Roma maçı bittiğinde İsmail Kartal’ın kafasında karar netti: İstifa edecekti.
Asıl problem saha içi değil de, sezon yeni başlamasına rağmen biriken yorgunluk, baskı ve yaşananlar ağır gelmişti. Kartal, görevini bırakmanın Fenerbahçe için daha doğru olacağını düşünüyordu. Çünkü kendisine yönetimden yeteri kadar destek geldiğine inanmıyordu. Bu yüzden yönetimin “devam et” çağrısı da ilk etapta fikrini değiştirmedi.
Çünkü bazen teknik direktörlük yalnızca taktik tahtasına isim yazmak değildir. O tahtanın başında bütün bir kulübün yükünü de taşırsınız.
Ta ki Aziz Yıldırım'ın devreye girip, 'Senin bırakman Fenerbahçe'ye zarar verir' sözlerine kadar..
Yıldırım’ın Kartal’la yaptığı görüşme, hikâyenin kırılma noktası oldu. Kartal’ı yeniden ikna etti. İsmail Kartal sadece bir teknik direktör değil. Bu camiayı en iyi bilen insanların başında da geliyor. O yüzden Fenerbahçe'nin başında yeniden sorumluluk alabilecek bir isim olarak sahaya geri döndü. Çünkü İsmail Hoca için kırmızı çizgiler net; Fenerbahçe'ye bir zarar gelmesin...
Belki de bu hikayenin en çarpıcı tarafı şu:
İsmail Kartal o gün görevi bırakmak istedi. Fenerbahçe ise onun bırakmasına izin vermedi.

