İktidarın Kürt stratejisi ne ve ne olmalı?

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 04/09/2015, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
İktidarın Kürt stratejisi ne ve ne olmalı?
Güneydoğu'daki çatışma, ne Kürt hareketinin iddia ettiği gibi bu hareketin devletin operasyonlarına verdiği yanıtla, ne siyasi iktidarın vurguladığı gibi devletin PKK eylemlerine verdiği tepkiyle açıklanabilecek durumda.
Sorun, önemli ölçüde, yeni gelişmeler, sürece dahil olan yeni dinamikler ve bunun sonucunda ortaya çıkan yeni stratejilerle ilgili görünüyor. Çözüm süreci mevcut haliyle tarafların yeni konumlarını, beklentilerini, stratejilerini karşılamaktan uzaklaşmış, bu konudaki zorlamalar sonuç vermemiş ve sonunda çatışmalar yeniden boy göstermiştir.
Dün ele aldık, örgüt açısından Rojava'da ortaya çıkan yeni durum ve dengeler, diğer yandan Güneydoğu'da alan kontrolünü muhafaza etme ısrarı, silahlı eylemleri başlatma ve özerklik ilanına kadar uzanmıştır. Bu geçişin zamanlamasını, Telabyad'ın düşmesi üzerine Türkiye'nin, uluslararası koalisyonla daha aktif bir askeri işbirliğine girmesi, bunun örgüt için oluşturduğu tehdit belirlemiş görünüyor.
Türkiye de benzer bir şekilde, 2014 yılı ortalarından itibaren bu iki meselenin, Rojava'daki yeni durumun ve alan kontrolü meselesinin artan baskısıyla karşı karşıya kaldı..
1. Rojava'da PKK-PYD'nin uluslararası koalisyonla ilişkisi ve IŞİD'e karşı işbirliği, özerk Kürt alanının pekişmesi ve genişlemesi Türkiye tarafından, Güney sınırında bir PKK devletinin oluşması ihtimali olarak değerlendirildi. Bunun ülkeye ve bölgeye yansımaları yüksek risk olarak kabul edilirken yeni adımları da beraberinde getirdi. Türkiye'nin ABD'ye askeri üsleri açması, bölge ve Rojava'nın muhtemel kontrolü konusunda aktif bir konuma geçmesi, önemli bir yönüyle, bu çerçeveye yerleşir. Sonuç bu açıdan, adım adım güvenlik politikalarının devreye girmesi, çözüm sürecine gölge düşmesi olmuştur.
2. PKK'nin çözüm süreci ortamından istifade ederek bölgede devletimsi bir doku oluşturma girişimi,, bunun 6-8 Ekim 2014'te ortaya çıkan sonuçları, kamu düzeni meselesini siyasi iktidar için 2014 sonundan itibaren hızla hem büyük bir risk hem çözüm sürecinin, hatta çatışmasızlık ortamının devamı için bir ön koşul haline getirdi. Bu koşul yerine gelmedikçe İç Güvenlik yasanın çıkması, Kandil'e yönelik had bildirmeyi hedefleyen askeri operasyonlar, çözüm sürecinin askıya alınması,, Kürt hareketinin yasal unsurlarının, HDP'nin bile kriminalize edilmesi bu riskin de, güvenlikçi politikalarla göğüslendiğini gösteriyordu.
Krizin iki yönlü resmi biraz böyledir...
Siyasi iktidar başka türlü davranabilir miydi?
Evet...
Kürt hareketinin önündeki bu imkanları, bu gidişi görüp, siyasi araçlarla önlem almak, siyaseten yönlendirmek ve hızlı hareket etmek yolunu seçebilirdi..
Hükümet Rojava'nın belirleyici önemini geç fark etti. Bu bölgeyi ve PYD'yi daha Sedat'a karşı izlediği politikaların bağımlı bir unsuru olarak ele almakla yetindi. Oysa Türkiye'nin Rojava'da çok daha erken bir zamanda Kürtleri destekleyerek kuşatan, IŞİD'i geri iten bir konuma geçmesi mümkündü. Uluslararası koalisyon-Türkiye-PYD işbirliği, PYD'nin PKK karşısında özerk konum ve duruşa geçmesine yol açacak pek çok imkan sunabilirdi. Rojava'da kaçınılmaz olan bir Kürt şeridinin oluşumuna mutlak itiraz yerine, bunu denetleme ve kabul edilebilir hale sokma siyaseti izlenebilirdi.
Keza çözüm sürecinde ortaya çıkan engelleri bertaraf etmek daha cesur ve hızlı adımlarla mümkün olabilirdi. Alan kontrolü sorununu ortadan kaldırmak, buradaki Kürt yapılanmasını sistemin parçası kılmaktan geçiyordu. Bu ise çözüm sürecinin silah bırakmaya indirgenmesi yerine, müzakerelerin başlamasını, köklü bir yerel yönetimler reformunu, HDP'nin üzerindeki baskının azaltılarak, bu partinin siyasal sisteme entegrasyonunun hızlandırılmasını, onunla yakın bir işbirliğini ima ediyordu.
Ne var ki bunlar, teknik ve taktik adımlardan ibaret değildir. Çözüm sürecinin ima ettiği siyasi bakışın da ötesinde, kuvvetli demokratik bir tutum ve iklimi gerektirirler.
Bugün bunlar mümkün olabilir mi bilmiyoruz?
Bildiğimiz bu gidişle Kürt meselenin istikrar ve demokrasiye daha çok fatura çıkaracağıdır.
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026