Yazarlar Erdoğan bastırdı istediğini aldı-Trump görüşmesinin perde arkası

Erdoğan bastırdı istediğini aldı-Trump görüşmesinin perde arkası

Mehmet Acet
Mehmet Acet Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Tokyo

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile G-20 zirvesini izlemek üzere geldiğimiz Osaka’da, Japonya’nın öncelikli gündeminin Trump’ın buraya gelmeden önce yaptığı açıklamalar olduğunu fark etmemiz uzun sürmedi.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Mehmet Acet : Erdoğan bastırdı istediğini aldı-Trump görüşmesinin perde arkası
Haber Merkezi 24 Haziran 2019, Pazartesi Yeni Şafak
Erdoğan bastırdı istediğini aldı-Trump görüşmesinin perde arkası yazısının sesli anlatımı ve tüm Mehmet Acet yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Manşetlerde, ABD Başkanı’nın Japonları bir kere daha ‘yerinden hoplatan’ şu sözleri vardı:

“Japonya saldırıya uğrarsa biz 3. Dünya Savaşı’na gireriz. Onları canımızla, paramızla koruruz. Ama biz saldırıya uğrarsak Japonya yardım etmek zorunda kalmaz. Saldırıyı Sony televizyonlarından izleyebilirler.”

1951’de yapılan anlaşmayla Japonya’nın güvenliği ABD’ye bırakılmıştı.

Trump şimdi bu anlaşmanın üzerinde ‘tepiniyor’, “Biz sizi sürekli korumaya mecbur muyuz” anlamında sözler sarf ediyor, bu son açıklamasında olduğu gibi ‘iğnelemeler’ yapıyor, bu yeni durum da zaten ulusça pimpirikli bir halk olan Japonları paniğe sevk ediyor.

S-400 MESELESİNDE ERDOĞAN İSTEDİĞİNİ ALDI

Gezi sırasında kendisini takip ettiğimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ekibinin Japonya gezisinin öncelikli gündem maddesi ise Trump ile yapılacak görüşme ve S-400 meselesiydi.

Görüşmenin yapılacağı Cumartesi sabahı asansörde karşılaştığımız Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bir gün önce yapılan diğer görüşmelere atıfla “İyi geçti” dedikten sonra, Trump buluşmasını kastederek “İnşallah bugünkü de iyi geçer” demişti.

-Acaba Trump kritik görüşmede S-400 konusunda nasıl bir yaklaşımda bulunacaktı?

-Acaba şapkadan yeni bir tavşan çıkarır mıydı?

Ne yapacağı önceden tam olarak kestirilemeyen, çelişkiye düşme korkusu yaşamayan birisi için, üstelik bu kişi ABD Başkanı ise, bunlar zihinleri kemirip duracak türden sorulardı.

Doğrusu, Trump’ın Ankara için sempatik cümleler kuracağı yönünde bir beklenti vardı herkeste ama daha da fazlasını yapıp Türkiye’nin tezlerini savunmasını, dillendirmesini kimse aklından bile geçirmiyordu.

Türkiye’ye adil davranılmadığını söyledi, selefi Obama’ya göndermelerde bulundu.

Şöyle dedi:

“Türkiye’nin Patriotları almasına izin vermediler. Obama yönetimi izin vermedi, Bu sebeple başka füze almak zorunda kaldılar. Bence kendilerine adil davranılmadı. Başka füzeleri alınca, S-400’leri alınca ‘Bizimkileri alın’ dediler.”

BUNDAN İYİSİ ŞAM’DA KAYISI

Bu sözler, Erdoğan için tabir yerindeyse “Bundan iyisi Şam’da kayısı” niteliğindeydi.

Görüşme bittikten birkaç saat sonra sorularımızı cevaplamak üzere bulunduğumuz salona gelen Cumhurbaşkanı’nın keyfi yerindeydi.

G-20 maratonunun yoğunluğuna dikkat çektikten sonra Trump görüşmesine atıfla “Sonu iyi bitti” dedi.

S-400’lerden bahisle, “Öyle zannediyorum ki, herhangi bir sıkıntı olmadan bu işi aşacağız” deyip konuyu bağladı.

Gelelim 35 dakikalık görüşmenin içeriğine dair kulis bilgilerine.

Kameralara açık kısımda Trump, Türk heyetini Holywood yıldızlarına benzetmişti.

Toplantıya geçildiğinde ise, kendi ekibini nasıl ‘zapt ettiğine’ dair iğneleyici laflar ediyor.

Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’u gösterip, “İşleri ona bıraksak bütün dünyayı işgal edecek” diyor.

Trump görüşme öncesi S-400 konusunda Türkiye’nin haklılığına vurgu yapan sözlerini içeride de tekrarlıyor.

Yalnız bir yerde “Haklısınız ama bizim de kanunlarımız var” diye bir cümle kullanıyor.

Beyaz Saray açıklamasında Başkan Trump’ın S-400 konusunda Erdoğan’a endişelerini ilettiği verisi vardı.

Ama görüşmede bulunan Türk heyetinde yer alan bir isim bunu yalanladı.

Trump’ın böyle bir beyanının olmadığını, Beyaz Saray’ın muhtemelen görüşme öncesi hazırlanan bir metni duyurduğunu dile getirdi.

Tuhaf bir durum.

Benzerlerine daha önce rastlamadık değil tabii.

Belli ki, ABD kurumsal yapısı, bastırmaya devam edecek, Suriye meselesinde olduğu gibi Trump’ın laflarının altını boşaltıp, allem edip, kallem edip kendisini istedikleri çizgiye çekmek için bütün yolları yine deneyecekler.

“LİDERLER DİPLOMASİSİ SONUÇ VERİYOR”

Trump’ın S-400 meselesinde Türkiye’nin tezlerini dillendiren bir noktaya gelmesinin de bir perde arkası var.

Ankara, başka meselelerde olduğu gibi bu alanda da bir süredir “Trump üzerinden ilerleme” stratejisi uyguluyor.

Strateji, Erdoğan’ın pazarlık yetenekleri ve bu konudaki güçlü performansı üzerine kurulu.

Kendisine sempatiyle yaklaştığını gizlemeyen Trump’ı ikna edip, kurumsal direnişe karşı başkanlık gücünü kullanmasını sağlama ve o kanaldan ilerleyerek kriz konularında Türkiye lehine çözümler üretme amacı güdülüyor.

Erdoğan’ın yakın kurmaylarından biri Cumartesi günü yapılan görüşmeyi bu stratejinin “üçüncü seansı” olarak nitelendiriyor.

Yani ABD Başkanı Osaka’ya gelmeden önce S-400 konusunda bir fikir edinmişti ve bu fikir, Erdoğan’ın daha önce kendisine dönük yürüttüğü ‘ikna sürecinin’ bir sonucuydu.

Konuştuğum Türk yetkili, bu son durumu “Liderler diplomasisi sonuç veriyor” sözleriyle açıkladı.

Sonuç?

Trump görüşmesinden arzu edilen, hatta belki daha fazlası elde edildi diyebiliriz.

En azından S-400’ler gelene kadar geçecek süre için Ankara’nın eli Cumartesi günü öncesine göre daha güçlenmiş görünüyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.