
12 Ekim"de yapılacak HSYK seçimlerini, hükümet ile cemaat arasında bir mücadeleye sahne olacağı şeklinde değerlendiren, medya ve ulusal basında yer alan haber ve yorumlar, sinsice tezgahlanmış bir psikolojik harekat ve kara propagandaya bilerek veya istemeden alet oluyorlar.
Zira 18 Ağustos MGK toplantısında paralel yapı ile mücadele terör kapsamında ele alınmış, bu örgütün, milli güvenliğimiz açısından iç ve dış tehdit oluşturduğu benimsenerek bu yapıyla mücadelenin devlet görevi olduğu yönünde karar alınmıştı.
Önümüzdeki aylarda yapılacak MGK toplantılarında, paralel yapının, darbeci ve çeteci terör örgütlerinin engellenmesi kapsamında mercek altına alınarak, tehdidin devam etmesi durumunda, ulusal güvenliğimize yönelik yeni tehdit algılamalarıyla birlikte, 2015 yılında yenilenmesi beklenen halk arasında "''kırmızı kitap"'' olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi"nde (MGSB) yer alması kuvvetle muhtemel görünüyor.
Bu nedenle, 12 Ekim HSYK seçimlerini, tüm devlet kurumlarında olduğu gibi yargı içine de sızarak, hukuk örtüsü altında meşru hükümeti yıkmaya çalışan, paralel örgüt mensuplarının tasfiye edilmesine yönelik bir amaca ve devlet görevine işaret etmesi açısından, cemaat ile hükümet arasında bir mücadele olarak yorumlamak, gerçeği ifade etmekten çok paralel yapı"ya meşruiyet kazandıracak bir söylem ve psikolojik harekat niteliğinde görünüyor.
Paralel Yapı"nın HSYK"ya sızması şüphesiz 12 Eylül ve 28 Şubat darbelerine yargı yolunu açan 12 Eylül 2010 referandumu ile gerçekleşmişti. Paralel yapı, Truva Atı misali HSYK"ya sızarak yargıyı kontrol altına almak ve 17-25 Aralık darbe girişimlerine zemin hazırlamak amacıyla faaliyete geçmişti. HSYK"nın adli ve idari hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama, nakletme, geçici yetki verme, yükseltme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalması uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme veya görevden uzaklaştırma gibi önemli yetkileri bünyesinde barındırması bu kurumu yargıyı ele geçirme hedefindeki paralel yapı için önemli bir hedef haline getirmişti.
17-25 Aralık darbe girişimi sonrasında paralel yapının polis içine sızmış operasyonel birimlerinin enterne edilmesi, devlet gücünü kullanmalarının engellenmesi sonrasında yapılan operasyonlarda gözaltına alınan bazı üst düzey polis şefleri devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk amacıyla temin etmek ve resmi belgede sahtecilik suçlarından tutuklanmışlardı. Üst düzey polis şefleri bu eylemleri iş birliği içinde oldukları savcıların emri ile gerçekleştirdiklerini de itiraf etmişlerdi.
Bugün devleti ele geçirme stratejisi ve dış ülke gizli servisleri ile irtibatları açısından faaliyetleri deşifre edilerek haklarında casusluk suçlamalarıyla çeşitli illerde açılan davalarda örgütün polis ayağının deşifre edilmesine karşın, yargı içine sızmış yapıya dokunulamaması örgütün HSYK içindeki gücüne ve HSYK seçimlerine vesayetçi ve hükümet karşıtı iç ve dış güçlerin neden bu kadar müdahil olduklarının açık bir göstergesi sanırım.
O nedenle HSYK seçimlerinde "''millet iradesine karşı ipotek koyma"'' anlayışı içinde hareket ederek, üstelik "''yargının bağımsızlığından"'' dem vuran, "''Yeni Ergenekoncu"'' vesayet anlayışını yargı içinde devam ettirmek için, HSYK"yı kendine kalkan yaparak, seçimler sonrasında, HSYK içinde bu yasadışı örgütün darbe almasının önlenmesi durumunda, devletin MGK"da alınan kararlar doğrultusunda alacağı idari ve hukuki tedbirler ile hukuk örtüsü altında ulusal güvenliğimize yönelik yasadışı faaliyetleri engelleme görevi devlet refleksi olarak ortaya çıkar.
Bu nedenle devletin kurumlarına sızarak devleti ele geçirme stratejisi ile hareket eden paralel yapının HSYK seçimlerini kazanması yargı içine sızmış örgüt mensuplarına yapılacak operasyonu engelleyemez yalnızca kısa bir süre geciktirir.
Vesayet odaklarına karşı mücadele etmek yalnızca hükümet ve devlete düşen bir görev olmayıp, asıl olan yargı içine sızmış bu örgütün devletin hakim ve savcıları tarafından yargı içinden sökülüp atılmasıdır.
HSYK seçimleri bu açıdan büyük bir fırsattır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.