
Tarihte bu zehirleyici ittifakların örneklerine sıkça rastlıyoruz. Ne var ki bu kirli ittifaklar, yapanlara herhangi bir fayda vermediği gibi telâfisi imkansız zararlara yol açtı.
'ın Osmanlı Devletine karşı
ve
'yle ittifak girişimlerinde bulunmasının kendisine fayda getirmediği gibi devleti de kısa bir süre içerisinde fesada uğramak suretiyle dağılıp tarih sahnesinden çekildi. Oysa Papalık hükümetlerinin de, Rodos Şövalyeleri'nin de bütün gayeleri güçlü bir “
kurarak Avrupa topraklarından Osmanlı Devleti'ni söküp atmaya matuf bulunuyordu. Dönemin önemli tarihçilerinden Mısır'lı İbn
İyas, İran, Mezepotamya ve Doğu Anadolu'da büyük bir imparatorluk kurmaya muvaffak olan Uzun Hasan'ın talihinin ters dönmesini Müslümanlara karşı Frenklerden yardım istemesiyle başladığını özellikle kaydetmişti.
Örnekleri çoğaltmak mümkün ama yaraları deşmenin kimseye faydası yok.
İran'a karşı savaşırken 'Batı'nın iyi çocuğu'ydu ama işi bittiğinde 'kötü adam” ilan edilmekle kalmadı, daha sonra ülkesi işgal edildiği gibi canını da kaybetti. Fiilen üç parçaya bölünen Irak hâlâ kanamaya devam ediyor. 1962'de ABD ile “
” arasında Küba'daki Sovyet füzeleri yüzünden kriz çıktı. Nihayetinde iki ülke gizlice anlaştı. ABD Türkiye'deki, Moskova'ysa Küba'daki füzelerini geri çektiler. Moskova,
'yla istişare etmeden bu kararı alırken, Türkiye ise aradan uzun yıllar sonra bu gizli anlaşmanın mahiyetini öğrendi.
”nın Suriye'de bulunması kısa vadede İran'ın işine geliyor olabilir ama uzun vadede bundan zarar göreceği muhakkak. Rusya'nın Suriye üzerinden bölgede artan nüfuzu İslam uygarlığının merkezi topraklarının geleceği için de çok büyük bir tehlike. Halk düşmanı bir rejime can suyu vermek için bütün bir bölgeyi uçurumun kenarına getirmek dirayetli bir siyaset olabilir mi? Rusya gerek 19. Yüzyıl'da ve gerekse 20. Yüzyıl'ın ilk yarısında defalarca İran'a girerek işgal etmemiş miydi? Geçenlerde, Rusya'nın sözde stratejik müttefik ilan ettiği İran'a S-300 hava savunma sistemini-İsrail'in çekinceleri sebebiyle- vermekte ayak dirediğine ilişkin haberler çıktı.
İsrail'in güvenliğini İran'ın güvenliğinden daha fazla önemsiyor.
Türkiye ise 1974'teki “
â
” sebebiyle birkaç yıl ABD ambargosuna maruz kaldı. Bu örnekler iki ülkenin tarihinde hatırda tutulması gereken acı deneyimlerdir. Yabancı güçler bu bölgeye hiçbir zaman huzur getirmedi, tam aksine felaketlere sebebiyet verdiler. Bu yüzden bölge güçleri, yabancı güçlerle değil biribiriyle el ele vermelidirler. Böyle bir iradenin ortaya konulması bölgemizin sulh ve selâmeti için ümitvâr bir mukaddime olur.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.