Sayın Cumhurbaşkanım, katılım finansta birleşme değil yeni faz gerekli

04:007/06/2026, Pazar
G: 7/06/2026, Pazar
Yusuf Dinç

Size bu açık mektubu hiçbir ajandam olmadan yazıyorum. İlmimin gereğini yapıyorum. Kamu katılım bankalarının birleştirilmesi haberini verdiniz. Stratejik bir hata yapmak üzeresiniz. Sizi bu anlamda yönlendiren raporlara alternatif olabilecek görüşler ne kadar aktarılmıştır bilmiyorum. Bir de benden dinleyiniz. Meşveret emrine mutiyim. Türkiye çoklu katılım finans kuruluşları yapısını korumalı. Daha 10 sene önce kurulan kamu katılım bankaları ilk 10 banka eşiğine geldi. Ziraat Katılım onbirinci,

Size bu açık mektubu hiçbir ajandam olmadan yazıyorum. İlmimin gereğini yapıyorum.

Kamu katılım bankalarının birleştirilmesi haberini verdiniz. Stratejik bir hata yapmak üzeresiniz. Sizi bu anlamda yönlendiren raporlara alternatif olabilecek görüşler ne kadar aktarılmıştır bilmiyorum.

Bir de benden dinleyiniz. Meşveret emrine mutiyim.

Türkiye çoklu katılım finans kuruluşları yapısını korumalı.

Daha 10 sene önce kurulan kamu katılım bankaları ilk 10 banka eşiğine geldi.

Ziraat Katılım onbirinci, Vakıf Katılım onikinci banka. Bazı bakımlardan birbirleriyle yer değiştiriyorlar. Bazı bakımlardan ilk ona da değiyorlar.

İlk 5 hedefi kurabilecek duruma ulaştılar. Ziraat Katılım 2030 hedefini bu şekilde ifade ediyor.

KOBİ’leri büyük yapacak, TÜBİTAK projelerine kaynak sağlayacak düşünsel kapasiteye dahi ulaştılar.

Hiçbir bankanın gitmediği coğrafyalarda temsilcimiz oldular. Somali’de askerimizin finansal ihtiyaçlarını karşılayacak kadar finans diplomasisinde rol yüklendiler.

Yerli bilimin finansmanını yaptılar.

Yeri geldi piyasayı regüle ettiler.

Sektörün hacmi ilk defa 100 milyar dolar oldu.

İslam iktisadı alanında ülkemizi eğitim merkezlerinden birisi yapacak sinerji dahi bu oyuncu çeşitliliğinden doğdu. Yetiştirdiğimiz misafir öğrenci sayısı binleri buldu.

Çokları sizin yaptığınız yolun, köprünün, altyapının farkında. Ama siz kamu katılım bankalarını kurarak Türkiye’ye hizmetlerinizin en başa yazılacak olanlarından bazılarını yaptınız.

Henüz kimse farkında değil.

Evet haklısınız, size de böyle hissettirmemiş olabilirler. Hatta “yalnızım” dediğinizde sizi yalnız bırakmış da olabilirler. Kapasiteleri yetmedi.

Ama biz biliyoruz ki siz bu 10 yılda yetişmekte olan bir jenerasyon için zemin kurdunuz. Faize, kumara ve ranta karşı oyun kuracak bir kuşak için sahayı hazır hale getirdiniz. Gerçekten çok büyük iş yaptınız.

İslam İşbirliği Örgütü üyesi ülkelerde (Batı’da değil) katılım finansa politik destek bir problemken siz tek başınıza sektörü sürüklemek için çaba sarfettiniz. İradenizin kuvvetini ve desteğinizin kıymetini anlayamadılar.

Kemlik kârım değildir, sektörün tüm paydaşlarına inayet bu yazı.

Şimdi de birleşme projesini önünüze koyarak desteğinizi ülkenin yararına değil, sıkışmış ve sıkışık bir sektör üretmeye yönlendiriyorlar.

Oysa size Türkiye’nin önünü açacak bambaşka projeler getirmeliydiler.

Başkasının stratejisinin hatası bu birleşme… İkna edici raporlar yazılmış olabilir. Bu raporların farklı bakış açılarıyla her maddesi çürütüle de bilir.

Sonuçta birleşme düşüncesi yerli stratejinin değil, dışarıdan ödünç alınmış bir verimlilik aklının argümanlarından başka neyi sunabilir ki?

Bu raporlar her bir katılım bankasının; açtıkları ağ, yetiştirdikleri kadro, taşıdıkları vizyon ve kurdukları uluslararası temas kapasitesini de sinerji hesaplarında denkleme katmış mıdır?

Kamu katılım bankalarını sadece finansal kurum olarak değil, çok amaçlı jeoekonomik ve jeofinansal araçlar olarak da değerlendirmiş midir?


Dünyanın ilk 20 ekonomisi arasında en düşük banka sayısının Türkiye’de olduğu üzerinde durmuşlar mıdır?

Bu durumun Türkiye’nin aleyhine ve Türk ekonomisinin zaafı olduğunu değerlendirmişler midir?

İslam merkezli medeniyetimiz çeşitlilikten beslenmiştir. Farklı renklerle birbirimizi yukarı çekmişizdir. Hatta birbirimizi yukarı çekmek medeniyetimizin asıl misyonudur. Biz iyi de yarışarak kazandık. Katılım finansta rakiplerden değil, kardeşlerden oluşan bir sektör kurduk. Kardeşçe yarışan yapılar nitelik üretti. İlk ona ulaşan sinerji 80 vizyonuna rağmen böyle ortaya çıktı.

Şimdi bu hamleniz ile iyi de yarışacak jenerasyonun önünü kapatmanız endişesi taşıyorum.

Katılım bankalarını kuran ve geliştiren jenerasyon vazifesini tamamlamıştır. 80 dönemi vizyonu bitmiştir. O eski vizyonlar bu medeniyet projesini daha ileri taşıyamaz.

Yeni jenerasyonun tam zamanı gelmiştir. Yeni Türkiye’nin vizyonuna adım uyduracak olan yeni kuşak hazırlanmaktadır. Yalnızım serzenişinize “yalnız değilsiniz” cevabını verecek olanlar bunlardır.

Sorunumuz nicelik değildir. Niteliktir. Niteliği artırmak için seçenek gerekir. İlk 5 banka arasına girmek için niteliğe seçenek bırakmak gerekir.

Kamu katılım bankaları operasyonel nesne değil, stratejik oyuncu çoğulluğunu ifade eder.

BlackRock’u değil, küresel finansı değil, başka muhatapları bulabiliriz. Onlar bizden sancağı kaldırmamızı bekliyor.

Başkalarınınkini değil, kendi post-politik ajandalarımızı takip edebiliriz. Daha demokratik bir finansal iklim kurabiliriz.


Finansta pazar değil, ev sahibi olabiliriz.

Her bir banka bize onlarca ülkenin kapısını açabilir. Her bir banka İstanbul’u finans merkezi yapacak yüzlerce anlaşma, ağ ve ilişki kurabilir.

Düşünü gördüğümüz günler bize uzak değil. İstikrar marşımızı yazacaksak katılım finans ile yazacağız. Aramızda ülkenin ve ümmetin iyiliği niyetini bozmayanlar var.

Biz size hakkı, siz bize sabrı tavsiye etme makamındasınız.

Bu mektupta amacım sadece bir birleşme kararına itiraz etmek değil, sabır hakkımı kullanmak isteğimi ifade etmek.

Çünkü katılım finansını Türkiye için sıkışık bir “sektör” olarak görmüyorum. Jeoekonomik ve jeofinansal çoğulluk sunduğunu herkesten iyi biliyorum. Yegâne finans diplomasisi ihtimalimiz olduğunu gece gündüz savunuyorum. Ve medeniyet ölçekli iktisadi kapasite geliştirmenin tek yolunun katılım finansın çeşitliliğinden ve uzmanlığından geçtiğini görüyorum.

#ekonomi
#finans
#yusuf dinç