CHP'lilerin ideolojik açmazı

Yüksel Işık
00:00, 10/09/2007, PazartesiG: Güncelleme: 00:54, 10/09/2007, Pazartesi
Yeni Şafak
CHP'lilerin ideolojik açmazı
CHP'lilerin ideolojik açmazı

Baykal'a "çek git" diyenlerin toplumsal sorunlara karşı programatik duyarlılık gösterdiklerine ilişkin bir işaret görülmüyor.

1923'ün 9 Eylül'ünde Mustafa Kemal tarafından kurulan CHP'nin 84. yılı ilginç eylemliliklere sahne oldu. Sarıgül ekibinin "999" parolalı eylemine karşılık parti yönetimi Türkiye'nin dört bir yanından partilileri Anıtkabir'deki törene katılmaya çağırdı. Tarafların restleşmesi, hangi çağrının CHP'ye gönül verenler açısından daha kalabalık olacağı tartışmasıysa CHP'nin fasit bir daireye hapsedildiğine işaret etmek dışında bir anlam ifade etmiyor.

Aslında CHP'nin muhaliflerinin sahne alması açısından bu protesto bir ilk değil. Her seçimden sonra muhalifler, alınan sonucu yenilgi olarak değerlendirip, Baykal'ı istifaya davet ediyorlar. Baykal ise her seçim sonrasında çeşitli karşılaştırmalar yaparak, elde edilen sonucu başarı olarak gösteriyor. Her seçimden önce halkın talepleri, CHP açısından, "devlet elden gidiyor" dar görüşlülüğüne kurban edilirken, muhaliflerse kangren haline dönüşmüş bu problemi genel başkanın şahsına odaklaştırmaktan başka bir şey yapmıyorlar. 22 Temmuz'dan sonraki tartışmaların bir benzerinin 28 Mart yerel seçimleri sonrasında yapılmış olması da gösteriyor ki, taraflar mazrufu değil zarfı önemsiyor. Zira, CHP'nin muhalifleri, seçim dönemlerini sessiz sedasız geçirmeyi; seçim sonrasında alınan sonuçları Baykal'ın şahsıyla bütünleştirip eleştirmeyi bir politik manevra zannediyorlar. Oysa halk, birikmiş sorunlarına çözüm üreten politik bir sol kalkışma bekliyor.

ŞERİAT KORKUSU

CHP'nin bugünkü halini AKP'den bağımsız tartışmak mümkün görünmüyor. Zira AKP'nin, negatif bir süreci kendi lehine çevirebilecek yüksek oy oranını yakalamasında, başta CHP olmak üzere, diğer partilerin payının büyük olduğu görülüyor. AKP'nin hükümete taşınmasına, artan yolsuzluk ve yoksulluğun, had safhaya ulaşan işsizliğin, kangren haline dönüşen Kürt sorununun, inanç ve ibadet özgürlüğüne müdahale edilmesinin, köylülerin vahşi doğanın insafına terk edilmesinin, çalışanların enflasyona ezdirilmesinin yol açtığı bilindiğine göre, bu sorunlara çözüm üretmek yerine, her seçimde halkı "şeriat geliyor, devlet bölünüyor" öcüsüyle korkutmanın sonuç vermediği artık anlaşılmış bulunuyor.

Bir partinin demokratik yollardan iktidar olabilmesi için toplumsal talepleri doğru tahlil etmesi gerektiği biliniyor. Dünya hızla değişiyor; ancak CHP, kurucu iradenin, üç temel düşmanından biri olarak kabul ettiği İslamcılıktan hareketle "şeriat" ve bu arada Kürtlerin talepleri üzerinden "bölücülük" korkusunu ısrarla dile getiriyor. Bu da gösteriyor ki, bir tarafta inanç özgürlüğü, öte yandan kimliğini gizlemeden ortak toplumsal yaşama katılma talebinde bulunan halk ile CHP'nin gündemleri koşutluk oluşturmuyor. Ülke açlık, yokluk, yoksulluk ve kangren haline dönüşmüş sorunlarla boğuşurken, şeriatçılığın "Çağdaş Cumhuriyeti" ele geçirdiğine ilişkin gelişen milliyetçi retoriği öne çıkarmanın sonuç vermediği son birkaç seçimde anlaşılmış olması gerekiyor..

Muhaliflerinin CHP'ye yönelttiği eleştirileri anlamlı bir rotaya oturtabilmek için tartışmayı başlangıca götürmenin yararlı olacağı anlaşılıyor. '70'li yıllarda "düzen değişikliği"ni simgeleştiren CHP'nin bugün düzeni savunur hale gelmesindeki temel noktaları gün yüzüne çıkarmak gerekiyor. Nasrettin Hoca'nın kömürlükte yitirdiği yüzüğünü aydınlık bir alanda aramasındaki kıssa, CHP'deki bugünkü tartışmalar açısından önemli bir hisse olacağı anlaşılıyor.

28 Mart 2004 yerel seçimlerinden sonra CHP üzerinden sola ilişkin yapılan tartışmalar da gösteriyor ki, Türkiye hızla değişirken sola dair problemlerin bugün aynen tekrar edilmiş olması da, partinin iç dinamizmini (iktidarıyla muhalefetiyle) kaybettiğini gösteriyor. Bundan üç yıl önce yapılan tartışmalarda Tanju Tosun(31.03.2004, Radikal), solun toplam oy gücünün yüzde 20'lere sıkışmasının temel nedenini politik söylem ve temsil krizine bağlamıştı. Ayşe Kadıoğlu(30.03.2004, Radikal), solun, milliyetçilik ve devlet yörüngesinde olmak gibi iki kamburu bulunduğuna dikkat çekmiş; Ünsal Oskay (30.03.2004, Radikal) ise "modernleşme, hep devlet eliyle ve Batılılaşma fikri üzerinden yürütülmüş, halk sürecin dışında tutulmuştur" diyerek, bu tespiti doğrulamıştı.

Tosun, solun, "ideolojik anlamda çağdaş ve tutarlı, örgütsel anlamda demokratik, katılımcı bir siyaset tahayyülünü küresel gerçekleri yok saymadan, ama onların da esiri olmadan, örgütlerini yeniden yapılandırma konusunda mesai harcamadıkları sürece, içine girdikleri çıkmazdan kurtulmaları ve güçlenmeleri mümkün görünm(ediğini)" dile getirmesini; CHP yönetiminin dikkate almamış olmasının anlaşılır bir yanı olmamakla birlikte, CHP'ye muhalefeti, "sayın Baykal lütfen istifa edin" nezaketine(!) indirenlerin ilgi alanına girmemesi, size de tuhaf gelmiyor mu? O günlerde Ahmet İnsel de(1.4.2004, Radikal), CHP'nin ancak geçmişiyle, otoriter devletçi yapısıyla hesaplaşırsa bir umut oluşturabileceğini dile getirmişti. CHP yönetiminin geçmişiyle hesaplaşmak istemediği anlaşılıyor; peki ya bütün enerjisini Baykal'ı devirmek için harcayan muhalefete ne demeli? Acaba, aynı suda iki kez yıkanılmayacağını bilmiyor olabilirler mi?

DÜZEN DEĞİŞİKLİĞİ UNUTULDU

CHP gibi köklü bir partinin yaşadığı sıkıntıları aşabilmek için tartışmanın buradan yürütülmesi gerekiyor. '70'li yılların CHP'sinin halkta yarattığı umudun manivelasını "düzen değişikliği" vurgusu oluşturmuştu; bu vurgu oy artışının da asıl nedeniydi. 1989 yerel seçimlerinde SHP'nin, Kayseri dahil olmak, üzere bütün şehirlerde Belediye Başkanlığını kazanmış olması da "düzen değişikliği" umudunun dışa vurumuydu.

'89 yerel yönetimlerinin uygulaması, umudu hayal kırıklığına dönüştürünce, bugünkü CHP'nin baş aşağı gidişi de başlamış oldu. Bugünkü CHP, 12 Eylül'ün ve reel sosyalizmin yarattığı ideolojik yenilginin üstesinden gelmek için gerekli atılımlar içine girmesi gerekirken, örneğin din derslerini zorunlu hale dönütüren '82 Anayasası'nı, bilimi hiçe sayan YÖK'ü savunma refleksi geliştirdi; kangren haline dönüşen Kürt sorununun çözümünü askere havale etti; inanç özgürlüğü taleplerini görmezlikten geldi; kısacası ısrarla bu köhne düzeni korumak istedi.

Baykal'a "çek git" diyenlerin toplumsal sorunlara karşı programatik duyarlılık gösterdiklerine ilişkin bir işaret görülmüyor. Oysa iktidarı istemek için farklı toplumsal kesimlerin taleplerini bire bir anlamak gerekiyor. AKP'nin oylarının artmasında farklı toplumsal kesimleri anlama çabası bulunduğu anlaşılıyor. Solun önemli köşe taşlarından bir sakallı, "insani olan hiçbir şey bana yabancı değildir" demişti. CHP eksenli yürütülen ol tartışmasının ana hareket noktasını da sanırım "yabancılaşma" kavramı oluşturuyor. Sol, kendi doğal tabanının sorunlarına karşı yabancılık çekerken, "999" gibi cafcaflı sloganlar kullanmak, rutinleşmiş bir refleksin dışa vurumundan başka bir anlam taşımıyor. Açıkça görülüyor ki, CHP'nin açmazı, mazruf unutularak, zarf üzerinden tartışmaktan kaynaklanıyor.

* Araştırmacı – Yazar



Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026