CHP'de değişim 'evet; ama olmaz'
00:00, 21/10/2010, PerşembeG: Güncelleme: 01:15, 21/10/2010, Perşembe
Yeni Şafak
CHP'de değişim 'evet; ama olmaz'
Son günlerde yeniden CHP'yi konuşmaya başladık. Kemal Kılıçdaroğlu'nun partiyi demokratlaştırmak istediği yönündeki gayretin samimi olduğuna ikna olmaya çalışıyoruz sürekli ama olmu-yor. Olamıyor.
Kılıçdaroğlu'nun bu yönde adımlar atması için MYK'da zorlayan sayısı az da olsa insanın olduğunu biliyoruz ama bu partiyi değiştirmek için yetmiyor. Yetmeyecek de.
Birkaç nedenden dolayı.
1. 2011 Seçimleri: Artık 2011 seçimlerinin arifesindeyiz. CHP'de dönüşüm isteyenler, seçimlere bu dil ve söylemle girmenin imkânsızlığını ifade ediyorlar. Değişim için çıkış noktaları burası. Düşünceleri bu söylemle yeni Türkiye'yi taşıyamayız, AK Parti karşısında alternatif olamayız. Keşke bunu ifade edenler CHP'de bu dönüşümü başarabilse-ler. Bu değişime karşı çıkanlar muhtemelen son seçimlerde aldıkları oyu kaybedeceklerini düşünüyorlar. Keşke bunu göze alabilseler. Belki 2011 seçimlerinde yüzde 5-8 bandında bir oyu kaybedebilirler ama sonraki ilk seçimde daha yükseğini alabilirler. Çünkü böyle bir değişim, CHP'nin başkalaşması ve sollaşması olur ki, bu var olan CHP'den bir kopuş olur. Ama seçimlere az bir zaman kala bunu yapması mümkün değil. Çünkü;
2. Parti Meclis grubu ve yönetimi buna hazır değil: Bu tartışmayı üzerinde yürüttüğümüz parti CHP ve lideri de Kılıçdaroğlu olsa da parti yönetimi ve parti Meclis grubu 2007 seçim atmosferinde belirlenmiş ve o seçimlerde CHP+MHP formülünü bile gündemine almış bir parti grubundan bahsediyoruz sonuçta. Üstelik Kılıçdaroğlu başkan adayı olduğunda yanında partinin 2 numarası genel sekreter ve Baykal'ın 53 yıllık arkadaşı Önder Sav vardı. Evet son kurultayda bazı yeni isimleri yönetime aldı ama bu kadronun CHP'de ciddi bir değişim yaratma ihtimali çok zayıftır. Eğer bu değişim başlayabilirse CHP'nin öteki CHP olmaya doğru büyük bir adım atması olur. Mesela yeni CHP yönetiminin, Nur Serter, Necla Arat, Canan Arıtman, Onur Öymen'in olduğu yerde başörtüsü konusunda sahici bir adım atabilmesi mümkün olabilir mi? Bu isimlerin yasakçı bakışı ve bazılarının 28 Şubat'taki ikna odalarında yasakçı rolleri bu kadar açıkken CHP başörtüsünü çözebilir mi? Çözemez çünkü;
3. Delege hazır değil: Yine 2. maddeye bağlı olarak var olan delege yapısı Baykal'ın liderliği döneminde, o düşünsel yapıya uygun biçimde belirlenmiştir. Parti yukarıdan aşağıya şekillendiği için CHP'de mevcut delegenin de yeni CHP'ye çok sıcak bakması mümkün değildir. Ve bu insanların böyle bir değişimi taşımaları mümkün değildir. Değildir çünkü;
4. Parti örgütü hazır değil: Yapısal olarak parti örgütü de, üst yöneticiler tarafından belirlenmiş ve o belirleyicilerin siyasal anlayışlarına göre şekillenmiştir. Bu hali ile parti örgütü ile Baykal dönemindeki siyasal düşünüş arasında esaslı bir uyum söz konusudur. Bu yapının yenileşmeye ve yeni siyasal söylemi taşımaları hayli güçtür. Ve son olarak;
5. 2007 ve 2009 seçimlerinde CHP'ye oy veren seçmenler hazır değildir böyle bir dönüşüme: CHP'nin 2007 genel seçimlerinde oy tabanı “laiklik”, 2009 yerel seçimlerinde ise büyük ölçüde “AK Parti” karşıtlığı ortak ek-seninde buluşmuştur. Yapılan araştırmalardan görüleceği bu parti seçmenlerin demografik profilleri, sadece laiklik, modernlik, çağdaşlık gibi söylem düzeyinde değil aynı zamanda AK Parti karşıtlığına da dayanmaktadır. Buna ayrıca Ergenekon davalarına karşıtlığı da eklemek gerekiyor.
SEÇMENLERİN DEĞİŞİMİ ZOR
Bu seçmen profilinin de kısa sürede kolay kolay değişmeyeceği açıktır. Üstelik bu seçmenlere 2011 seçimlerinde yeni seçmenler eklenmesi kuvvetle muhtemeldir. Kimler mi? 1) Baykal gittiği için CHP'ye gelecekler, 2) CHP'ye Baykal yüzünden uzak duran Aleviler ve 3) sayısı az olsa da AKP karşıtlığı ekseninde CHP ile düşünsel koalisyonu zorunlu görebilecek İP, TKP, DP hatta ÖDP gibi parti seçmenleri. Ve olası baraj korkusu karşısında MHP'nin ulusalcı/milliyetçi kanadının seçmenleri...
Böyle bir eklemlenme CHP'yi yüzde 30 bandına taşıyabilir. Bu ise Önder Sav merkezli bir CHP'nin en çok isteyeceği koalisyondur. Ancak böyle bir CHP'nin siyaseten Türkiye'ye vereceği bir şey yoktur. CHP böyle bir koalis-yonla 2011 seçimlerini kurtarabilir ama bir sonraki seçimine iki parça olarak girmek zorunda kalabilir. Oysa CHP, eğer AK Parti karşısında kısa vadeli değil, uzun vadeli siyasal bir rakip olmayı istiyorsa 2011 seçimleri önemli bir fırsattır. Böyle bir değişim, CHP'yi başkalaştırır, Türkiye için yapıcı bir muhalefetin ve olası bir iktidar alternatifini ortaya çıkarabilir.
CHP'de böyle bir değişim başlarsa, yukarıdaki madde madde ifade edilen yapının ciddi biçimde değişmek zorunda kalır. Ve bu kez 1 nolu maddede (liderlik) yönetimi başlayacak siyasal değişim bu kez, son maddeden yani yeni bir seçmen kitlesinin CHP'ye yönelmesine başlar ve bunun sonucunda da 4 nolu madde (parti örgütü/teşkilat), 3 nolu madde (delege) ve 2 nolu maddenin (parti yönetimi) değişmesinin yolu açılacaktır. Burada en önemli değişim sadece siyaset yapma tarzında değil siyasal aktörlerde de olur ve yeni bir kuşak siyaset ile tanışabilir. Böyle bir değişim -ki bu büyük bir değişimdir- ilk seçimde istenen başarıyı sağlayamayabilir -ki bu ancak oransal düşüş olur ve CHP yine ana muhalefet olur- ama değişim güçlendirilerek devam ettiği taktirde sonraki ilk seçim başarı kaçınılmaz olur.
Burada şu soru sorulabilir. Eğer değişim sadece tepeden (liderlik) başlayacak bir söylem değişimi ile oluyorsa, bu diğer sol alternatiflerde mesela Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nde (EDP) neden olmuyor?
Bu önemli bir sorudur. Bu dönüşüm CHP'de olabilir, çünkü CHP tarihselliği ve örgütlülüğü ile solun önünde sol parti olmadığı için hem büyük bir engel hem de dönüştürüldüğü andan itibaren sahip olduğu örgütsel imkânlar ile de en büyük fırsattır.
Olur mu?
Referandumda 'yetmez ama evet' diyerek 'evet' oyu vermiştik. Bunu CHP'ye uygularsak; değişim mümkün mü? 'Evet ama olmaz'
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.