DTP Türkiye partisi olmayı başarabilecek mi?

Murat Aksoy
00:00, 04/10/2009, PazarG: Güncelleme: 02:06, 04/10/2009, Pazar
Yeni Şafak
DTP Türkiye partisi  olmayı başarabilecek mi?
DTP Türkiye partisi olmayı başarabilecek mi?

Bugün yapılacak olağanüstü kongrede DTP'yi zor bir sınav bekliyor. DTP, ya Türkiye Partisi olma yolunda bir ilk adım atacak ya da demokratik açılım süreci sonunda giderek küçülen bir partiye dönüşecektir.

Demokratik açılım tartışmaları ile başlayan süreç içinde bugüne kadar en fazla bocalayan parti hangisi derseniz; cevabı açık: DTP. DTP, çünkü demokratik açılım süreci ile başlayan tartışmalarda kurumsal olarak en fazla gel-git yaşadığı için. DTP, çünkü yönetim düzleminde iki farklı üslubu, söylemi, dili bünyesinde kurumsallaştırdığı "eklektik denge"nin bir sorun olarak kendini iyice ortaya çıkardığı için.

Peki DTP neden bu kadar bocaladı bu süreçte? DTP'de bu toprakların partisi olarak, belki de ilk defa "siyaset yapmak" zorunda kaldığı için bu kadar bocalıyor olabilir mi?

O da yüzme bilmeden bir denize düşmüş olabilir mi?

AK PARTİ'NİN BAŞARDIĞINI DTP'DE BAŞARMALIDIR

Türkiye'de siyasetin, son yılları hariç tutarsak, belli bir kültürel kimliğe sahip olanların girebildiği bir alan olduğunu biliyoruz. Laik/Türk kimliğine dayanan bu kültürel kimlik bunun dışında en başat olan Kürt kimliği ve İslami hassasiyetler dayanan kültürel kimliği siyasetin yani kamusal alanın dışında tutulmuştur. Ancak 1960'lar ile somutlaşan modernlik krizleri farklılıklıların "kimlik" üzerinden siyasallaşmasına yol açmıştır. İslami kültürel kimlik, MNP-MSP ile başlayan sürecini bugün gelenek olarak SP'de, moderlik olarak AK Parti'de yaşamaktadır. Benzer biçimde önce sol içinde kendini konumlandıran Kürt kimliği 1980 sonrasında HEP ile başlayan sürüvenini bugün DTP olarak devam etmektedir. Her iki kimliği refarans alan partilerin ise fiili darbeler ve çoğunlukla Anayasa Mahkemesi kararlarının "Laiklik" ve "bölücülük" temel referansı ile kapatıldığını biliyoruz.

Kamusal alanının dışında bırakılan bu iki gelenek içinde İslami kimliği referans alan siyasallaşma 28 Şubat süreci sonrasında "yenilikçiler", "gelenekçiler" olarak ayrımlaşmaış ve kendilerine referans olarak İslami kimlik dışında AB'yi, demokratikleşmeyi ve sivilleşmeyi hedef alan talepleri siyasallaştıran soyunan AK Parti 2001'de kurulmuş ve 2002'de tek başına iktidar olmuştur. Gelenekçi siyasete dayanan SP ise bugün yüzde 2-4 bandında göreli olarak küçük bir kitle partisidir.

Kürt kimliği ve Kürt sorunu ekseninde kurumsallaşan siyasi partiler ise siyasal söylemini ısrarla bu kimlik üzerine kurmuş ve bir tür siyasetsizliği tercih etmiştir. Ve bunun sonucu olarak da; her seçimde benzer oy oranı ile siyasal temsil açısından güçlü ama etki açısından sınırlı bir güce sahip olmuştur.

Demokratik açılım süreci işte DTP'yi bu siyasetsizlikle yakalamış ve bir anlamda açığa düşmüştür. Çünkü demokratik açılım tartışmaları DTP'nin kendi meşruiyetini dayandırdığı Kürt sorunu çözmeyi yani Kürt kimliğinden kaynaklanan vatandaşlık, hak ve özgürlükler sorunlarını ortadan kaldırılmasını gündeme getirmiştir. DTP'yi açığa düşüren bu olmuştur.

DTP'nin siyaset üretmede, siyasi söylemde bu kadar bocalaması, Türkiye'nin çift kutuplu dünyanın yıkılmasında sonrasında karşı karşıya kaldığı belirsizlik durumuna benziyor. Çünkü çift kutuplu dünyada Türkiye Batı'nın müttefiki olarak siyaset yapmadan dış politikasını sürdürüyordu. 'Doğu Bloku ile flört' bir koz olarak elde tutuluyordu. Çift kutuplu dünyanın yıkılması ile başlayan tek kutuplu dünyada Türkiye, hem genel hiyararşi içinde hem de bölgesinde yükselmek, aktör olmak için siyaset üretmek zorunda kaldı. Şu anda AK Parti'nin yaptığı budur. Bu açıdan DTP'de demokratik açılımla bir anda belirsizlikle karşı karşıya kalmıştır. Bugüne kadar kürt kimliği üzerine inşa edilen ve Kürt sorunu etrafında siyasallaşan siyasal söylem artık partiyi ileriye götürmesi mümkün değildir. DTP başka adımlar atmak ve bir adaptasyon geçirmek zorundadır. Bunun yolu siyaset üretmekten geçiyor. Siyaset üretmek, Kürtlerin kendi içindeki farklılıkları ortaya çıkarma iradesi göstermesi; siyaset üretmek demek, çoğulculuğua tahammül etmek; Kürtler içinde ki çoğulluğun kendini siyasallaştırması; Kürt kimliği, Kürt sorunu dışında farklı sorun alanları üzerinde siyaset üretilmesi demek. Bu süreçte Abdullah Öcalan'ın bile itiraz ettiği gibi her fırsatta Öcalan'ı muhatap kılma çabası siyaset değildir. Silahlar sussun demek tek başına siyaset değildir.

YEREL YÖNETİMLER SİYASET ÜRETEMEDİ

AK Parti, bu açılımı ile Türkiye'deki siyaseti sivilleştirip, normalleştiriyor. Buna karşı DTP, bu süreçte bocalıyor. Çünkü DTP'nin Kürt kimliği dışında siyaseti yok. Oysa DTP, bölgede elinde tuttuğu yerel yönetim gücü ve deneyimi ile başka bir siyasal söylem ve siyasal kurumsallaşma üretebilirdi. Ancak bu da başarılabilmiş değildir.

Şunu kabul etmek gerek ki, hükümet tarafından başlatılan demokratik açılım süreci başarı ile ilerlerse, Kürt kimliği ve kürt sorunu üzerinden üretilen siyaset büyük ölçüde sona ermiş olacaktır. Bu Kürtler içinde hem sorun temelinde farklılaşma hem de ideolojik olarak farklılaşmayı kaçınılmaz kılacaktır.

Bugün DTP'nin olağanüstü bir kongresi yapılıyor ve bende bu kongreyi izleyeceğim. Bu kongrede nasıl bir yönetim oluşak bilmiyoruz ama şu konuda eminiz; DTP artık siyaset yapmak zorundadır. Yönetim düzeyinde kurulan "eklektik denge" uzun yol alma şansı yoktur. Kapalı kapılar ardında varlığını bildiğimiz farklılıkların, bu kongrede seslerini duymak ve bu insanları tanımak istiyoruz. DTP, ideolojik olarak yeri nedir, DTP içinde liberaller, demokratlar, muhafazkârlar var mıdır bilmek istiyoruz. Bu farklılıklar, bu sesler bastırılmadan duymak istiyoruz. Barışı isteyenlerin, demokrasiyi isteyenlerin seslerini daha güçlü duymak istiyoruz.

Bu yüzden bu kongre belkide bu yeni gerçekler göre bir kadro ve söylem üretmenin başlangıcı olabilir. Bu kongre DTP için Türkiye partisi olma yolunda bir ilk adım olabilir. DTP'nin Öcalan'ı muhatap kılma çabasına rağmen, Öcalan ısrarla DTP'yi siyasete davet ederken, DTP bundan ne kadar kaçabilir?

AK Parti'nin 2001'de yaptığı ideolojik dönüşümü DTP başarabilecek mi bilmiyoruz ama Türkiye'nin böyle bir dönüşüme ihtiyacı olduğu açıktır.



Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026