CHP''nin genetik çelişkileri ve sonun başlangıcı -2-

Prof. Dr. Enver Alper Güvel
00:00, 11/09/2014, Perşembe
Yeni Şafak
CHP''nin genetik çelişkileri ve sonun başlangıcı -2-
Gündem

Bu sorunun cevabı da merakla beklenmektedir. Zira bu anahtar soru evet ya da hayır cevabı ile aşılamadıkça, CHP, kendisiyle ve hatalarıyla yüzleşme fırsatı da bulamayacaktır. Bu sorunun cevabının evet olması CHP''nin geçmişi adına, hayır olması ise geleceği adına büyük bir felakettir. Bu soruya hayır diyen bir siyasal parti de gerçek bir sosyal demokrat parti olamaz; 1930''ların koşullarında tıkanmış faşizan bir Devlet Elitleri Partisi olarak kalır. Bu tıkanıklığın kaçınılmaz sonucu ise önce bölünme ve parçalanma; sonrasında ise tarih sahnesinden tasfiyedir.

27 Nisan 2007''de ise bu kez Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin Genelkurmay Başkanı aralarında anlaşarak CHP''nin iktidar yürüyüşünü baltalayabilmek için Genelkurmay''ın sitesinde bir muhtıra (ya da her neyse) yayınlanması üzerinde anlaşmışlar. Bu danışıklı döğüşe daha sonra Sabih Kanadoğlu 367 fetvasıyla, Anayasa Mahkemesi 367 kararıyla, dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal antidemokratik müdahaleyi destekleyen siyasal salvolarıyla ve 367''yi önleyebilmek için TBMM oturumlarına katılmayarak, ANAP ve DYP de CHP ile birlikte hareket ederek destek olmuşlar.

Böylece TBMM iradesini ipotek altına alıp Abdullah Gül''ün Cumhurbaşkanı seçilmesini engelleyerek 22 Temmuz 2007 seçimlerinde AK Parti''nin % 47 oyla hükümet olmasına yollar açılmış. Böylece Genelkurmay Başkanı, Deniz Baykal, Sabih Kanadoğlu, Erkan Mumcu ve Mehmet Ağar''la birlikte hareket eden AK-Parti yönetimi elbirliğiyle CHP''nin iktidar olmasını engellemiş. Üstelik CHP karşıtı bu oyuna halk da 21 Ekim 2007 Referandumuna katılımcıların %69, 36''sı gibi büyük bir çoğunlukla ''evet'' diyerek ortak olmuştur.

DARBELER AK PARTİ''Yİ İKTİDAR YAPMIŞ!

Kılıçdaroğlu''nun mantık dizgesine göre bu oyunlarda adı geçen herkes ve her şey CHP''ye karşıdır… Asanlar da asılanlar da, hapse atanlar da atılanlar da. Destekleyenler de muhalifler de. Demokratlar da otoriterler de… Siviller de militerler de. CHP''liler de Demokrat Partililer de… Emekli yasa uygulayıcıları da Anayasa Mahkemesi de. Tek amaçları CHP''yi iktidar yapmamaktır. AK Parti yönetimi de CHP''yi iktidar yapmamak uğruna CHP yönetimiyle, yüksek mahkemelerle, emekli onursal yasa uygulayıcılarıyla, Genelkurmay Başkanıyla, medya mensuplarıyla, SİAD''larla ve sivil toplum örgütleriyle her tür anlaşmayı yapmaya, gerekirse Adnan Menderes gibi kendine karşı darbe yaptırıp kellerini vermeye hazırdır…

Dahası. Ne demişti Kemal Bey: AK-Parti''yi de 12 Eylül iktidar yapmış. Bu nedenle 12 Eylül Anayasası''nı değiştirme girişimi olan 12 Eylül 2010 referandumuna hayır demişler. Durun hep beraber bu paradoksu da anlamaya, tevil etmeye çalışalım… 12 Eylül Anayasası, ''kötü'' ve değişmeli… 12 Eylül Anayasası''nı değiştirmeye çalışan AK Parti hükümeti de ''kötü'' ve değişmeli… Hatta… AK-Parti''yi de 12 Eylül iktidar yapmış… Öyleyse bunlar ''aynı'' kaynaktan, 12 Eylül Anayasası''ndan besleniyor… Öyleyse AK Parti''den kurtulmanın yolu referanduma ''Evet'' diyerek hemen 12 Eylül Anayasası''ndan kurtulmak değil midir? Hayır.

KILIÇDAROĞLU''NUN RAKI ÇIKIŞI

4 Eylül 2014 tarihindeki geleneksel olağanüstü kurultaylarında ortaya çıkan zihniyet de paradokslarla malul: Kılıçdaroğlu söyleminin en çarpıcı cümlelerinden biri şu: ''CHP''yi rakı sofralarında Türkiye''yi kurtaranlardan temizleyeceğim!'' Bu söylem hemen CHP''nin genetiğinden uzaklaşma olarak algılanmıştır. Nitekim bir kısım medya, anında bu işin sonunun hüsran olduğunu beyan ederek ''Kılıçdaroğlu''nun rakı temizliğine Mustafa Kemal de dahil midir?'' diye sormuştur.

Bu sorunun cevabı da merakla beklenmektedir. Zira bu anahtar soru evet ya da hayır cevabı ile aşılamadıkça, CHP, kendisiyle ve hatalarıyla yüzleşme fırsatı da bulamayacaktır. Bu sorunun cevabının evet olması CHP''nin geçmişi adına, hayır olması ise geleceği adına büyük bir felakettir. Bu soruya hayır diyen bir siyasal parti de gerçek bir sosyal demokrat parti olamaz; 1930''ların koşullarında tıkanmış faşizan bir Devlet Elitleri Partisi olarak kalır. Bu tıkanıklığın kaçınılmaz sonucu ise önce bölünme ve parçalanma; sonrasında ise tarih sahnesinden tasfiyedir.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026