ın yazdığı kitabına “Paranın Satın Alabileceği En İyi Demokrasi” başlığı koyması boşuna değil.

Biden Yönetimi için sorun teşkil eden daha birçok sorun var tabii. En başta sözde “Amerikan Rüyası”nın büyüsü bozuldu. İtalyan düşünür Antonio Gramsci “hiçbir toplum, toplumsal ilişkilere içkin olan bütün formlar tamamen ortadan kalkıncaya kadar çözülmez ve yerine başka bir toplum biçimi geçemez” demişti. ABD servet ve gelir dağılımıyla ilgili eşitsizlik sıralamasında dünyada en ön sıralarda yer alıyor. Amerikan toplumu “kültür savaşları” eşliğinde giderek kutuplaşarak çözülüyor. Uyruklarının rıza kaybına yol açan bu durum, ABD’nin küresel liderlik iddiasının da son derece zayıf temellere oturduğunu gösteriyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.