Teknopolitik rekabet ve Türkiye

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 03/08/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Teknopolitik rekabet ve Türkiye

İlerlemeci tarih anlayışına göre dünya lineer bir çizgide akan ve daimi surette tekamüle doğru mesafe alan düzende ilerler. Tarihin sonu ya da ideolojilerin sonu tartışmalarında da görebileceğimiz bu izlek, tekamülün son evresinde dünyanın istikametini bulduğunu iddia eder. Bu istikamete doğru sevk ve idare ise her daim bir mücadele içerisinde cereyan eder ve çatışmanın kaçınılmaz olduğu bir tarihi akış söz konusu olur. Esas mesele bu çatışma ve ilerlemenin motor gücünün ne olduğu ve ilerlemeye ne tür saiklerin neden olduğudur. Tarihin farklı dönemlerinde bu motor gücün ne olduğu, ilerlemenin hızı kadar niteliğine etki eden bir dizi değişimi beraberinde getirmektedir.

Son dönemde bu akış ve değişikliklere en fazla etki eden değişken hiç kuşkusuz teknoloji ve yapay zeka. Tekniğin, insanlığın gelişimi ve evrimindeki yerine pozitif rol atfedenler, teknik gelişmelerle insanlığın daha müreffeh bir toplum yaşayacaklarını tezini desteklediler. Post-endüstriyel çağ ile teknolojinin hayatımızdaki rolü üzerinden desteklenen bu hat, günümüzde yapay zeka ve bulut sistemlerinin yanı sıra uzay alandaki çalışmalarla bambaşka bir hal aldı. Soğuk Savaş döneminde belirginleşen uzay alanındaki egemenlik mücadeleleri, bugün değerli madenler ve enerji gibi önemli bileşenleri içerisine alan bir yörüngede ilerliyor.

Teknoloji ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren firmaların menşei ve dünyaya bakışlarındaki farklılık da bu sürecin çatışmalı doğasını çok açık biçimde göstermektedir. Avrupa’nın önemli ölçüde dışarıda kaldığı bu mücadelenin iki ana kutbu olan ABD ve Çin öncülüğündeki bu mücadele sadece teknoloji alanında yaşanan bir rekabet olmaktan çıkmış ve uzun süredir siyasi sonuçları ile tartışılan bir konu haline gelmiştir. Her ne kadar özel sektörün belirgin bir etkisi söz konusu olsa da devletlerin çok açık biçimde müdahil olduğu bu süreçler, geleceğin dünyasındaki en önemli rekabet alanı olarak kendisini göstermektedir. Palantir Manisfestosunda da çok açık biçimde öngörülen bu tasavvur, gelişen dünyaya hazırlıklı olmayı icbar ediyor hiç kuşkusuz.

Bu tür tartışmaları odağına alan Milli İstihbarat Akademisi menşeli “Dünya Siyasetinde Teknopolitik Düzen Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporun, konunun muhtelif boyutlarına yoğunlaşması önemli. Raporda, dünyadaki mevcut

durum analiz edilirken Türkiye’nin konumuna dair saptamalar yapılmakta ve yol haritasına ilişkin politika önerileri ortaya koyulmaktadır. Rapor, dünyadaki tartışmaların daha iyi anlaşılması adına içinde süreci teknorealist, teknopragmatist ve teknohümanist başlıkları üzerinden üç ayrı kategoride çerçevelendiriyor. Konuya realist çizgide bakan yaklaşım, güç mücadelesi ve hiyerarşik olarak konumlandırılması sürecinde yapay zeka teknolojilerine büyük önem atfetmekte ve devleti bir aktör olarak sürecin merkezine yerleştirmektedir. Rekabet ve güç mücadelesinin önemini çok iyi kavrayan bu yaklaşım, devletin süreçteki konumunu kamu faydası üzerinden tanımlamakta ve mücadelenin kazananı olarak her türlü girişimi meşru görmektedir. Alex Karp’ın Batı ve ABD üstünlüğünü temin etme adına yayınladığı manifestoda çok açık biçimde görülen bu yaklaşım, alandaki çatışma ve güç mücadelesinin ne denli yakıcı olduğunu çok yalın biçimde ortaya koyuyor.

Meseleye pragmatik açından bakan yaklaşım ise teknoloji üzerinden ortaya çıkan risklere dair farkındalık ortaya koymakta ve sorunun çözümü için devlet ve piyasanın yanı sıra bağımsız aktörlerin de sürece dahil olması gerektiğini düşünmektedir. Sürece paydaş olan aktörlerle ortak bir yönetişimi hedefleyen bu perspektif, riskleri minimize edecek regülasyon koşullarının oluşturulmasını savunmaktadır. Denetim meselesini öne çıkaran pragmatik perspektifin çözüm üretme konusundaki adalet vurgusu her ne kadar önemli olsa da uluslararası kurum ve kuruluşlara yönelik güvenin azaldığı bu konjonktürde, bunun gerçekleştirilebilme olasılığı çok da mümkün değil.

Son dönemde teknoloji konusunda insanı merkezde konumlandıran teknohümanistler ise yapay zeka ve teknolojinin bütün alanlarında insan onurunu ön plana çıkaran bir yaklaşımı sahiplenmektedirler. Gazze Soykırımı sürecinde çok açık biçimde gözlemlenen, teknolojinin insan onur ve haysiyetini hiçe sayan kullanımını da eleştiren bu tutum, en rafine biçimde Papa 14. Leo’nun “Magnifica Humanitas” genelgesinde görülmektedir. Google ve Amazon çalışanlarının kendi firmalarını İsrail ordusuna yapay zeka ve teknoloji kapasite üzerinden destek olmalarını ifşa ettikleri tabutlu protestolarında çok açık biçimde görülen bu yaklaşım, her ne kadar insan onurunu gündemine alsa da mevcut düzlemdeki çatışma ve güç ilişkilerinden bağımsız biçimde düşünülmemeli.

Bu üç yaklaşıma dair doyurucu bir çerçevenin ardından raporun Türkiye’ye dair çizdiği çerçeve önemli. Tek bir bakış açısına indirgenmeden çağın koşulları ve mevcut kapasite üzerinden daha melez bir sistem önerisinde bulunan rapor, Türkiye için devlet ve kamu ekseninde stratejik bir vizyonla hareket eden insan merkezli yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini salık veriyor. Raporun en önemli vurgularından biri de Türkiye’ye dair gerçekçi bir çizgi çizerek imkan ve kapasitenin yanı sıra kırılganlıklara dair de uyarıların yapılması.

Özellikle veri yönetişimi alanındaki parçalı yapı ve kurumlar arası standartlaşma eksikliğine vurgu yapan rapor, Türkiye’nin yol haritasına dair önerilerde bulunurken salt teknik bir öneri seti sunmamaktadır. Raporda, yol haritasına dair teknik vurguların yanı sıra medeniyet, öteki, birlikte yaşama ve hikmet üzerinden insanın teknoloji karşısındaki konumuna da vurgu yapılmaktadır. İnsan-teknoloji ilişkisinin ontolojik düzlemde temellendirilmesini öğütleyen rapor konunun realist ya da pragmatik bakış açıları ile mukayyet tutulmasının altını kalın harflerle çizmektedir. Bu arada raporu Elon Musk’ın, Economist Genel Yayın Yönetmeni Zenny Minton Beddoes’e verdiği röportajla birlikte okumakta fayda var. Geleceğin dünyasında yapay zekanın ekonomi ve siyaset başta olmak üzere toplumsal hayatta yaratacağı radikal değişikliklere hazırlıklı olmakta fayda var.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026