Sühreverdî’ye göre nûr estetiği

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 07/05/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Sühreverdî’ye göre nûr estetiği

Şemseddin Şehrezûrî, Hikmetü’l-İşrak Şerhi’nde mutluluğun da bağlı olduğu gerçek ilimleri “ zevkî-keşfî ilimler ve bahsî-nazarî ilimler” olarak ikiye ayırır.

Birincisi, anlamların ve soyut varlıkların doğrudan temaşasına dayanır; bu temaşa aklî kıyaslar ya da tanımlar yoluyla değil, işrâkî bir tarzda, ardı ardına zuhur eden nurlar sayesinde gerçekleşir.

Bu nurlar nefsi bedenden çekip çıkarır; nefs kendi hakikatini soyut bir varlık olarak müşahede eder ve ilâhî inayetle daha yüksek mertebelerdeki varlıkları da idrak eder. İşte bu, “zevkî hikmet”tir ve ancak ilâhî hakikatlere yönelmiş seçkin filozoflara nasip olur.

Şehrezurî’ye göre Antik Yunan’da zuhur eden “zevkî hikmet” sonraki filozoflarda zayıflamış; tartışma, analiz ve teorik ayrımlar ön plana çıktıkça, bu içsel tecrübe geri çekilmiştir. Buna dünyevî hırsların eklenmesiyle birlikte, zamanla söz konusu zevk azalmıştır.

Tam bu noktada, Şihabeddin Sühreverdî (İşrakî felsefe) ile yeni bir diriliş başlamış; o, unutulanı ihyâ eden, bozulanı düzelten, eskilerin işaretle bıraktığını açıklayan ve kapalı olanı açan bir hikmet kurucusu olarak temayüz etmiştir. Eski filozofları körü körüne değil, riyazet ve keşifle elde ettiği derin idrakle savunmuş; hem zevkî hem de bahsî hikmette kemâle ulaşmıştır. Onun eserleri, özellikle Hikmetü’l-İşrâk’ı, daha önce benzeri görülmemiş incelikler ve sırlarla doludur.

Şehrezûrî’ye göre bu eser, herkesin kolayca nüfuz edebileceği bir metin değildir; gizli bir hazine gibidir ve kendine mahsus yolları vardır. Bu yollara girmeyen, keşf ve müşahede yöntemine aşina olmayan kimse, onun sembollerini çözemez. Bu sebeple Sühreverdî’den sonra gelen pek çok faziletli kişi dahi bu hazinenin derinliklerine ulaşamamıştır. Yine de bu hikmete erişmek yani keşf ve müşahedeyi bizzat tecrübe etmek isteyen kimse için yol açıktır: Çünkü işrâkî hikmet, ancak yaşanarak ve içten idrak edilerek bilinir.

Şehrezurî’nin bu değerlendirmesini onun hazrete olan derin sevgisine yorarak, nur metafiziği ve bizim asıl konumuz olan nur estetiği planında oluşan gelenek esasında düşündüğümüzde Sühreverdî’nin bunların ilk ilkelerini belirleyen İbnü’l-Heysem ve İmam Gazzâlî ile o ilkeleri tasavvuf tefekkürü içinde sistemleştiren İbn Arabî arasında muhkem bir köprü olduğuna hükmederiz. Biz şimdi bu köprüde durarak, Sühreverdî’nin ibn Arabî’ye bıraktığı tefekkür mirasının, kendindeki karşılığını ve onun nur estetiğinin sanatla ilişkisinde öncekilere göre farkını belirlemeye çalışalım:

Sühreverdî’ye göre nur, tanımlanmaya muhtaç değildir. Çünkü tanım, bilinmeyeni bilinene yaklaştırmak için yapılır; hâlbuki nur, varlıkta en açık olandır. Ondan daha açık bir şey bulunmadığı için, onu kendisinden daha açık bir şeyle tarif etmek mümkün değildir. Nur, açıklığın kendisidir; kendisiyle görünür, başkasını da görünür kılar. Bu yüzden Sühreverdî’nin felsefesi, kavramdan önce zuhurla, yani açığa çıkma tecrübesiyle başlar.

Onun sisteminde varlık, nur ve karanlık arasındaki temel ayrım üzerinden düşünülür. Nur, kendinde apaçık olandır; karanlık ise nurun yokluğudur. Karanlığın müstakil ve olumlu bir varlığı yoktur; o, açıklığın eksilmesi, zuhurun çekilmesi, nurdan mahrum kalma hâlidir. Böylece bütün varlık düzeni, ışığın çokluğuna ve azlığına, açıklığın derecelerine göre anlaşılır.

Sühreverdî bu düzeni kurarken iki temel kavram kullanır: mücerret nur ve ârızî nur. Mücerret nur, hiçbir cisme, mekâna ve yöne bağlı olmayan saf nurdur. O, kendi kendisiyle kâimdir ve kendi hakikati bakımından açıktır. Ârızî nur ise bir cisme ilişen, bir taşıyıcıda bulunan ışıktır. Güneş ışığı, ateşin parlaklığı, yüzeylerde görülen aydınlık bu türdendir. Bunlar duyusal olarak algılanabilir, fakat kendi başlarına müstağni değildir; bir mahalle, bir berzaha, bir taşıyıcıya bağlıdır.

Burada “berzah” kavramı önem kazanır. Sühreverdî’de berzah, işaretle gösterilebilen cisimdir; yani duyular âleminde yer tutan, ölçüye, şekle ve yöne sahip olan varlıktır. Berzah kendi başına karanlıktır; görünür hâle gelmesi, ona ilişen nurla mümkündür. Bir cismin ışığı çekildiğinde karanlıkta kalması, onun kendiliğinden nur olmadığını gösterir. Bu yüzden cisimler, varlıklarını ve görünürlüklerini kendilerinden değil, kendilerine gelen nurdan alırlar.

Sühreverdî’nin metafiziğinde asıl keşfî nokta şudur: Kendi zâtını idrak eden her şey mücerret nurdur. Çünkü kendini bilmek, kişinin kendisine ait bir imgeye bakması değildir. İnsan kendi varlığını bir suret aracılığıyla bilmez; doğrudan bilir. “Ben” dediğimiz hakikat, kendi kendisine açıktır. Bu açıklık, nurun bizzat kendisidir. Dolayısıyla bilinç, karanlık bir cismin özelliği değil, nuranî bir hakikattir.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026