Yazarlar Gümüş Kurşun Hem Yunanistan hem Suriye

Gümüş Kurşun: Hem Yunanistan hem Suriye!..

Nedret Ersanel
Nedret Ersanel Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Türk-Amerikan ilişkileri ‘başka’dır artık. ‘Artık’ı aylardır yazıyoruz ama yeni delildir. Yerleşik kabullere basmadan yürümek hep zordur ve keskin bıçak saymak zorundayız…

Kelime, “ilişki”dir. Yunanistan’ın ABD üssüne dönüştürülmesi Türkiye’de, “Atina, Ankara’nın yerine ‘yedekleniyor’ sığlığında tartışılıyor. Türkiye’nin ‘yedeği’ Yunanistan olamaz çünkü ilk 11’de değiliz! Bu dahi yanlıştır, ‘director’e biat içerir. Sakatlık veya formsuzluk da değil. Öylesi de takımdasınız anlamına gelir. Sağlıklı ve tam formundayız. Ama takımda mıyız?..

ABD’nin derdi o zaten ve Yunan’a ilk kez üzülüyoruz; denize dökülmek gibi, hatta beteri diye yazıyorum, çocuklarının çocukları çekecek acıyı…

Amerikan lekesi öyledir, hem dağlar hem çıkmaz. Biz silerek çıkaramadık şimdi kazıyarak/kanatarak çıkarıyoruz…

***

Cumhurbaşkanı iki madde söylüyor; bir, artık benim için Miçotakis diye biri yoktur’.. İki, ‘Güney sınırlarımız boyunca 30 km derinliğinde güvenlik bölgeleri oluşturmak için başlattığımız çalışmaların eksik kalan kısımları ile ilgili yeni adımları da atmaya başlıyoruz”…

Suriye’yi sona bırakıyorum, Miçotakis yoksa, Oval Ofis’teki buluşmada Yunan bayraklı kravat takan Biden(opulos) var mıdır? Miçotakis konuşurken, 42 dakikada 37 kez alkışlayan Amerikan Kongresi var mıdır?..

Aylardır yazıyoruz hem de Akıl Odası’nda tartışıyoruz; Batı’nın sınırını Yunanistan’da bitirdiler. Hem Batı hem ABD sınırıdır. Hem NATO sınırı mıdır, bilmiyoruz! Onlar için tek dönüş, ‘eskiye’ yani, seçimlerde Erdoğan’ın kaybetmesidir. Onu bekliyorlar ona hazırlanıyorlar!..

İçeride destekleyecekleri her kimse, “Batı’nın sınırını Türkiye’nin ‘bittiği’ yere genişletecektir”e oynuyorlar…

***

Muhalefetin, -ayakları sallanıyorsa da artık ‘altılı masa’ deniyor, artı biri var, onu zaten saymıyoruz- İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye yazılma adaylığına ve Türkiye’nin reaksiyonuna sessizliğini tercüme etmeliyiz. Türkçe’ye çevirmekte sakınca yok çünkü 3’üncü Dünya Savaşı’nın konuşulduğu küresel krizi herhalde görmüyor olamazlar. ‘A öyle mi, aday mı olmak istiyorlar’ diyecek halleri yok…

Bilerek susuyorlar. Bir, aynı mahut sığlık; ‘konuşursak AK Parti’ye yarar’ aklı. İki, daha kötü, ‘Batı’nın yanındayız’a varıyor, ‘ABD’yle birlikteyiz’e geliyor…

Bu ülkelerin teröre destekleri yüzünden evlatlarımız ölüyor. Dış politikadan anlamayan parti sözcülerinin veya genel başkan yardımcılarının sade suya tirit açıklamalarıyla olacak işler değil. Her muhalefet partisinin tam ne dediğini, CHP, İyi, Deva, Gelecek, Demokrat, Saadet’in tek tek nerede durduğunu duymak istiyoruz…

Kaldı ki, bu konuya en gıllıgışlı yerinden girip muhalefet yapmak da mümkündür; “İsveç’in de Finlandiya’nın da, teröre kim destek veriyorsa hepsinin canına okuyun ama aynısını ABD’ye karşı da bekliyoruz, zehir orada” dersiniz, iş biter…

ABD Dışişleri diyor ki, “Türkiye’nin, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılım süreciyle ilgili yaklaşımı Ankara-Washington arasındaki ikili bir mesele değildir”. (ABD’nin bu iki ülkeye, ‘Türkiye’nin kaygılarını giderin’ diyerek, sanki onları yola sokuyor havası vermesi mide bulandırıcı. Kimi kime emanet ediyorsunuz?)

“Nasıl değil, İsveç ve Finlandiya’nın teröre/PKK’ya verdiği destek ABD’nin verdikleri yanında devede kulak. Hadi Ankara niye bekliyorsun, yanındayız” dersin, yine konu kapanır.

Ama, ‘seçime gidiyoruz’ diye ABD’ye, Biden’ın ‘o sözlerine’ yaslanıyorsanız.. Batı’yla kazanamayacağınızı yine öğrenirsiniz.

***

Ayarlarınızı ‘oraya’ göre yaparsanız, örneğin ABD’deki kasım ara seçimlerinde Biden topallamaya başlarsa da, hadi atlattı diyelim, Ukrayna savaşı şu veya bu şekilde sona erdiğinde Avrupa’nın nasıl bir ruh halinde olacağını kestiremiyorsanız da başınız yine dertte demektir. Çünkü Biden/ABD’nin kasımda tökezlemesiyle, savaş ertesi Avrupa’da aksaması aynı kapıya çıkar…

ABD başta, Avrupa dâhil Batı ekonomik olarak da savruluyor. Bunları sıradan, sütun dolsun için yazılmış haberlerden sayanlar -ilk örnekleri pandemide görülmüştü- bugün Amerika’nın, Almanya’nın “bebeklerini doyuracak mama” dahi bulamadığını not etmeliler…

“Amerika’ya bir şey olmaz” çapsızlığı, “Amerika’ya bir şey oldu”ğu için bugün Avrupa savaş yaşıyor gerçekliğine çarpmalı…

Washington ve Londra, Avrupa’yı, bilhassa Almanya ve Fransa’yı zar zor tutuyor. Hatta zorla tutuyor. Tıpkı Zelenski’ye yaptıkları gibi…

ABD’nin, Atlantik İttifakı’nın eksik parçasını tamamlama girişimi zayıf karnını oluşturuyor, hâlâ! Almanya ve Fransa, bu manada Batı’nın sınırlarında sorun yaşanmasından mutlu değil. Avrupa’nın dinamikleri Türkiye’nin oynamasına müsait. Macron’un yeniden seçilmesine Ankara’nın gösterdiği ılımlı yaklaşım bunun farkında olduğumuzu gösteriyor. Berlin-Paris, Türkiye tarafından siyaseten beslenebilir…

***

‘Eksik bırakılan yerleri tamamlamaya’ gelince.. Daha çok Suriye anlamalıyız, Kuzey Irak’taki son güvenlik harekâtı da öncülüdür!

Neden eksik kaldığımız ve verilen sözlerin neden tutulmadığının failleri Rusya ve Amerika’dır. Birini Ukrayna’da diğerini NATO’da yakaladık…

Harekât öncesinde ABD, Rusya, İngiltere ile görüşmeler yapılacağı anlaşılıyor. Tahran’ın nasıl reaksiyon göstereceği belirleyici değil ama yine önemlidir. Suriye’den Ukrayna için çekilen Rus askerlerinin/üslerinin İran tarafından ikame edildiği düşünüldüğünde, müstakbel operasyonun kıymeti daha iyi anlaşılacaktır.

Ve bu sefer ‘eksik-gedik’ bırakmayalım…

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.