Joseph Massad, 19 Ekim 2021 tarihli middleeasteye.net’te yayımlanan “İsrail’deki Güney Afrikalılar: Beyaz Kolonyalistler İçin İkinci Bir Vatan” başlıklı makalesinde Güney Afrika’da yaşayan Beyaz Avrupalıların Batı Şeria’ya geldiğini söylüyor. Yeni Şafak’ta yayımlan “Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yerleşimci CIA” başlıklı son yazımda Filistin’in tarihî topraklarına gelen Amerikalı yerleşimcileri gündeme getirdiğimde Massad’ın makalesini okumamıştım. Yeni yerleşimciler Amerika’dan geliyor ve haberlere konu oluyordu. Bunlardan birkaçı Doğu Kudüs’te yaşlı bir Filistinli kadının evini ele geçirmeye çalışıyordu. Benzer olaylar vardı. Örneğin Doğu Kudüslü yaşlı Filistinli kadının evini ele geçirenler New York’tan gelmişlerdi fakat Amerika’nın Teksas eyaletinden gelenler de vardı. Bu yeni Amerikalı yerleşimcilerin Yahudi kökenli olmayabileceklerini söyledim. Aslında bu yöndeki düşünceleri 7 Ekim 2023’ten itibaren sürekli gündeme getiriyorum. Ama Joseph Massad, çok daha önceden bu doğrultuda yazmış. Massad’ın gündeme getirdiği konu çok önemli fakat nedense kimse fark etmemiş.
“İsrail’deki Güney Afrikalılar: Beyaz Kolonyalistler İçin İkinci Bir Vatan” başlıklı makalede Batı Şeria’ya gelen Avrupalı Beyaz kolonyalistler deniliyor. Massad, bu yazıda Haaretz gazetesinden hareketle “Afrikalı Pentekostal Protestan”lardan bahsediyor. Bunlar Yahudiliğe geçen Afrikalı Protestanlardır. Massad “kaç beyaz Afrikalı Pentekostal Protestan’ın Yahudiliğe geçtiği belirsiz” diyor ve bunu Haaretz gazetesinde çıkan bir haber yazısına dayandırdığını, bu türden din değiştirenlerin Güney Afrika’da apartheid rejiminin sona ermesinden bu yana İsrail’e geldiklerini söylüyor. Yazar, aynı gazeteden alıntı yaparak “eski bir Pentekostal pastörden tüm ailelere kadar, giderek artan sayıda Afrikalının Yahudiliğe geçtiğini ve bunların İsrail’e ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşimlere katıldığını” iddia ediyor. Haaretz’e göre “Güney Afrika’dan göç arttıkça, din değiştirenlerin sayısı artıyormuş.”
ABD’li yeni yerleşimcilere dikkat çektiğim yazıda New Yorklu yerleşimcilerin Filistin’in tarihî topraklarında doğrudan Filistinlilerin evlerine saldırdıklarını ifade ettim. Bu, izaha muhtaç bir durumdu. Yeni yerleşimciler doğrudan Filistinli ailelerin üzerine yürüyor ve Filistinlilere yönelik saldırılara dâhil oluyorlar. Filistinlilerin oldukça kapsamlı bir organizasyonla karşı karşıya olduklarını söyleyebiliriz. Biz, önceden hazırlanmış insanları görüyoruz. Sıradan insanlar böyle bir hazırlığı yapamaz. Bunların özel olarak yetiştirildiklerini söyleyebiliriz. Hangi eve yönelecekleri de önceden belirlenmiş. Bunların fanatik ve fundamentalist oldukları görünüşlerinden de anlaşılıyor fakat sorun sadece yerleşimcilerin inançları değil. Organizasyona dair güçlü emareler inançla alakalı sorunları ikinci plana itiyor. İstihbarat örgütlerine işaret etmemiz de bu sebeptendir. Güney Afrikalı Pentekostal Protestanlar için de inancın ikinci derecede önemli olduğunu söylemeliyiz. Güney Afrikalı Protestan yerleşimcilerle ilgili bir hakikatin üzerinde durmamız gerekiyor. Bunlar Güney Afrika’daki Hollandalı yerleşimcilerdir. Konuyu dağıtmamak için ayrıntıya girmeyelim fakat Boerleri mutlaka hatırlatmalıyız. Bunların çok önemli bir kısmı İngiltere’nin Güney Afrika kolonisinde yaşamaya devam etmişlerdi. Boerlerin torunları şimdi İsrail’e geçiyor ve birçokları Batı Şeria’da yerleşimciler arasına katılıyor. Bu olayın önemi inkâr edilemez.
BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese 7 Ekim 2023’ten sonra İsrail’in savaş suçlarına dâhil olan şirketler, devletler ve medya kuruluşlarıyla ilgili üç ayrı rapor hazırladı. Albanese’nin bu üç ayrı raporu epeyce bir yankı uyandırmıştı. Bundan dolayı İngiltere, Almanya ve özellikle ABD Albanese’ye baskı yaptı. Onun raporlarının önemini farklı açılardan vurgulayabiliriz fakat incelediğim kadarıyla bu raporların asıl önemi soykırımı ve diğer savaş suçlarını kolonyalizm bağlamında incelemiş olmasındadır. Bu bağlamın Türkiye’de yeterince gündeme geldiğini düşünmüyorum. Çünkü hâlâ din savaşı ve Avrupa’da Yahudi algısından hareket edilmektedir. Bu durumda ne Amerikalıların ne İngilizlerin ne de Almanların, tarihî Filistin topraklarına hırsla ve fanatik bir şekilde saldırmaları izah edilemiyor. Massad’ın yazısından Hollanda kökenli Güney Afrikalı Boerlerin torunlarının da yeni kolonyal yarışa katıldığını anlıyoruz. Albanese’nin raporları yerleşimci kolonyalizm bağlamını izah etmek bakımından çok önemli kaynak metinlerdir.
Şu çok açık, Filistin’in tarihî topraklarında yeni bir Avrupa yaratmak istiyorlar.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.