Yazarlar Kanunsuzluk ve namussuzluktan yükselen son siyonizm

Kanunsuzluk ve namussuzluktan yükselen son siyonizm

Ergün Yıldırım
Ergün Yıldırım Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Siyonizm, bütün dünyanın belası. Bütün dünyanın sorunu. Çünkü yalanları, katliamları ve barbarlığına bütün dünyayı inandırıyor. İnanmayana da zorla dayatıyor. Efendi köle ilişkisini kurmuş dünyada. Avrupa’da yükselen bu barbarlık, önce Avrupa’yı köleleştirmiş. Uydurduğu yalanlara onu inandırmış. ABD’de en az 20 milyon yerli yok edildi. Stalin, Sovyetlerde 10 milyon etnik temizlik yaptı. Batılılar, “zenci köle ticareti” ile taşıdığı her bir köle için 10 köleyi katletti, ölüme terk etti. 10 ile 20 milyon arası köle taşındı. Buna göre 100 ile 200 milyon arası köle soykırıma uğramış. Osmanlı Balkanlar ve Kafkaslarda çekilirken 4.5 milyon civarında Müslüman katliama uğradı ve yollarda hastalıklardan öldü. Hitler, I. Dünya Savaşında 60 milyon civarında insanın canına kıydı. Bu katliamlar içinde Yahudiler holokostta 6 milyon civarında katledildi. Bu rakamları mukayese edin! Ölen toplumları ve insanları düşünün. Savrulan ve topraklarından atılan veya öldürülen insanlara bakın! Hiç birisi öne çıkmıyor. Herkes Yahudilerin holokostunu konuşuyor.

Siyonizm, Hitlerin yaptığı katliamlara özel bir ad koydu. Holokost dedi. Holokost, kurban verme ibadeti demek. Siyonizm, bu kelime ile bu katliamı tüm dünyanın “seçilmiş travması” haline getirdi. Bütün dünya her yıl Siyonizm’e sadece ağıt yakıyor. Onlarla ilgili filmler yapıyor, kitaplar yazıyor, travmadan bahsediliyor, katliam ve soykırım yaşadıklarına dair hafızalar tazeleniyor. Siyonizm’in bu kutlamaları bir dünya katliam hatırlama ritüeline dönüşüyor. Bununla da bitmiyor. Aynı zamanda Siyonizm önünde Yahudiler bir kurban, mağdur, mazlum olarak imgeleniyor. Bu dünya travma ritüeli ile Avrupa, siyonizme bağlılığını tazeliyor. Suçlu olduğunu hatırlıyor. Hristiyan günah bilinci, bütün seküler teorilerle canlandırılıyor. Bunun sonucunda da her yıl Siyonistlerden günah çıkartılıyor. Papazlarına koşmak yerine artık Siyonist tüccarlara, siyasetçilere, örgütçülere, lobilere, akademisyenlere koşuyorlar. Özel müzeler ve anma günleri ile destekleniyor bunlar. Bugün yine bunu yapıyorlar. Almanya, Filistinlilerin özgür konuşmasını engelliyor, Fransa İsrail Siyonizm’ine bağlılığını bildiriyor, Avusturya tam bir köle bilinciyle İsrail terör devletinin bayrağını dalgalandırıyor. Avrupa ruhu, Siyonizm önünde köleleşmiş vaziyette. İsrail katliamlarına selam durarak gösteriyor bunu. Demokrasi, hümanizm ve insan hakları ilkelerinin kurucu ruhunda yer alan AB, İsrail bombalarının Filistinli çocukların bedenlerini parçaladığı eylemlere onay veriyor.

Siyonizm, Avrupa’da üredi ve Avrupa’yı esir alıyor. Bu esaret sonucunda İsrail devleti doğdu. BM, baskı, dayatma ve yalanlarla bu terör devletini kurdu. Liberya, Filipinler ve Haiti devletleri tehdit edildi. ABD’de Siyonist lobi ve teşkilatların baskı, tehdit ve şantajları devreye girdi. Antisemitizmi ürettiler. Evet! Antisemitizm filozof Garaudy’in çok iyi bir şekilde belgelediği gibi bir Siyonizm siyasetidir. Gerektiğinde Yahudi düşmanlığı yaptırtarak Yahudileri mağdur ve mazlum duruma düşürüyor. İsrail’in icadı için her çeşit yalanı ve zulmü kendi halkına karşı da çekinmeden yapıyor. Dünya Siyonist Teşkilatı Başkanı, 1958 tarihinde Cenevre’de yapılan Dünya Yahudi Kongresinde bakın ne diyor: “Açıkça yapılan antisemitizm azalışı, Yahudi varlığı için bir tehlike oluşturabilecektir”.

İsrail terör ile kurulan bir devlet. Begin, bir çete şefi olarak yaptığı katliamlarla ünlüdür. Antisemitizm siyaseti ve zorla göç siyasetini uyguladı. Yahudilerin İsrail’e göç etmesi için gerektiğinde terör dalgaları üretti. Mesela Bağdat’ta ürettikleri terör dalgası aracılığıyla Yahudileri göçe zorladılar. Nitekim kısa sürede Irak’ta bir çok Yahudi İsrail’e göç etti. Haham Klausner, 1948 tarihinde düzenlenen Amerikan Yahudi Konferansında , “İnsanların Filistin’e gitmeye zorlanması kanaatindeyim… (Yahudi halkına) mümkün olan en konforsuz hayatın tattırılması gerekiyor” diyor.

İsrail, Siyonizm’den doğdu. Onun kurucu ruhundan besleniyor. Bu ruhta zorbalık, yalan, anti-semitizm, ırkçılık ve köleleştirme politikaları var. Politikaları kanunsuzluk ve namussuzluktan yükseliyor. Bunlardan akan barbarlık Mescidi Aksa’da, Bayram gününde ve ibadet anında Müslümanlara ateş, silah, bomba, hakaret ve ölüm olarak kusuyor. Siyonizm’e karşı köleleşmeye itirazı olan tek varlık İslam. Dünyayı köleleştiren düzenlerine meydan okuyan sadece Müslümanlar. Buna hayır diyen tek ülke Türkiye. Osmanlının cihangir adaleti, son biçimiyle burada tecessüm ediyor. Köleliğe isyanın mefkuresi ve ruhudur bu. İsrail’e terör devleti diyor bu mefkure. Hem de en üst düzeyde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dilinden.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.