Pekin Zirvesi’nden bazı yansımalar..

Abdullah Muradoğlu
Abdullah MuradoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 19/05/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Pekin Zirvesi’nden bazı yansımalar..

ABD başkanı Donald Trump ilk döneminde ve hatta ikinci döneminin başlarında Çin’e karşı daha şahin bir duruş izliyordu. Trump bu şahin duruşundan uzaklaşmış görünüyor. Trump Çin ve ABD ekonomisinin iç içe geçmiş bulunmasının Çin üzerinde daha fazla baskı kurmasını zorlaştırdığını anlamış olabilir. Trump ilk döneminde Çin’in Amerikan işlerini Amerikalıların elinden aldığını, bu yüzden de işleri Amerika’ya geri getireceği vaadinde bulunmuştu. Trump bu seçim vaadini “Amerika’yı Yeniden Büyük Yapalım” sloganıyla da parlatmıştı.

Trump’ın Pekin’e bir uçak dolusu iş adamıyla gitmesi Amerikan ve Çin ekonomisinin taahhüt edildiği gibi ayrıştırılmasının kolay olmadığının göstergesiydi. Trump’ın yeni politikasının ABD’nin Çin ile ticaretinde verdiği açıkları kapatmaya yönelik olduğu anlaşılıyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de bu konuda Trump’a bazı jestler yapmaya hazır olduğunu gösterdi. Trump, bu jestlerin Kasım’daki seçimlerde partisine avantaj sağlayacağını düşünüyor olabilir.

Ancak bu yeni ilişki ABD ve Çin arasındaki küresel hegemonya rekabetinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Çin tarafı her ne kadar Çin’in yükselişinin ABD’yi küresel sahnedeki yerinden etmeye yönelik bir meydan okuma olmadığını savunsa da Amerika’daki Çin şahinleri pek öyle düşünmüyorlar. Çin şahinlerinin iki partili olduğunu hatırlatmalıyız.

Amerikalı birçok analizci yükselen herhangi bir gücün ABD’nin küresel hegemonyasına tehdit olarak görüleceği konusunda hemfikirler. Nitekim 1980’lerde Japonya’nın teknolojik yükselişi Amerikalılar’ı hayli ürkütmüş idi. Çin’e karşı öne sürülen argümanlar o dönemlerde de Japonlar’a karşı öne sürülüyordu. Japonlar “ölü taklidi” yaparak Amerikalıları savuşturdular. Japonlar kendilerini geri çekerek ABD’nin altında bir statüye razı olmayı kabul ettiler.

Sözde “İstisnai bir ulus” olduklarını ve ABD’nin hegemonu olmadığı bir dünyanın kaos içerisinde kalacağını savunan Amerikalılar küresel sistem üzerindeki nüfuzlarını kaybetmeyi göze alamıyorlar. Doların rezerv para olduğu küresel ekonomik sistemin sağladığı avantajlar ABD’nin askeri gücünün donatılmasında önemli rol oynuyor. ABD’nin dünyanın dört tarafına yayılmış üsleriyle askerî gücü küresel sistemin hegemonu olmaya devam etmesine bağlı.

“Dolar hakimiyeti” Amerikan işlerinin Çin’e kaymasının yol açtığı hasarın giderilmesini kolaylaştırdı. Yanı sıra ucuz Çin malları Amerikalıların gündelik ihtiyaçlarını gidermelerini de sağlıyordu. Ne ki bu durumun sürdürülebilir olmadığı, olamayacağı anlaşılmış görünüyor. Gelir ve servet dağılımındaki devasa eşitsizlikse Amerikan siyasetini uçlara doğru savurdu..

Çin’in küresel ekonomik sisteme iştirak etmesinin Çin’in yükselişinde önemli rol oynadığı aşikar. Zaten Batı’lı liberal küreselciler de küreselleşmenin her ülke için kazançlı olacağını vaat etmişlerdi. Amerika’daki Çin şahinleriyse ABD’nin patronajındaki liberal küresel ekonomik sistemin Çin’i zenginleştirdiğini, Amerikalılar’ı ise fakirleştirdiğini öne sürüyorlar. Ne ki Çin’e kayan işler Amerika’daki büyük şirketleri daha fazla zenginleştirdiği de bir gerçek.

İlk başlarda sanayii işlerini kaybeden seçmenlere hitap eden Trump daha sonra “Şirketler Amerikası”yla uzlaşma yolunu seçti. Trump’ın ek gümrük tarifeleriyse Çin’e mal gönderen üreticileri sıkıntıya sokarken sıradan Amerikalıların yaşamlarını hayli zorlaştırdı. Trump’ın siyaseten bu kapandan çıkmak için Çin ile ticaret odaklı bir ilişkiye zorlandığı anlaşılıyor.

Çin ise ticari jestler karşılığında ABD’nin Çin’in “kırmızı çizgileri”ne riayet etmesini istiyor. Nitekim Trump’ın “Pekin Zirvesi”nden sonra yaptığı bazı açıklamalar Tayvan politikasında değişikliğe gidileceği izlenimi veriyor. Cinping zirvede stratejik ve uzun vadeli bir bakışla hareket ederken Trump ise en fazla kendi dönemiyle sınırlı kısa vadeli bir pozisyon üstlendi.

Tayvanlılar’a göre Cinping’in ABD’nin Tayvan’dan elini çekmesi için jestler yapıyor. Bu strateji “Kaynayan kazanın altındaki odunları çekmek” olarak niteleniyor. Eski bir Çin stratejisi olan bu strateji Çin’in ABD hegemonyasına karşı büyük stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

Çin, emperyal genişlemesi sınırlarına ulaşan ve bu yüzden gerileme süresine giren ABD’ye karşı “stratejik sabır” izliyor. Ekonomik(ve askerî) büyümesini engellenmeden sürdürmek istiyor. Amerikan gücünün uluslararası temel dayanaklarının zayıflamasını izlemeyi tercih ediyor. “Kaynayan kazanın altındaki odunları çekmek” stratejisinin özü şu sözle açıklanıyor:

“İyi bir savaşçı önce yenilmez hale gelir, sonra düşmanın yenilebilir olmasını bekler.”

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026