İfade özgürlüğü, sansür ve Instagram tartışmaları

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 05/08/2024, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
İfade özgürlüğü, sansür ve Instagram tartışmaları

Bilgi ve iletişimin merkezde olduğu bir küresel sistemin varlığı, dijital platformların güç temerküzünün de bir sonucu olarak okunabilir. Nitekim milyarlarca kullanıcının, oligopol medya mantığının dayattığı enformasyon mekaniğine tabi olması, sınırlı ve bağımlı bir iletişim ortamına neden olmaktadır. Her ne kadar bu tür platformlar ifade ve düşünce özgürlüğü üzerinden geniş ve farklı kitlelere alan açtıklarını söylese de gelinen noktada demokratik olmayan müdahaleler üzerinden tartışılmaktadır. Son dönemde seçimlere müdahale, gündem oluşturma ve yalan haber üzerinden tartışılan dijital platformların gelinen aşamada demokrasi açısından bir tehdit olarak algılandığı açık.

Son yıllarda regülasyonların yanı sıra siyasi yönüyle de gündem olan sosyal medya platformları oldukça sığ bir biçimde tartışılmaktadır. Son olarak Instagram’ın katalog suç kapsamındaki taleplere uymadığı gerekçesiyle uyarılması ancak platformun bu talebe karşılık vermemesi bir erişim engeli uygulamasını gündeme getirdi. Fakat tartışmanın bununla sınırlı olmadığı platformun İsmail Heniyye ile ilgili taziye mesajlarına bile tahammül edemediği, kişi ve kurumların bu minvalde yaptığı paylaşımlara sansür uyguladığı ve dünyadaki muhtelif örneklerde de görüleceği üzere anti-demokratik mekanizmalarla enformasyon akışını yönlendirdiği görülmektedir.

Burada önemli bir soru sormak gerekiyor. BTK bahse konu olduğu gibi katalog suçlarla ilgili bir bahis üzerinden mi yoksa genele teşmil edilebilecek bir antidemokratik tavırdan ötürü mü Instagram’a erişimi engelledi? Bu soru işareti, Türk kamuoyundaki tartışmanın seyrini belirlediği gibi konunun politize edilmesini de beraberinde getirdi. Tartışmayı politize eden temel neden ise teknik gerekçenin (katalog suçlar) yanı sıra Türkiye’nin İsrail sorununa ve İsrail’in Gazze’de Batı’nın koşulsuz desteğine yönelik eleştirel tavrı ile ilgili. Hatırlayacak olursak 7 Ekim’den bu yana İsrail’in terör eylemleri, askeri ve diplomatik olarak desteklenmekte ve bu destek dijital platformları kapsayacak bir ağa ulaşmaktadır. Dünyadaki en etkili dijital platformların sürecin başından bu yana İsrail lehine pozisyon alması ve Filistin’e destek olabilecek paylaşımları sansürlemesi, tek taraflı bir enformasyon akışına neden olmaktadır. Son olarak Avrupa Birliği ve ABD gibi ülkelerin Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmeleri gerekçesiyle META’ya bağlı platformların Heniyye ile ilgili paylaşımlara sansür uygulaması, bu platformların siyasileştiğine işaret etmektedir.
Türkiye’de sadece özgürlükler üzerinden tartışılan bu sorunun bir egemenlik mevzuu olduğu üzerine bahis açmak ve konuyu gelişmiş ülkeler ile dijital platformlar arasındaki tartışmayı dikkate alan bir bağlama taşımak sorunun
bütün boyutlarını görmemizi
temin edecektir.

Peki yarın Türkiye’deki herhangi bir parti ya da siyasetçinin Batı tarafından benzer bir muameleye tabi tutulması durumunda bu tür platformlar nasıl bir politika izleyecek? Hiç kuşku yok ki kendi çıkarları aleyhine oluşabilecek her durumda doğrudan ya da sofistike yöntemlerle engellemeleri gündeme getiren bu platformlar, demokratik olmayan modellerle bir siyasi baskı uygulaya-bilmektedirler. Fırat Kalkanı ve Barış Pınarı gibi operasyonlarda Türkiye’nin haklı tezlerini sosyal medya üzerinden haberleştiren kurum ve kişilere yönelik kısıtlamalar getirildiği, son yıllarda bazı önemli siyasetçilere paylaşımları gerekçesiyle ikazlar yapıldığı ve bu paylaşımların sansürlendiği bilinmektedir.

Türkiye açısından bir güvenlik tehdidi olan terör örgütleri için mümbit birer alan haline gelen dijital platformların tek taraflı bir terör tehdidi algısı olduğu açık. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Rusya’nın ABD ve Avrupa’daki enformasyon ağının karşılaştığı durumla Türkiye ve diğer bazı ülkelere yönelik tavır mukayese edildiğinde nasıl bir yönelim içerisinde olduğu da açıklığa kavuşmuş olacaktır. 2022 sonrasında Russia Today ve Sputnik gibi haber mecralarına erişim engelinin yanı sıra Youtube başta olmak üzere Facebook ve Twitter gibi mecralarda Rusya’ya karşı takınılan tutum ortada. Sadece Türkiye değil ABD örneğinde olduğu gibi Trump’ın 2020 seçimleri öncesinde hem Facebook hem de Twitter hesaplarının askıya alınması göz önünde bulundurulduğunda, bu platformların siyasete müdahale mekanizmaları olarak da kullanıldığı gerçeğini görmüş oluruz.

Bu noktada dikkate alınması gereken önemli hususlar söz konusu. Birinci olarak piyasayı domine ederek rekabeti olağan seviyelerin altına indiren oligopol piyasa mantığı ve buna paralel olarak ortaya çıkan bağımlı ilişki. Diğer bir sorun ise bu platformların siyasileşmesi sonucunda ortaya çıkan kısıtlayıcı eğilimler ve sansür mekanizmasının varlığıdır. Burada önemli bir soru var. Peki bu platformların demokratik olmayan usul ve yöntemlerine ilişkin nasıl bir strateji izlenmeli? Burada iki yönelim ağır basmaktadır. Bir tanesi regülasyon mantığını işletmek ve yasal yükümlülüklerini artırmak diğeri ise korumacı eğilimler. Türkiye’nin isteğe bağlı platformlar ve dijital ağlara yönelik regülasyonları yeterli olmasa da önemli bir seviyeye ulaşmıştır. ABD, Avrupa Birliği ve Hindistan’da TikTok örneğinde karşımıza çıkan korumacı perspektif ise güçlü devletlerin birbiriyle rekabeti içerisinde gerçekleşen eğilimler. Türkiye’nin buradaki temel motivasyonunun hem regülasyon alanındaki gelişmeleri takip ederek güncellemesi hem de alternatif mecralar çıkartabilecek bir konuma erişmesi olmalıdır. Her iki modeli eşgüdümlü biçimde takip etmek uzun vadede dijital platformlardan kaynaklı riskleri minimize edeceği gibi bu alandaki rekabette Türkiye’nin elini güçlendirecektir. Bu nedenle konuyu özgürlükler üzerinden daraltan tartışmalar yerine egemenlik gibi bir üst boyuta taşımak ve bu aladaki tavizleri bir egemenlik sorunu olarak gören anlayışa ihtiyaç var.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026