Yazarlar Taliban 20

Taliban 2.0

Abdullah Muradoğlu
Abdullah Muradoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Önceki ABD Başkanı Donald Trump, Amerika’nın 20 yıllık Afgan savaşını sona erdirmek için Taliban ile Katar’ın başkenti Doha’da anlaşma imzalamıştı. Ne ki Amerikan askerlerinin Afganistan’dan çekilmesi Trump’a değil Biden yönetimine kısmet oldu. ABD Başkanı Joe Biden zerre kadar hoşlanmadığı Trump’ın Taliban anlaşmasını tamamına erdirdi. Biden’ın plânı, ABD askerlerinin Ağustos sonuna kadar Afganistan’dan çekilmesiydi. Artık Taliban ile ne yapacağına Afgan Hükümeti karar verecekti. Biden’a göre ABD tarafından eğitilmiş-donatılmış 300 binlik Afgan ordusu 75 bin Taliban savaşçısıyla baş etme yeteneğine sahipti.

Biden Afganistan’dan çekilme kararının ABD’nin Çin ile stratejik rekabete odaklanmasıyla ilgili olduğunu da belirtiyordu. Biden yönetimi Afganistan’da harcanan para ve enerjiyi Çin’den gelen meydan okumayı karşılamak için kullanmak niyetinde. ABD, Çin askerî ve ekonomik olarak yükselirken Afganistan’da sonu gelmeyen savaşa daha fazla enerji ayırmak istemiyor.

8 Temmuz’da Beyaz Saray’da Afganistan’daki ABD kuvvetlerinin ayrılmasına İlişkin olarak düzenlediği basın toplantısında Biden, ABD çekildikten sonra Taliban’ın Kabil’in kontrolünü ele geçireceğinin kesin olmadığını öne sürmüştü. Biden ayrıca “Taliban’ın tüm ülkeye sahip olma ihtimali çok düşük” demişti. Oysa “ABD İstihbarat Topluluğu”ndan medyaya sızan bilgilere göre ABD’nin çekilmesinin ardından Afgan hükümeti altı ay içinde çökebilirdi.

Gelişmeler Biden yönetimini de ABD İstihbarat Topluluğu’nu da yalanladı. ABD askerleri çekilmeye devam ederken Taliban Gazne, Herat ve Kandahar başta olmak üzere Afganistan’ın kritik önemdeki şehirlerini domino etkisiyle birer birer ele geçirdi. 300 binlik profesyonel Afgan ordusunun ise masal olduğu ortaya çıktı. Kabil yönetimine bağlı askerler savaşmak yerine ya Taliban güçlerine teslim olmayı tercih ettiler yahut silahlarını bırakarak kaçtılar.

“ABD-Taliban anlaşması” 1973’te ABD’nin Kuzey Vietnam güçleriyle yaptığı anlaşmaya benzetiliyor. ABD, Vietnam’dan çekildiğinde Kuzey Vietnam güçleri 2 yıl içinde başkent Saygon’u ele geçirdiler. Amerikan yanlısı Güney hükümetiyse hızla çöktü. 1988’de Sovyetler Birliği Afganistan’dan çekildikten sonra Kabil hükümeti 3 yıl kadar daha iş başında kalmıştı. ABD ise Afganistan’dan çekilme işlemini sürdürürken Taliban Pazar günü Kabil’e girerek hükümet merkezini ele geçirdi, Cumhurbaşkanı Eşref Gani’yse ülkesinden kaçtı. Kabil’in eninde sonunda düşeceği belliydi ama bu kadar çabuk olması beklenmiyordu. ABD destekli Kabil rejiminin göründüğünden çok daha fazla dayanıksız ve çürük olduğu anlaşıldı. ABD medyası Kabil’de yaşanan kaosu, ABD Büyükelçiliği’nden kalkan helikopterleri 1975’te Vietnam’ın başkenti Saygon’un düşüşüyle birlikte yaşanan dramatik sahnelere benzetiyor.

Kabil Pentagon’un ve ABD’deki Afgan uzmanlarının tahmin ettiklerinden çok daha hızlı bir şekilde Taliban güçlerinin kontrolüne girdi. Öte yandan ABD Başkanı George W.Bush’un ‘Afganistan’da ulus inşası’ projesi çöp oldu. Amerikan İmparatorluğu da “Afgan İmparatorluklar Mezarlığı”ndaki yerini aldı. Diğer yandan, Kabil yönetiminin çökmesiyle birlikte ABD’nin “yıkıcı güç” olduğu, ancak “nizam kurucu güç” olmadığı bir kez daha teyit edildi. 20 yıllık kanlı bir moladan sonra Taliban, ikinci kez Afganistan’da iktidara geliyor.

Bütün dünya Taliban’ın zaferini satın almış görünüyor. Çin ve Rusya ise ‘Taliban etkisi’nin Afganistan sınırlarını aşmaması için Taliban liderleriyle görüşüyorlar. Bu bağlamda ilginç gelişmelerden birisiyse Afganistan’ın daha önce Taliban karşıtı dirençli kuzey bölgelerinin çok kolay şekilde düşmesiydi. Bu gelişme Taliban’ın ülkenin tüm kontrolünü ele geçirmesinin tercih edildiği izlenimi doğuruyor. Rusya ve Çin, ‘yeni Taliban rejimi’nin kendileri için çıban başı olmasını istemez. Taliban da Çin ve Rusya’yı ürkütmekten kaçınıyor gibi görünüyor.

Mevcut durum itibariyle Afganistan iç savaşının son bulduğu söylenebilir, ancak ülkenin etnik ve sosyal yapısından kaynaklanan sorunlar olduğu gibi duruyor. Sorunların önemli kısmının 19. Yüzyıl sonlarında Hindistan’daki İngiliz sömürge yönetiminin çizdiği yapay haritalardan beslendiğini hatırlatmalıyız. ‘İngilizlerin Büyük Oyunu’ bütün bölgede iç kanamalara yol açtı.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.