
Sesimizi duyurmak diye bir kavram var. Bunun için insanlar neler yapmıyor. Son zamanlarda intihar girişimlerinin bu açıdan revaçta olduğunu görüyoruz; çaresiz adam ilgili makamlar tarafından duyulmak ister ve köprünün başında bunu başarır. Duyulunca ne oluyor, bilemiyoruz. Alıp götürdüklerini görüyoruz.
Bu kişisel bir örnek. Toplumdan belli talepleri olan gayrıresmî kuruluşlara ise sivil toplum örgütleri (STÖ) diyoruz. Son zamanlarda onlar da revaçta. Çünkü Batılı siyaset literatüründe önemli bir yer tutuyorlar. Özellikle, Batı''daki uluslararası oluşumlara aday olan Türkiye işin bu yönüyle sürekli karşılaşıyor. AB''de, AGİT''te, BM''de bu konu hep Türkiye''nin törensel dostluk görüşmelerine limon sıkıyor.
Bugünlerde ev sahipliğini yaptığımız AGİT sürecine bakarsak, bu görüşmelerin 1973''e kadar gittiğini görüyoruz. Temeli o zaman atıldı. 1975''de ise 33 Avrupa ülkesi, ABD ve Kanada''nın imzasıyla ünlü Helsinki Nihai Senedi imzalandı. O günlerden günümüze AGİT''e üye ülke liderleri arasında sadece Demirel halen liderliğini sürdürüyor. Buna bakınca, alınan kararların en istikrarlı uygulandığı ülkenin Türkiye olması beklenir. Fakat gerçek hiç de öyle değil. Bu yirmi yıl boyunca Türkiye büyük çalkantılar ve kaos içinde bugünlere geldi. Nihai Senet''e atılan imzaların uygulanması ise hep başka baharlara kaldı.
Senedin 2. Maddesi "kuvvet kullanmaktan kaçınmak"tan 8. Maddesi "temel hürriyetlere ve özellikle inanç ve din özgürlüğüne saygı"dan bahsediyor. Bunlar daha önce atılmış uluslararası imzaları hatırlatıyor. Ama bu kuruluşların yaptırım güçlerinin geliştirilmeye çalışılması, sivil toplumları umutlandırıyor.
AGİT ve AB gibi oluşumlarda en önemli sorun, öncelikler konusunda düğümleniyor. Uluslararası platformlarda STÖ''lere seslerini duyurmak üzere büyük görev ve sorumluluklar düştüğü söyleniyor ama STÖ''ler içeride olduğu gibi dışarıda da "öncelikler" duvarıyla karşılaşıyor. Öncelikleri ise kültürel veya dini birikimler oluşturuyor. Mesela Rusya, AKKA Helsinki gibi anlaşmaları hiçe sayarak soykırıma giriştiği halde Çeçenler uluslar arası platformarda "terörist" olarak tanımlanıyor. Oysa bu Rusya''nın tanımlamasıdır. Ecevit, Ruslarla yaptığı anlaşmada Çeçenlerin "terörist" olduğunu zımnen kabul etti. Clinton da TBMM''de yaptığı konuşmada tıpkı Ruslar gibi Çeçenlerden "terörist" olarak söz etti. Çünkü öyle bilgilendirilmişti. Oysa Endonezya''nın "iç işlerine" karışarak Doğu Timor''a zorla bağımsızlık kazandırmışlardı. Bu gibi örnekler, evrensel değerlerin şimdilik bir masal olduğunu gösteriyor.
Bir de iç politikadan örnek verelim: AGİT olsun, AB olsun Türkiye''den insan haklarında gelişme isterken yine şu öncelikler konusu devreye giriyor. Türkiye''de son yıllarda yaşanan en büyük toplumsal çalkantının kıyafet histerisi çevresinde döndüğünü hepimiz biliyoruz. Fakat tıpkı YÖK başkanı gibi, uluslar arası platformlarda da bu konunun görmezden gelindiğini görüyoruz. Mesela AGİT çerçevesinde STÖ''lerle yapılan toplantıya toplumsal tabanın gerçek temsilcisi olan vakıf ve derneklerden hiçbirisi davet edilmedi. Bu bize AGİT''in bir yaptırım gücü olmadığı gibi, sosyal talepleri olan gerçek sivil toplum kuruluşlarıyla karşılaşma kabiliyetinin de bulunmadığını gösteriyor.
Gerçekten "mağdur" durumda olan kesimler tantanalı uluslararası platformlara seslerini bir türlü duyuramıyorlar.
Son olarak buraya Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği tarafından yayınlanan Güncel Haber adlı gazeteden ilginç bir cümle almak niyetindeyim. Aday ülkelerdeki insan hakları sorunlarını irdeleyen bölüme bakın neyi almışlar:
"Aday ülkelerin pek çoğunda köklü önyargılar, toplumsal ve ekonomik yaşamda Çingenelere karşı ayrımcılığa neden olmaktadır."
Bölümde bu ayrımcılık detaylandırılıyor.
Üniversite kapılarında bekleşen binlerce kızımızın, iş yerlerinde, resmî kurumlarda ayrıma tabi tutulan başörtülü insanlarımızın sesi ne AGİT''in, ne Helsinki yurtaşlarının ne de AB''nin kulaklarına gitmiyor.
Bu da uluslar arası platformlarda milli ve dini önyargıların ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.