
Bilindiği gibi 24 Haziran’da cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri bir arada yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi neredeyse kesin görünüyor. Aynı başarının parlamento seçimlerinde de tekrarlanması ise şüphesiz 600 milletvekili adayının titiz bir seçimi (Kripto FETÖ’cü açısından) ve HDP’nin barajı geçmemesiyle mümkün görünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan parlamento seçimlerinin önemini “Sadece cumhurbaşkanlığını değil, parlamentoyu da Cumhur İttifakı olarak bizim almamız lazım zira 16 Nisan ile hukuki temeli atılan sistemi, 24 Haziran’da tamamlayacağız’’ açıklamasıyla belirtmişti.
24 Haziran’da yapılacak çifte seçimin Türkiye’nin bekası ve ülkemizin geleceği açısından önemini daha önceki yazılarımızda belirtmiştik. Türkiye’yi terörizm ve darbelerle mağlup edemeyen küresel güçler ve Batı seçimlerin erkene alınarak 24 Haziran’da yapılması karşısında ikinci bir şok yaşamış yeni KAOS planları ellerinde patlamıştı. Ancak seçimlere yaklaşık 53 gün kalmasına karşın küresel aklın ve kontrolündeki deşifre edilememiş etki ve nüfuz ajanı kripto FETÖ’cülerin siyaset mekanizmalarını bilhassa ‘millet ittifakı’ adıyla faaliyete geçen muhalefet partileri CHP, SP, Demokrat Parti ve İYİ Parti’yi dizayn etme faaliyetlerini sürdürdüklerini geçen yazılarımızda detayları ile açıklamıştık. Ancak FETÖ içinde uzun yıllar üst düzey görev yapmış şu anda devlet ve iktidar ile birlikte hareket ederek FETÖ ile mücadeleye büyük katkılar sağlayan itirafçı uzmanların görüşlerine göre FETÖ şu anda Cumhur İttifakı’nı oluşturan AK Parti ve MHP’yi de hedef almış görünüyor.
Bu konu ile ilgili olarak, Yeni Akit yazarı Latif Erdoğan köşe yazısında şu açıklamaları yapmıştı. ’’FETÖ her ne kadar muhalif kanadın ittifakını desteklese de bu onların öncelikli hedeflerinin AK Parti’ye, MHP’ye sızmak olduğu gerçeğini değiştirmez. Yetkilileri her seçim öncesinde olduğu gibi şimdi de uyarmak durumundayım. Kesinlikle yüzde yüz emin olunmayan kişilerin Cumhur İttifakı’nı oluşturan partilerden aday gösterilmemesine azami ölçüde dikkat edilmeli; adayları süzerken çok yönlü soruşturma ile filtreler sıkı tutulmalıdır. Benim duyumum, bütün kriptolara AK Parti ve MHP’ye adaylık başvurusu yaptırılacağı yönünde. Bilinen FETÖ elemanları açıktan muhalefeti desteklerken, henüz deşifre olmamış kriptolar bu iki partiye sızmaya çalışacak ve akıllarınca kaleyi içten fethedecekler.’’
Latif Erdoğan yazısına özel arşivindeki kayıtlar ile devam ediyor: ‘’Bu kayıtlara göre 1997 yılında Meral Akşener Gülen’i ziyaret etmiş. Fakat Gülen, Tansu Çiller’den gördüğü saygıyı bile ondan görmemiş. ‘Hiç olmazsa o ben konuşurken sonuna kadar sustu ve beni dinledi; Bu onun kadar saygılı değil, yanımdan kovacaktım, fakat edebim müsaade etmedi’ diyerek o yıllarda yanındakilere Meral’den dert yanmış. Konuşmasının bir yerinde de Meral’in makama olan hırsını dillendirmiş. Gerçekten Meral gösterdiği hırsla günümüzde de FETÖ elebaşının kovanına çomak soktu. Cumhurbaşkanlığı adaylığında ısrar edince Gülen’in Abdullah Gül üzerinden oynamak istediği oyun da suya düştü. Benim tanıdığım Gülen bunun acısını Meral’den çıkarır. O el altından has elemanlarına çoktan haber göndermiş ve Meral’in desteklenmemesini istemiştir. Eğer Meral’in 100 bin imza güvencesi FETÖ elemanları ise benden uyarması, onlardan tek imza gelmez. FETÖ için İYİ Parti faslı kötü olsa da artık kapanmıştır.’’
Cumhur İttifakı’nın önemli bir ortağı olan MHP lideri Bahçeli’nin Türkiye’yi erken seçime götürecek ilk adımı atarak ‘Küresel Akıl’ın Türkiye’ye yönelik kumpaslarını boşa çıkarması ülkemizin bekası açısından önemli bir vatan görevidir. Diğer taraftan cumhurbaşkanı adaylarının 100 bin imza ile belirlenmesine ilişkin olarak “FETÖ’nün siyasi ayağı varsa, seçmen ayağı da vardır. İmza verenler araştırılsın” yönündeki açıklamasındaki amaç FETÖ’nün siyasi ayağını tespit amaçlıysa doğru bir yaklaşımdır. Bahçeli’nin burada kastettiği parti liderinin Meral Akşener olduğu hepimizin malumudur. İyi Parti lideri Meral Akşener’i destekleyenlerin sayısının 2 günde 200 bine yaklaştığı bilinmektedir. Bu nedenle yetkililerce kısa bir sürede Akşener’i destekleyenlerin FETÖ ile iltisaklı olup olmadıkları araştırılabilir. Hukuken araştırılmasında bir sakınca yoksa mutlaka araştırılması gerekir. Sayın Bahçeli’den böyle bir yaklaşımı beklemeyiz ama amaç bazı adayların 100 bin imzayı toplamasına engel olmak, imza atanları korkutarak engellemek ise siyaseten yanlış bir yaklaşımdır. Zira millet iradesini örseleyen bu tür yaklaşımlara kamuoyunca verilen ters tepki hepimizin bildiği bir gerçek olarak karşımızdadır.
Sonuç ne çıkarsa çıksın cumhurbaşkanı aday adayı Akşener’in adaylığının YSK tarafından açıklanması sonrasında FETÖ”cü polisler için “İktidara gelirsem hepsini bırakacağım” açıklamasını yapıp yapmadığını, yapmışsa nedenini milletimizle paylaşması elzemdir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.