Yazarlar Salgın, kapitalizmin enfeksiyonu

Salgın, kapitalizmin enfeksiyonu…

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Küresel salgına ulusal ölçeklerde verilen tepkiler o ülkelerde ekonominin ve siyasetin geleceğini de etkileyecek. Salgınlar halk sağlığı sistemlerine, siyasi kurumlara ve sosyal değerlere ayna tutuyorlar. Salgınlar güvenlik açıklarını ve eşitsizlikleri de çarpıcı şekilde yansıtırlar. Bu başlıklarda salgına verilen tepkileri araştıracak olanlar için en iyi örnek, ABD.

İlk başta herkes zengin ülkelerin salgına daha güçlü tepki verecekleri hissine kapılır. ABD’nin salgına karşı gösterdiği refleks bunun doğru olmadığını gözler önüne seriyor. ABD’nin en zengin, en renkli şehri “New York” şimdi salgının merkez üssü. Savunma harcamalarında dünyada ilk sırada olan ABD, ekonomi de ilk sırada. Salgın Şubat’ta ABD’ye sıçradığında Trump yönetimi Pentagon için 740.5 milyar dolarlık bütçeye imza attı. ABD’ye en yakın savunma harcaması Çin’e ait. Oysa Çin’in savunma bütçesi ABD’nin dörtte biri bile değil.

ABD’de nüfusun yüzde 12’si küresel en yüksek “yüzde 1”in içinde. Bu yüzde 12’lik dilim, küresel yüzde 1’in neredeyse yarısını oluşturuyor. Sadece Facebook, Apple, Amazon, Netflix ve Google’ın toplam piyasa değeri 3 trilyon doları geçiyor. Bu oran ABD, Çin, Japonya ve Almanya dışında diğer bütün ülkelerin ekonomilerinden daha fazlasına tekabül ediyor. ABD ülke dışı askeri operasyonlar için trilyonlarca dolar harcıyor. Sıradan vergi mükelleflerinden çıkan bu paralar “Askeri-Endüstriyel Kompleks” adı verilen tufeyli sınıfın kasasına giriyor.

Günümüzde ‘Amerikan Rüyası’, ABD’nin küresel yüzde 1’in içindeki yüzde 12’lik dilimi için geçerli. Geri kalan dilimler için rüya kâbusa dönüştü. ABD servet eşitsizliği ve bu eşitsizlikten kaynaklı hastalıklarda da ilk sırada. Bu hastalıklar “Siyah Amerikalılar” arasında daha fazla.

Bunca servete ve güce rağmen ABD bir “halk sağlığı sistemi”nden yoksun. Salgın ekonomi dahil ABD sistemindeki derin çatlakları ve kusurları ifşa ederek şiddetlendirdi. ABD’de salgın zaten yüz yıllarca süren eşitsizlikten muzdarip Siyah Amerikalılar’ı ve diğer yoksul kesimleri çok kötü vurdu. İlk veriler Siyahlar’ın hastalanma ve ölme ihtimalini daha yüksek gösteriyor.

*

New York’ta koronavirüsten ölen “Siyahlar”ın oranı “Beyaz” sakinlerin iki katıdır. Siyahlar salgının yıkıcılığına karşı özellikle savunmasız kalıyorlar. Michigan’daki nüfusun yaklaşık yüzde 14’ünü Siyahlar oluşturuyorlar. Ancak salgında hayatını kaybedenlerin yaklaşık yüzde 40’ı Siyah. Birçok eyalet ve şehirde de durum çok farklı değil. Sonuçta, koronavirüs salgını Amerika’daki muazzam boyutlara ulaşmış olan eşitsizlik sorununu çok daha da kötüleştiriyor.

ABD’de gerek “sağlık” ve gerekse “eğitim” sistemi ‘orta’ ve ‘ortanın üstündeki’ sınıflara hizmet ediyor. Alta düşürülmüş toplum kesimlerinin sağlık hizmetlerine ve eğitim imkânlarına erişimleri son derece kısıtlı. Nitekim “herkes için sağlık sigortası” ve “ücretsiz eğitim, Demokratlar’ın seçim kampanyalarının en etkili vaatleri arasında yer alıyorlar. İktidardaki Cumhuriyetçiler ise bu vaatlere şüpheyle yaklaşıyorlar. Trump, Obama’nın çıkardığı kısıtlı sağlık sigortası reformunu bile ortadan kaldırmak için çırpınıp durmuştu.

ABD’de politik gündemi zengin sınıflar belirliyor. Senatörler ise daha çok bu kesimlerin çıkarlarına hizmet ediyorlar. Amerikalı siyaset bilimci Prof. Larry Bartels senatörlerin toplumun en zengin kesimlerinin çıkarlarına karşılık verme olasılığının diğer sınıflara oranla 5-6 kat daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Keza Bartels’a göre düşük gelirli seçmenlerin görüşlerinin senatörlerin oy verme davranışları üzerinde herhangi bir etkisi olduğuna dair görünür bir kanıt bulunmuyor. Bartels “Eşitsiz “Demokrasi: Yeni Yaldızlı Çağın Ekonomi Politiği” , “Realistler İçin Demokrasi: Seçimler Neden Duyarlı Hükümet Üretmiyor?” ve “Zor Zamanlarda Kitle Politikaları” kitaplarında “Amerikan istisnai eşitsizliği”ne ayna tutuyor.

Zaten birçok Amerikalı siyaset bilimci salgını “kapitalizmin enfeksiyonu” olarak görüyorlar. Bedelini de tabii ki yine Amerikan halkının en savunmasız durumdaki insanları ödüyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.