Yazarlar Amerikan seçimlerinde Çin etkisi

Amerikan seçimlerinde ‘Çin etkisi’..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Çin”, ABD’de Kasım ayında yapılacak olan Başkanlık seçimlerinin önemli bir figürü olacak gibi görünüyor. Trump’ın “Covid 19” kod isimli yeni tür Koronavirüs salgınını “Çin Virüsü” olarak nitelemesi ABD ve Çin arasındaki “ticaret savaşları” sebebiyle zaten gerilim yaşayan ilişkiyi daha da kötüleştiriyor. Salgın Çin dışına yayıldığında ABD’deki “Çin şahinleri” virüsün Çin menşeli askeri bir laboratuvarda üretildiği şeklindeki komplo teorisini seslendirmeye başladılar. Hatta Trump’ın Beyaz Saray eski Başstratejisti Steve Bannon virüsü “Komünist Parti Virüsü” olarak nitelemişti. Bannon’ın, “Beyaz-Hıristiyan Batı” çerçeveli yeni popülist radikal Sağ hareketin ideologlarından biri olarak şöhret kazandığını hatırlatmamız gerekiyor.

Bannon’ın yanı sıra Trump’ın önemli destekçilerinden Neocon Cumhuriyetçilerden Senatör Tom Cotton da virüsün Wuhan’daki canlı hayvan pazarından insanlara bulaştığına inanmıyor. Cotton, Fox News’de yaptığı bir konuşmada virüsün Çin’e ait bir biyo-silah tesisinde üretildiği ihtimalinin dışlanmaması gerektiğini söylemişti. Virüsün laboratuvarda üretildiğine ilişkin herhangi bir kanıt sunmayan Cotton, salgından Çin’i sorumlu tutacaklarını da söylemişti.

Çin, Amerikan menşeli komplo teorilerini şiddetle reddetti ve dahası virüsün Ekim 2019’da Wuhan’da yapılan “Dünya Askeri Olimpiyat Oyunları”na katılan ABD ordusu mensupları tarafından Çin’e taşınmış olabileceğini iddia etti. Uzmanlara göre salgının menşei hakkında karşılıklı suçlamalar sonucunda Çin-ABD ilişkileri tarihinin en kötü zamanlarından birini yaşıyor. Steve Bannon’ın ABD’de sürgün hayatı yaşayan, Çin rejimine muhalif milyarder iş adamı Guo Wengui ile yakın ilişkileri ise Pekin’in yakın merceği altında dikkatle inceleniyor.

“Covid 19” virüsünün Çin laboratuvarlarında üretildiği iddialarına yataklık eden yayın organlarından “G News” ise “Miles Kwok” olarak da bilinen iş adamı Guo Wengui tarafından finanse edilen “Guo Media”nın bir parçası. 2014 yılında ‘kara para aklama’ başta olmak üzere aleyhinde açılan davalar sebebiyle Çin’den ABD’ye kaçan Wengui’ye göre suçlamalar, “siyasî”. Wengui ABD’de Bannon başta olmak üzere Çin karşıtı Cumhuriyetçilerle içli dışlı. “Guo Medya” ise Çin Komünist Partisi’nin politikalarını şiddetle eleştiren yayınlar yapıyor.

ABD’de bazı Cumhuriyetçiler ise Demokratlar’ı Trump’ı bertaraf etmek amacıyla Çin Komünist Partisi ile işbirliği yapmakla itham ediyorlar. Bu gruba göre virüs salgını Başkanlık seçimlerini etkilemek amacıyla düzenlenmiş bir komplodan ibarettir. Amerikan menşeli PEW Araştırma Merkezi’nin yaptığı bir anket ise Amerikan seçmenlerinin salgınla ilgili komplo teorileri bağlamında ne kadar bölünmüş olduğunu gözler önüne seriyor. Geçen ay yapılan bu araştırmaya göre Amerikalıların yüzde 23’ü “Covid-19” virüsünün kasıtlı olarak insan eliyle üretildiğine inanıyor. Ankete katılanların yüzde 43’ü “doğal yollardan zuhur etti” derken Yüzde 6’sı yanlışlıkla üretildiğini, yüzde 1’i ise virüsün gerçekte var olmadığını düşünüyor.

ABD’de virüsle ilgili komplo teorilerinin daha çok Cumhuriyetçi seçmenler tarafından rağbet gördüğünü hatırlatmak gerekiyor. Bilim adamlarıysa sözkonusu komplo teorilerinin salgına yönelik mücadele yöntemlerini zayıflattığına dikkat çekiyorlar. Demokratlar’ın başkan adayı Joe Biden’ın ise Trump’ın salgından Çin’i sorumlu tutmasını eleştirmesi de Cumhuriyetçiler’in tepkisini çekiyor. Amerikan medyasına yansıyan bazı haberlere göreyse Biden’ın Çin’e karşı yumuşak bir tutum izlemesi Trump’ın seçim kampanyasının ana gündem maddelerinden biri olacak. Cumhuriyetçiler Hunter Biden’ın, babası Joe Biden’ın ABD Başkan Yardımcısı olduğu dönemde Çin ile iş ilişkilerini sorgulamaya başladılar bile. Hunter Biden’ın aynı dönemde Ukrayna’da şaibeli bir enerji şirketiyle iş ilişkisi Trump tarafından suçlama konusu yapılmıştı.

Hatırlayacak olur iseniz Trump, Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy’e Hunter Biden aleyhinde dava açılması için baskı yaptığı iddiaları sebebiyle “azîl soruşturması” geçirmişti. “Azîl Soruşturması” Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senato’da akametle sonuçlanmıştı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.