ASEAN masasında kalıcı sandalye: Türkiye’nin diyalog ortaklığı

04:00, 29/07/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 08:12, 29/07/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
ASEAN masasında kalıcı sandalye: Türkiye’nin diyalog ortaklığı
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım

Türkiye’nin ASEAN tarafından Diyalog Ortağı olarak kabul edilmesi, şüphesiz ki Türk dış politikasının kurumsal hafızasına yazılacak çok önemli bir diplomatik başarıdır. Ankara, yıllardır sürdürdüğü sabırlı diplomasinin meyvesini almış ve en önemli masalardan birine resmi bir statüyle oturma hakkı kazanmıştır.

Abdulkadir Aksöz - Doktorant, İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Güneydoğu Asya, yirminci yüzyılın ikinci yarısında küresel jeopolitiğin en kırılgan ve istikrarsız fay hatlarından biri olarak kabul ediliyordu. Soğuk Savaş’ın ideolojik kamplaşmaları, dekolonizasyon sürecinin sancıları ve iç çatışmalar nedeniyle uluslararası ilişkiler literatüründe sık sık “Asya’nın Balkanları” olarak nitelendirilen bu coğrafya, pek çok karamsar analizin odak noktasıydı. Ancak 1967 yılında Bangkok’ta bir araya gelen beş kurucu devletin (Endonezya, Malezya, Filipinler, Singapur ve Tayland) imzaladığı bildirgeyle temelleri atılan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), bölgesel iş birliği tarihi açısından ezber bozan bir yapıya dönüştü. Çatışmaların ve derin ideolojik ayrılıkların ortasında dış müdahalelere kapalı, fikir birliğine dayalı ve birbirlerinin iç işlerine karışmama prensibini merkeze alan “ASEAN Yolu” (ASEAN Way) isimli nev-i şahsına münhasır bir siyasi kültür inşa edildi.

BÖLGE ÜLKELERİ İÇİN BİR İSTİKRAR ADASI

Bugün ASEAN, 700 milyonu aşan nüfusu ve 4 trilyon dolara yaklaşan ekonomik büyüklüğüyle küresel düzeyde söz sahibi bir ekonomik blok haline gelmiş durumda. Bu sessiz ama derinden gerçekleşen yapı, bölge ülkeleri için bir istikrar adası yaratmakla kalmamış, aynı zamanda küresel güçlerin nüfuz mücadelesi yürüttüğü Asya-Pasifik bölgesinde “merkeziyet” (ASEAN centrality) ilkesiyle dengeleyici bir aktör olmasını sağlamıştır. Geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Türkiye’nin ASEAN bünyesinde “Diyalog Ortağı” olarak kabul edildiğini duyurması, bu geniş tarihsel ve jeopolitik bağlam içinde okunması gereken kayda değer bir gelişmedir. Bu adım Türkiye’nin dış politika pusulasındaki yapısal çeşitlenmeyi yansıtan bir sürecin somut bir neticesi olarak değerlendirilmelidir.

GÜNEY ASYA’DAKİ DİPLOMATİK GÖRÜNÜRLÜĞÜMÜZ ARTACAK

Türkiye, ASEAN ile kurumsal bağlarını 2010 yılında Dostluk ve İşbirliği Antlaşması’na (TAC) taraf olarak başlatmış, 2017 yılında ise “Sektörel Diyalog Ortağı” statüsünü elde etmişti. Ancak bu ortaklık, doğası gereği daha çok belirli teknik ve ekonomik alanlarla sınırlı kalan, siyasi ve stratejik istişare mekanizmalarının tam olarak işletilemediği bir ara formata işaret ediyordu. Bakan Fidan’ın ASEAN ülkelerine Türkiye’nin küresel vizyonunu aktarması ve bu temasların sonucunda “Diyalog Ortağı” statüsünün kabul edildiğini duyurması, ikili ilişkilerin artık daha kapsayıcı ve stratejik bir siyasi yapıya evrileceğinin en net göstergesidir. Diyalog Ortaklığı Türkiye’nin ASEAN’ın en üst düzey dışişleri bakanları toplantılarına, bölgesel güvenlik forumlarına ve zirvelerine düzenli ve kurumsal bir biçimde katılımını sağlayacak. Bu durum, Ankara’nın Güneydoğu Asya’daki diplomatik görünürlüğünü artırırken bölge ülkeleriyle de ASEAN şemsiyesi altında eş zamanlı temaslar kurma kabiliyetini genişletecektir.

EKONOMİK ENTEGRASYON HIZLANACAK

Meselenin ekonomik boyutuna bakıldığında ise ortada hem ciddi bir potansiyel hem de aşılması gereken yapısal zorluklar bulunduğu görülmektedir. Türkiye ile ASEAN ülkeleri arasındaki ticaret hacmi son yıllardaki ivmelenmeyle 16 milyar dolar seviyelerine yaklaşmıştır. Bakan Fidan’ın sadece Malezya ile ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarma hedefini vurgulaması, aslında bölgedeki toplam pazarın Türkiye için ne denli büyük bir fırsat barındırdığını işaret etmektedir. Zira 4 trilyon dolarlık devasa bir blokla 16 milyar dolarlık ticaret, mevcut potansiyelin henüz sadece yüzeyinin kazındığını göstermektedir. Diyalog Ortaklığı statüsü, tam da bu ekonomik entegrasyonu hızlandıracak siyasi şemsiyeyi ve bürokratik kolaylığı sağlaması açısından kritik bir işlev görecektir.

TÜRK SAVUNMA SANAYİİ ÜÇÜNCÜ BİR YOL SUNUYOR

Öte yandan Asya-Pasifik bölgesinin son yıllardaki en belirgin karakteristiği, ABD ile Çin arasındaki hegemonik rekabetin yarattığı güvenlik kaygılarıdır. Güney Çin Denizi’ndeki kıta sahanlığı ihtilafları, Tayvan meselesi ve artan silahlanma yarışı, bölge ülkelerini kendi ulusal güvenliklerini tahkim etmeye zorlamaktadır. Ancak ASEAN ülkelerinin büyük çoğunluğu, bu güvenlik arayışında Soğuk Savaş tarzı keskin bloklaşmalara girmekten imtina etmekte; ne bütünüyle Washington’ın güvenlik şemsiyesine teslim olmak ne de Pekin’in nüfuz alanına girmek istemektedirler.

Doğrusu Türkiye’nin savunma sanayisinde, özellikle insansız hava araçları (S/İHA) konusunda elde ettiği teknolojik sıçrama, ilişkilerin katalizörü olma potansiyeli taşımaktadır. Ankara, savunma kapasitesini güçlendirmek isteyen ASEAN ülkeleri için siyasi şartlar dayatmayan, bağımsız ve güvenilir bir üçüncü yol sunabilir. Türkiye’nin ürettiği sistemlerin muharebe sahasında kendini kanıtlamış olması, maliyet-etkinlik avantajı ve üretim kalitesi, Malezya ve Endonezya gibi ülkeler başta olmak üzere tüm bölgenin ilgisini cezbetmektedir.

ÖNÜMÜZDEKİ SÜRECİN ASLİ ÖDEVLERİ

Türkiye’nin ASEAN tarafından Diyalog Ortağı olarak kabul edilmesi, şüphesiz ki Türk dış politikasının kurumsal hafızasına yazılacak çok önemli bir diplomatik başarıdır. Ankara, yıllardır sürdürdüğü sabırlı diplomasinin meyvesini almış ve en önemli masalardan birine resmi bir statüyle oturma hakkı kazanmıştır. Nihayetinde bölgenin karmaşık siyasi dengelerini okuyabilen uzman sayısının artırılması, Asya dillerine ve kültürlerine yönelik akademik çalışmaların desteklenmesi, diplomatik misyonların kapasitelerinin güçlendirilmesi ve iş dünyasının kalıcı yatırımlara teşvik edilmesi önümüzdeki sürecin asli ödevleri olacaktır.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026