Yazarlar Duvarda tüfek var

Duvarda tüfek var!

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Güney Çin Denizi” Dünyanın belli başlı gerilim hatları arasında ilk sıralarda yer alıyor. ABD’nin “Hint-Pasifikler” olarak kodladığı bölgede birçok devlet arasında deniz sınırlarına ilişkin ciddi ihtilaflar yaşanıyor. ABD’nin bu bölgedeki kuvvetleri “Birleşik Devletler Pasifikler Komutanlığı (USPACOM) adıyla konuşlandırılmış bulunuyor.” Pasifikler Komutanlığı”nın Çin ile ilgili olduğundan kimsenin şüphesi yok. Kezâ Eylül ayı ortalarında ABD, İngiltere ve Avustralya arasında imzalanan “AUKUS Paktı” da Çin ile ilgili. Diğer yandan Washington, Avustralya, Hindistan ve Japonya ile ayrı bir ilişki ağı kuruyor. “QUAD (Dörtlü Diyalog)” olarak anılan bu ilişki ağı gelecekteki “Asya NATO’su”nun nüvesi sayılıyor. Birçok stratejiste göre Hint-pasifikler mini bir dünya savaşının yaşanacağı ilk bölge olabilir.

ABD’nin Ulusal Güvenlik Konseyi , İstihbarat, Pentagon ve Dış İşleri Bakanlığında “Çin” eskisine göre çok daha fazla yer alıyor. Çin’i en ciddi hasım olarak gören ABD’nin Savunma Bütçesine bu ‘yeni gerçeklik’ damgasını vuruyor. Dünyanın en büyük savunma harcamasını ABD yapıyor. Bu harcama kendisinden sonraki on ülkenin toplamına denk. ABD’deki Çin şahinleriyse Çin ve Rusya’nın toplam harcamalarının ABD’yi geride bıraktığını savunuyorlar. Şahinlere göre Çin ve Rusya gerçek rakamları gizliyor.

Çin’i çevreleme politikası ABD’nin Yeni Soğuk Savaşı’nın sahnelenmesi olarak görülüyor. Bu bağlamda “Tayvan Meselesi” bu ‘Yeni Soğuk Savaş’ın bir unsuru olarak öne çıkıyor. Zira Tayvan, Pekin rejimi tarafından hiçbir ülkenin aşmaması gereken bir ‘kırmızı çizgi’ olarak ilan edilmiş bulunuyor. Çin’in “Tek Yol-Tek Kuşak Projesi (Yeni İpek Yolu Projesi) ise ABD’nin kontrol ettiği uluslararası deniz ticaret yollarının “Avrasya” karası üzerinden devre dışı bırakılmasını içeriyor. ‘Tayvan Krizi’ Çin’in Avrasya odağını değiştirme riski içeriyor. ABD’nin Hint-Pasifiklere odaklanmasının en önemli sebebi de budur.

ABD Kongresi’nden iki partili bir heyetin geçtiğimiz hafta sonunda Tayvan’ı ziyaret etmesine Çin çok tepkiliydi. Vekiller Çin’in Washington Büyükelçiliği’nden ziyaretin iptal edilmesi yönünde mesaj aldıklarını duyurmuş idiler. Ziyaret sırasında Çin’e ait 8 savaş uçağının Tayvan hava sahasına girmesi bu tepkinin yansımasıydı. Vekillerin ziyareti kısa sürdü ama Çin savaş uçakları Pazar günü akşam saatlerinde bir kez daha Tayvan hava sahasına girdi. Bu kez uçakların sayısı 27 idi. Çin’in savaş uçakları arasında 5 bombardıman uçağının yanı sıra bir elektronik savaş uçağı ile havada ikmal yapan bir tanker uçağı da vardı. Tanker uçağın ilk defa Tayvan hava sahası üzerinde görüldüğünü belirtmek gerekiyor. Geçtiğimiz hafta sonu tanık olunan gelişmeler aslında bir süredir belli aralıklarla yaşanıyor.

Bir tiyatro oyununun ilk perdesinde duvarda silah varsa, oyunun ilerleyen sahnelerinde bu silahın mutlaka patlayacağı söylenir. Gerek Amerikan savaş gemilerinin Tayvan Adası etrafındaki devriye faaliyetleri, gerekse Çin’in misilleme girişimlerinin bir gün çatışmaya dönüşmesi pekala mümkün. Pekin de öteden beri askeri olarak cevap verebileceğine ilişkin mesajlar veriyor ve ‘kırmızı çizgi’yi geçmemesi yönünde ABD’yi uyarıyor. Nitekim Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Çin ordusunun modernize edilmesiyle ilgili olarak üst düzey subaylarla Pazar günü yaptığı toplantı bu minvaldeydi. Pekin kaynaklı haberlere göre Cinping bu toplantıda “modern savaşları kazanmak için yeteneğimizi geliştirmeye büyük çaba sarf etmek gerekiyor” diye konuşmuş. Cinping’in konuşmasında Tayvan adı zikredilmemiş olsa bile bu sözlerin ABD’nin söz konusu bölgedeki faaliyetlerini de içerdiğine inanılıyor.

Çin’in Tayvan’ı yakın gelecekte işgal edeceğine dair söylentiler ABD’de bir hayli yaygın. Washington’ın dış politika ve savunma çevrelerinde en fazla tartışılan konuysa, Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi halinde ABD’nin buna nasıl bir cevap vereceğiyle ilgili. ABD, Çin’in Tayvan’ı da içeren “Tek Çin” politikasını resmen kabul ediyor. Bu yüzden Amerika’daki Çin şahinleri “Stratejik Belirsizlik” tabir edilen Tayvan politikasının değişmesini istiyorlar. Bu politikanın değişmesi için gerilimin daha da artması gerekiyor. Çin karşıtı şahinlerse gerilimin derinleşmesi için üzerlerine düşen rolü oynamaya hazır görünüyorlar.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.