Kamu yönetiminde “Davud Tövbesi”ne çok büyük ihtiyaç var

Ahmet Ünlü
Ahmet ÜnlüYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 28/09/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Kamu yönetiminde “Davud Tövbesi”ne çok büyük ihtiyaç var

Kamu yönetiminde en büyük problemlerden biri yöneticilerin hata yapması değildir. Asıl problem, makam büyüdükçe hatayı kabul etmenin küçülüp küçülmemesidir. Çünkü insanın olduğu yerde hata kaçınılmazdır. Yazımızda bu konuyu Hz. Davut’un (A.S.) tövbesi çerçevesinde açıklamaya çalışacağız.

HZ. DAVUD KISSASININ YÖNETİCİLERE HATIRLATMASI GEREKENLER

Sıradan bir vatandaş yanlış yaptığında özür dilemesi beklenir. Bir memur hata yaptığında işlem geri alınabilir. Bir yönetici yanlış karar verdiğinde ise bazen bütün teşkilat o yanlışın doğru olduğunu ispatlamak için seferber olur. İşte Hz. Davud kıssasının bugünün yöneticilerine söylediği en önemli söz belki de burada başlıyor:

Güç sahibi olmak, hatasız olmak değildir. Asıl büyüklük, hatayı fark ettiğinde geri dönebilmektir. Kur’ân-ı Kerim’de Sâd Suresi’nin 21-25’inci ayetlerinde Hz. Davud’a gelen iki davacıdan söz edilir. Davacılardan biri, kardeşinin doksan dokuz koyunu bulunduğunu, kendisinin ise tek koyuna sahip olduğunu ve kardeşinin o tek koyunu da kendisinden istediğini anlatır.

Hz. Davud bu talebin haksız olduğunu söyler. Ardından bunun kendisi için bir imtihan olduğunu fark eder, Rabbinden bağışlanma diler ve secdeye kapanır. Kıssanın ayrıntılarının nasıl yorumlanacağı konusunda tefsirlerde farklı açıklamalar bulunmaktadır. Ancak kamu yönetimi açısından üzerinde durulabilecek temel mesaj oldukça açıktır:

İktidar da makam da bir imtihandır ve makam sahibi için en tehlikeli an, kendisini artık hesaba çekilmeyecek kadar güçlü görmeye başladığı andır. Doksan dokuz koyunu olan neden bir koyunun peşine düşer? Kıssadaki en çarpıcı sembollerden biri budur. Bir tarafta doksan dokuz koyun vardır. Diğer tarafta yalnızca bir koyun. Fakat çok şeye sahip olan kişi, az şeye sahip olanın elindekine de göz dikmektedir. Bu tablo yalnızca geçmiş zamanlara ait değildir.

BUGÜNDE GÜCÜN VE GÜÇLÜLERİN TEMEL HASTALIKLARI AYNIDIR

İnsan bazen ihtiyacı olmadığı hâlde daha fazlasını ister. Daha fazla para. Daha fazla makam. Daha fazla yetki. Daha fazla nüfuz. Daha fazla koltuk. Bir görevi vardır, ikinci görevi ister. İki unvanı vardır, üçüncüsünü ister. Yetkisi geniştir, biraz daha genişletmek ister. İşte kamu yönetiminde adalet problemi çoğu zaman tam da burada başlar. Çünkü güç büyüdükçe insanın kendisini sınırlaması gerekirken, nefis çoğu zaman tam tersini ister. Bu nedenle iyi kamu yönetiminin temelinde yalnızca mevzuat değil, sınır duygusu da vardır.

YÖNETİCİYE ULAŞAMAYAN VATANDAŞ

Kıssanın başka bir dikkat çekici yönü de davacıların Hz. Davud’a olağan yollardan değil, duvarları aşarak ulaşmalarıdır. Bunu bugünün kamu yönetimine uyarladığımızda önemli bir soru ortaya çıkıyor: Vatandaş yöneticisine normal yollardan ulaşabiliyor mu? Bazen kamu kurumlarında öyle bir sistem kurulur ki yönetici iyi niyetli olsa bile vatandaş ona ulaşamaz. Arada; Özel kalemler, danışmanlar, bürokratik katmanlar, sekreterlikler, protokoller ve katı randevu mekanizmaları vardır. İsim vererek kimseyi rencide etmek istemeyiz ama kendisini ulaşılmaz kılmaya çalışan nice yöneticiler vardır.

Yönetici sonunda yalnızca önüne getirilen dosyaları ve kendisine anlatılanları görür. Böyle olunca yukarıya doğru sürekli “Her şey yolunda efendim” bilgisi akar. Aşağıda ise vatandaş bambaşka bir gerçeklik yaşamaktadır. Bu yüzden yöneticinin sadece kapısının açık olması yetmez. Gerçek bilgiye ulaşma kanallarının da açık olması gerekir. Yönetici kendisine sadece övgü getirenleri değil, kötü haber getirenleri de dinleyebilmelidir. Çünkü bazen kamu yönetiminde en kıymetli personel, yöneticisine: “Efendim, burada yanlış yapıyoruz.” diyebilen kişidir.

HATA YAPMAK MI, HATADA ISRAR ETMEK Mİ?

Hz. Davud kıssasının bugünkü yöneticiler açısından belki de en önemli tarafı budur. Hz. Davud kendisinin sınandığını fark ettiğinde savunmaya geçmiyor. “Ben kralım.” demiyor. “Ben peygamberim.” demiyor. “Benim kararımı kim sorgulayabilir?” demiyor. Yanlışını fark ettiği anda Rabbine yöneliyor. Bugünün kamu yönetiminde ise bazen bunun tam tersini görüyoruz. Bir karar yanlış çıkıyor. O kararı düzeltmek yerine gerekçe üretiliyor. Sonra yanlış kararı savunmak için yeni kararlar alınıyor. İlk yanlış küçükken, onu korumak için yapılan işlemler problemi büyütüyor. Çünkü bazı yöneticiler için:

“Yanlış yaptım.” demek, makamın itibarını kaybetmek gibi algılanıyor. Oysa tam tersidir. Bir yönetici; “Bu konuda eksik değerlendirme yaptık.” “Vatandaşın itirazı haklıymış.” “Bu düzenleme beklediğimiz sonucu vermedi.” “Kararı yeniden değerlendireceğiz.” diyebiliyorsa bu zayıflık değil, kurumsal olgunluktur. Devletin itibarı hatayı gizleyerek değil, hatayı düzeltebilme kapasitesiyle büyür.

KAMU YÖNETİMİNDE “DAVUD TÖVBESİ” NE DEMEKTİR?

Buradaki tövbeyi yalnızca dini anlamıyla düşünmemek gerekir. Kamu yönetimi açısından bunun karşılığı oldukça somuttur: 1- Yanlış bir atamayı değiştirebilmek, hatalı bir düzenlemeyi geri çekebilmek, vatandaşı mağdur eden uygulamayı düzeltebilmek ve “Biz burada hata yaptık” diyebilmek. 2- Yöneticinin çevresini yalnızca kendisini tasdik eden insanlardan oluşturmaması; eleştiriyi düşmanlık, itirazı sadakatsizlik olarak görmemesi. 3- Devletin imkânlarını, makamlarını ve yetkilerini kişisel veya çevresel menfaat için değil, kamu yararı için kullanması. 4- Gelir dağılımındaki, fırsatlardaki ve kamu hizmetlerine erişimdeki adaletsizlikleri yalnızca istatistik olarak değil, yöneticinin sorumluluk alanı olarak görmesi. 5- Görevden ayrılmayı, karar değiştirmeyi veya özür dilemeyi bir yenilgi değil, gerektiğinde kamu ahlakının gereği olarak kabul edebilmesi.

İşte “Davud Tövbesi”nden kamu yönetiminin çıkarabileceği dersler kısmen bunlardır.

SÂD SURESİ’NİN DEVAMINDAKİ BÜYÜK UYARI

Kıssanın hemen ardından gelen 26’ncı ayet ise konuyu doğrudan yönetim sorumluluğuna bağlar. Hz. Davud’a yeryüzünde hüküm verme yetkisi verildiği hatırlatılarak insanlar arasında hak ile hükmetmesi ve hevâsına uymaması emredilir. Bu mesajın yönetim açısından anlamı son derece açıktır: Yetki, sahibine istediğini yapma özgürlüğü vermez. Tam tersine sorumluluğunu büyütür. Makam yükseldikçe hesap da büyür. Yetki arttıkça dikkat de artmalıdır. Çünkü yönetici yalnızca yaptığı işlerden değil, sahip olduğu yetkiyle yapabileceği hâlde yapmadığı işlerden de sorumludur. Bir yerde haksızlık varsa ve yönetici bunu biliyor fakat müdahale etmiyorsa mesele yalnızca haksızlığı yapanın meselesi olmaktan çıkar. Yönetimin de meselesi hâline gelir.

YÖNETİCİNİN ÇEVRESİNDEKİ EN TEHLİKELİ CÜMLE

Kamu yönetiminde yöneticilerin duymaktan en çok hoşlandığı ama belki de en fazla korkması gereken cümle şudur: “Efendim, her şey çok güzel.” Çünkü gerçekten her şey güzel olmayabilir. Hz. Davud kıssasının yöneticilere verdiği belki de en büyük ders şudur: Sizi uyaran insanlardan değil, sizi hiç uyarmayanlardan korkun.

“YANLIŞ YAPTIM” DİYEBİLECEK KADAR GÜÇLÜ OLABİLMEK

Türkiye’nin kamu yönetiminde mevzuat kadar önemli bir şeye daha ihtiyacı var: Hata kabul kültürüne. Hz. Davud kıssasının bugünün kamu yöneticilerine bıraktığı en değerli miras belki de tek cümleyle şudur: Makam insanı büyütmez; makam karşısındaki tavrı insanın büyüklüğünü gösterir ve yöneticilikte gerçek büyüklük bazen yeni bir karar almakta değil, “Yanlış yaptım.” diyebilecek kadar güçlü olabilmektedir.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026