Anlam en kolay neresinden sakatlanır?

Gökhan Özcan
Gökhan ÖzcanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 30/12/2019, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Anlam en kolay neresinden sakatlanır?

“Çılgın mahşerinde ses ve renklerin.../ Benden sor sırrını mesafelerin/ Benden sor ve benden dinle akşamı.../ Rabbim bu sonsuzluk ve onun tadı...” diyor ‘Eşikte’ şiirinde üstad Ahmet Hamdi Tanpınar.

İlhamdan doğan edebiyat bizi insanı aşan, insandan taşan bir dünyaya çağırıyor ve hatta elimizden tutup bizi o hayal alemlerine götürüyordu. Şimdilerde neredeyse adım adım edebiyatı rasyonel aklın, mantığın, gösterişçi ve çığırtkan zekanın, mühendislik ve tasarımın, didaktizm ve bıktırıcı vasatlığın ellerine teslim ettik, ediyoruz. Seri üretime geçilen ve teknolojinin imkanlarıyla propagandası yapılan bu yeni edebiyat; ilhamın, insanın sınırlarını kendinden ötelere kadar genişletebilecek bütün imkanlarından kendini mahrum bırakan; dolayısıyla, sözü sadece somut, basit, deneyimlenebilir olanla sınırlayan; ölçülüp biçilebilir şablonlarla ilerleyen ve kendini mecburen tekrar etmek durumunda olan bir edebiyat... Bu sınırlı anlayışın içinden bile arada bir pırıltılı metinler ortaya çıkıyor ama onlar da hemen eni boyu hesaplanarak hemen cetvele, şablona vuruluyor, yani tekrarlanabilir ölçütlere indirgeniyor ve seri üretimin tezgahlarına sunuluyor. Kurgu edebiyatın bir gerçeği, sorun kurgu gayretinde değil... Sorun, kurgunun hazırcı ve ezberci formülasyonlara dönüşmesine yol açan, edebiyat üzerinde her türlü duygusal ve zihinsel ticareti makbul gören zihniyette... Neyse ki bu kadastrocu zihniyet, edebiyat toprağının her köşesini ele geçirmiş değil henüz. Bir kısım kalem sahipleri var ki, onlar hayallerine, ilhama, kalplerinden zuhur eden fısıltılara can-ı gönülden kulak vermeye devam ediyor. Yazarken birtakım kâr-zarar hesaplarını, kurgusal ezberleri, duygusal ve zihinsel otomasyonu, artistik numaraları bir yana bırakıyor, yüzlerini önce kendi samimi duygu ve düşüncelerine çeviriyor; sonra kendilerini hayallerine, sonra hayallerinin açtığı kapılardan geçerek ulaştıkları yeni hayal ülkelerine, insanı ve hayatı enginleştiren, derinleştiren incelikli yeni keşiflere açık tutuyor onlar. Ben ötelere giden yolu kendi iç yordamıyla arayan ve kendini serbestçe kendinden taşmaya bırakan kalem erbabına, içlerinde arayıp buldukları ilhamla ifadeye dökecekleri metinlere, ifadelere, onların her birimizin dünyasında açacakları yeni ufuklara samimiyetle inanmaya devam ediyorum. Edebiyatta zekanın, mantığın, kurgusal ezberlerin cafcaflı tarihinin kısa süreceği; insanı şu rasyonel cenderenin dışına çağıran edebiyatın er geç mevzilerini geri kazanacağını düşünüyorum. Sektör kaybedecek, ticaret kaybedecek, ezber, klişe, şablon, ifade otomasyonu kaybedecek, edebiyat kazanacaktır. Bir gün, bunun olmadığından, olmayacağından emin olursak eğer; o zaman tek başına edebiyatın değil, insanın da kaybetmiş olduğunu konuşmamız gerekecek belki de.

“Kendini iyiden iyiye zeytin ağacına bağlı, sallanan bir dal olarak görmesini bilirsen, kımıldayışlarında sonrasızlığı tadarsın. Ve çevrende her şey ölümsüzleşir. Atalarına su vermesini bilmiş olan, türkü söyleyen çeşme ölümsüzdür, sevgilin sana gülümsediği zaman gözlerinin ışığı ölümsüzdür, ölümsüzdür gecelerin sessizliği. Zaman kumunu tüketen bir kum saati değildir artık, ekin demetlerini bağlayan bir harmancıdır” diyor ‘Kale’de, kalbinin götürdüğü yere giden bir yolcu olarak Antoine de Saint-Exupery.

Zamanın yırtılmaz kumaşından bir örtüyle kapatmaya, örtmeye çalışıyorlar kalplerimizin üstünü. Bütün öngörülemez taraflarımızı, bütün başkalarına benzemezliklerimizi, bütün bize özgülüklerimizi unutturmaya çalışıyorlar bize. Ki açılan boşluğa bizim için hazırladıkları yeni standart insan tarifini, kalıba dökülmüş fikir ve hissedişleri doldurabilsinler. Başkalığımız, biricikliğimiz, milyarlarca insan içinde sadece bizim olan hikayemiz içimizde bizim. O yüzden meşgul ediyorlar sürekli gözlerimizi, bakışlarımızı. İçimize bakmayalım, orada başka hiç kimse olmayan kendimizi bulmayalım, istatistiklerin dışına çıkmayalım, ticareti aksatmayalım diye...

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026