Yazarlar ABD neredeyse her şeyi yanlış anlamış

ABD neredeyse her şeyi yanlış anlamış!

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“11 Eylül”ün 20. yıl dönümünde ABD askerleri artık Afganistan’da değiller. Amerikan destekli Kabil yönetimi ve ordusu çok hızlı biçimde çöktü. Taliban güçleri ülkenin kontrolünü yeniden elde etti. Öte yandan “11 Eylül”ün 20. yıl dönümü ABD’de ilginç tartışmalara yol açıyor. Amerikan medyasında yer alan yorumlarda ‘Teröre Karşı Küresel Savaş’ın ABD açısından fiyaskoyla sonuçlandığı itiraf ediliyor. Dikkat çekici yorumlardan birisiyse, 20 yıllık dönemde ‘Teröre karşı küresel savaş’tan sadece ‘Askerî-Sanayii Kompleksi’nin kazançlı çıktığıydı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Afganistan’daki Amerikan askerlerini tümüyle geri çekme kararı Amerika’nın “sonu gelmez savaşlar”dan nihai olarak çekildiği anlamına gelmiyor tabii. ABD hâlâ küresel askeri harcamalarının neredeyse yarısını tek başına temsil ediyor. Demokrat Parti’nin “sonsuz savaşlar”a karşı çıkan genç kuşaklarının baskıları ve girişimlerine rağmen Biden’ın Savunma Bütçesi Trump dönemine kıyasla daha fazla. ABD Kongresi’ndeki şahin Demokratlar ve Cumhuriyetçilerse daha fazlası için Biden Yönetimi’ni zorluyorlar.

Diğer bir yandan sözde ‘Teröre karşı küresel savaş’ın sebebiyet verdiği sivil kayıplar da çokça tartışılıyor. Havadan bombalamalar veya insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılarda tam olarak ne kadar masum insanın hayatını kaybettiği bilinmiyor. En sondan başlamak gerekirse, ABD Afganistan’da 29 Ağustos’ta Kabil’de insansız hava aracıyla bir araca saldırı düzenledi. Ancak saldırıda hayatını kaybeden 10 sivilin herhangi bir terör örgütüyle ilgilerinin olmadığı ortaya çıktı. Dahası, 10 kişiden 7’sinin çocuk olduğu anlaşıldı. Daha da ilginci, saldırının hedefindeki Zemari Ahmadi’nin Afganistan’da yardım faaliyeti gösteren bir Amerikan kuruluşunda elektrik mühendisi olarak çalıştığı belirlendi. Amerikan medyasında yer alan bilgilere göre Zemari Ahmadi ve ailesi ABD’ye gitmek isteyen Afganlar arasındaydı.

ABD’de birçok sivil kuruluş ‘teröre karşı küresel savaş’ın Amerikan toplumuna maliyetini masaya yatırıyor. Brown Üniversitesi’nde yürütülen “Savaş Maliyetleri Projesi”nin raporuna göre 20 yıllık savaşların ABD’ye maliyeti 8 trilyon doları buluyor. Aynı çalışmaya göre 20 yıl içerisinde 900 binden fazla insan hayatını kaybetti. Proje çalışmasında yer alan Siyaset Bilimci Prof. Neta Crawford’a göre rakamlar bu savaşların insan yaşamına verdiği gerçek zararın çok azını temsil ediyor. Projenin eş direktörü Prof. Catherine Lutz ise “Savaş uzun, karmaşık, korkunç ve başarısız oldu ...Ve savaş 80’den fazla ülkede devam ediyor“ diyordu. Projenin açıklanan amacıysa bu savaşların nasıl finanse edildiği konusunda farkındalık yaratmak.

Bir diğer çalışmaysa Washington merkezli “Politika Araştırmaları Enstitütü(IPS)” tarafından gerçekleştirildi. Enstitü’nün “Ulusal Öncelikler Projesi” Direktörü Lindsay Koshgarian Federal Hükümetin son 20 yılda ABD içinde ve dışında ‘Teröre Karşı Küresel Savaş’ın doğrudan ve dolaylı maliyetlerinin Amerikan toplumuna 21 trilyon dolara mal olduğuna dikkat çekiyor. 21 trilyon dolarlık harcamanın Amerikalıları daha güvenli hale getirmediğinin açıkça anlaşıldığını vurgulayan Koshgarian, “Dünya çapında, sonsuz savaşlar 900 bin cana mal oldu ve 38 milyon insanı evsiz bıraktı. Afganistan’dan feci bir şekilde geri çekilmenin bize gösterdiği gibi, bütün bunlar büyük bir başarısızlıktı” diyordu. IPS çalışmasına göre 21 trilyonun 16 trilyonu Pentagon’a gitti. Bu rakamın en az 7. 2 trilyon dolarıysa askeri sözleşmeler için harcandı. IPS’ye göre, 20 yıllık dönemde “sonsuz savaşlar”a dökülen paraların çok daha azıyla Amerikan toplumunun acil sorunlarının birçoğunun çözülmesi mümkün olabilirdi.

Amerikan medyasında en çarpıcı yorumlardan birisi de “11 Eylül’ün Sözlü tarihi” isimli meşhur kitabın yazarı Garrett M. Graff’tan geliyordu. “The Atlantic” dergisinde 8 Eylül’de yayınlanan “11 Eylül’den Sonra ABD Neredeyse Her Şeyi Yanlış Anladı” başlıklı yazısında Graff, ‘2001 Saldırıları’nın ABD’de zehirli politikaların üretilmesine yol açtığına dikkat çekiyordu. Sözde dünyayı kötülüklerden koruma görevinin ABD’yi felaketlere sürüklediğini vurgulayan Graff, “Yirmi yıl sonra geriye dönüp baktığımda, 11 Eylül’den sonra savaştığımız düşmanın kendimiz olduğu sonucuna varmaktan bir türlü kendimi alamıyorum” diyordu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.