Yazarlar Sekiz başlıkta sözleşmeli personelin izahta zorlandığı konular

Sekiz başlıkta sözleşmeli personelin izahta zorlandığı konular

Ahmet Ünlü
Ahmet Ünlü Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Bugünkü yazımızda sözleşmeli personelin yaşadığı maddi ve psikolojik sorunları sekiz başlıkta açıklamaya çalışacağız.

1Aynı okulda veya aynı iş yerinde iki veya üç çeşit personel statüsü

Aynı okulda görev yapan iki öğretmenden birinin kadrolu diğerinin sözleşmeli olarak görev yapmasını izah etmek oldukça zordur. Her ne kadar belirli bir süre sonra kadrolu öğretmen olarak atanma imkanı olsa da bu durumun izahı zordur. Nakil sorununa farklı şekilde çözüm üretilmesi sağlanabilir.

Yine aynı hastanede bir tarafta sözleşmeli hemşire diğer tarafta kadrolu hemşire. Ayrıca, birine kadroya geçiş hakkı verilirken diğerine bu hak verilmiyor.

Aynı camide bir tarafta kadrolu imam diğer tarafta sözleşmeli imam. Hatta bazılarına kadroya geçiş hakkı verilirken diğerlerine bu hak verilmemektedir. Gelin de bu durumu izah edin. Örnekleri uzatabiliriz ama gerek olmadığını düşünüyoruz. Son zamanlarda sözleşmeli personel sayısının artması nedeniyle adeta kurumlar kaynayan kazana dönüşmüştür.

2Eşit işe farklı ücret

Kamu personel sisteminin en büyük açmazlarından birisi de aynı işi yapan personel arasındaki ücret eşitsizliğidir. Aynı iş yerinde bir tarafta kadrolu, diğer tarafta sözleşmeli veya işçi statüsünde görev yapan ama farklı ücret alan personelin izahını yapmak mümkün değildir.

Yani aynı işi aynı unvanla ama farklı istihdam yöntemiyle farklı maaş ve ücret ödeyerek yaptırmayı izah etmek oldukça zordur. Özel gayret sarfedilse ancak bu kadar karmaşa çıkarılabilirdi.

3Kariyer ve liyakat sistemi çıkmaza girdi

657 sayılı Kanun'da kariyer ve liyakat temel ilkeler arasında yer almaktadır. Kariyer, devlet memurlarına, yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanını sağlamak, liyakat ise devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmaktadır. Sözleşmeli personel uygulamasında bu temel ilkeler rafa kaldırılmaktadır.

Sözleşmeli personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği yapma imkanı yoktur. Yani sözleşmeli personel yeterli bilgi ve birikime sahip olsa da üst görevlere atanamaz. Bunlarda haklı olarak şef, müdür, daire başkanı gibi pozisyonlara atanmak istiyor. Beklesin ki kadrolu olarak atanmak için yeni bir düzenleme çıksın.

Hal böyle iken özellikle belediyelerde mevzuata aykırı olarak müdür kadrolarına sözleşmeli personellerin vekaleten atandıkları ve bu görevleri yürüttürdüklerine şahit olmaktayız. Sayıştay başkanlığı bu tür görevlendirmeleri mevzuata aykırı olarak görse de maalesef uygulama değişmiyor.

4Ek gösterge artışı sözleşmeli personeli ilgilendirmiyor

Sözleşmeli personelin yükselme, ek gösterge, gösterge, derece ve kademe gibi bir hedefi kalmamıştır. Personelin kariyer hedefinin olmaması çok büyük bir açmazdır. Halbuki başarılı personelin önünün açılması gerekmektedir. Bu durumun personel sisteminin fıtratına aykırı olduğunu söyleyebiliriz. Kamu personelinin başladığı yerde yükselmeden kalması ve önünün tıkalı olması rasyonel bir yöntem değildir.

5İş güvencesi endişe verici boyutlarda

Bize gelen elektronik postalarda ve yazılarımıza yapılan yorumlarda sözleşmeli personelin en temel talebi kadroya geçiştir. Kadroya geçiş sağlanmadan sözleşmeli personeli rahatlatmak mümkün değildir. Çünkü aynı unvanda hem kadrolu hem de sözleşmeli personel istihdam ediliyorsa sözleşmeli personelin kendisini ikinci sınıf hissetmesinin önüne geçemezsiniz. Ya da KİT’lerde olduğu gibi iş güvencesi olan ve yükselmeye imkan sağlayan bir sistem kurmalısınız.

6Sözleşmeli personel istihdamı istisnai bir durum olmalıdır

657 sayılı Kanun'un mantığında sözleşmeli personel uygulaması istisnai bir düzenlemedir. Ancak gelinen noktada sözleşmeli personel uygulaması asıl istihdam biçimi haline getirilmiştir. Bu durumun sürdürülebilir olmadığının bilinmesi gerekiyor. Nitekim belirli aralıklarla kadroya geçiş sağlanması da bunu göstermektedir.

Bu nedenle sözleşmeli personel olarak belirli bir süre kesintisiz çalışan personelin doğrudan kadroya geçişinin önü açılmalıdır. Kaldı ki bu durum dahi bir çeşit aday memur statüsü gibi olacaktır. Yani azami adaylık süresi olan iki yıllık bir süre kadar sözleşmeli personel istihdamı sonrasında da kadroya geçiş sağlanmalıdır. Bu yöntemin dahi sistem bozacağı düşünülerek önüne geçilmelidir. Özetle sorunun kaynağına inilmeli ve palyatif tedbirlerle sistem bozulmamalıdır.

7Başka kurumlara naklen atanma hakkı

Sözleşmeli personel istihdamı, yapısı gereği istisnai durumlara münhasır bir uygulama olduğu için bunlara başka kurumlara nakil hakkı sağlanmamıştır. Ancak gelinen noktada istisnai uygulamadan genel uygulamaya geçilince ve bir istihdam modeli haline getirilince ister istemez sözleşmeli personel kurumlararası nakil talebinde bulunmaktadır. Yani aynı kurumda, aynı işi yapan ve aynı unvandaki personelin nakil hakkı varken sözleşmeli personele bu hakkı vermezseniz bu durumu izah etmek zordur.

Yine istisnai bir istihdam biçimi olarak düşünülen sözleşmeli personel sistemini hem genelleştirip hem de özür ve eş tayin haklarını ortadan kaldırmak bir süre sonra sistemi patlatacaktır. Yüzbinlere ulaşan sözleşmeli personel sayısı karşısında özre bağlı yer değiştirmeleri aşırı derecede kısıtlarsanız bir süre sonra sistem bu yükü taşıyamaz hale gelecek ve siyaset sistemi bunu kullanacaktır.

8Kadro verilmeden sözleşmeli personeli tatmin etmek mümkün değildir

Özellikle mahalli idarelerdeki sözleşmeli personelin iş güvencesi endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle sözleşmeli personelin iş güvencesi için çok sıkı tedbirlere ihtiyaç bulunmaktadır. Böyle bir tedbir ise ancak kadroya geçişle mümkün olabilecektir. Kadrolu personelin aşırı iş güvencesi üzerinde de ayrıca durulması ve orta bir yol bulunması gerekiyor.

İş güvencesi olmayan personel yanlış talimatlara itiraz edemez ve rüzgar önünde savrulan bir yaprağa dönüşür. Kamu görevlilerinin bu duruma düşürülmesine ise kimsenin hakkının olmadığını düşünüyoruz.

KİT’lerde görev yapan personel de sözleşmeli olmasına rağmen burada görev yapan personel iş güvencesinden şikayetçi değildir. Demek ki istenildiği zaman sözleşmeli personel için de iş güvencesi sağlanabiliyormuş.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.