Yıkılan mitler, kırılan putlar

Merve Şebnem Oruç
00:00, 02/05/2014, Cuma
Yeni Şafak
Yıkılan mitler, kırılan putlar
Gündem

Bu ülkede sermayenin sırtını dayayacağı, ''NATO''nun askeri'' bir ordu yok artık, ''devrim'' görünümlü darbe tezgâhlanamıyor. Gülen gibi taşeron örgütleriyle de bu iş olmuyor. Batı, Türkiye''de planladığı kumpası çok ittirince görünür hale geldi ve kendi putunu kendi devirdi. Artık ciddiye de alınmıyor.

Bir sene geçti gitti. Erdoğan karşıtı, hükümet devirmeye yönelik envaiçeşit girişimin üzerinden bir yıl geçti. Bahar geldi, Mayıs ayı da… Beraberinde, Güney''e akmadan önce ''devrim'' ihtiyacını karşılamak zorunda olan plaza ve holding çalışanları, ajans sahipleri, Starbucks müdavimleri, Schlotsky''s franchise zinciri dayanışmacıları, ana akım medya ''emekçileri'', İstanbul sermayesi destekli işçi sendikaları, CHP vekilleri ''1 Mayıs Emekçi ve İşçi bayramı'' için büyükşehirde sokaklara döküldü.

''Fakir ama AK Parti''den makarna almayacak kadar gururlu ve maalesef kısa boylu, gelişmemiş'' istisnaları hariç tutuyorum, yine ''devrim''e en uygun spor ayakkabılar giyilmiş, geçtiğimiz yılın ''Gezi modası'' eklerini aratmayacak havalı kıyafetler, makyaj ve saç modelleri seçilmişti. Tek sorun takılan maskeler ''çiçek çocuk'' yüzlerini, sırt çantalarına doldurulan taş ve bilyeleri sık aralıklarla fırlatmak zorunda kalmak üstü başı, eğilip yerlerden kaldırım taşı sökmek manikürü bozuyordu. Dün gün boyu takip etmeye çalıştığım uluslar arası kanallar ''İstanbul''da barışçı gösterilere polis müdahalesi'' haberi yapmak için çırpınıyor ama taş atan, molotof fırlatan, sağı solu yakan yüzü maskeli, ''militan görünümlü'' eylemcilerin kadraja girmelerine engel olamıyordu. Evet, beyaz Türkler gerilla olma yolunda büyük bir aşama kaydetmişti. Belki TÜSİAD sermayesi bu yaz Bodrum''da, Alaçatı''da, Kuşadası''nda yaz kampları açıp eğitim vermeye başlarsa bu iş olabilirdi. Demek ki umudumuzu kaybetmeyeceğiz, önümüzdeki etkinliklere bakacağız, olmadı önümüzdeki baharları bekleyeceğiz.

''SENİ ÖLDÜRMEYEN ŞEY GÜÇLENDİRİR''

Şaka bir yana, bir yılda oldukça fazla şey değişti. ''Çiçek çocuk''lar marjinalleşmiş, aslında ''maskelerini indirmişti''. Öte yanda da kayda değer değişiklikler vardı. Dün pencereden dışarı baktığımda ilk gördüğüm caddede orta yaşın üstünde bir amcanın sepete doldurduğu soğuk su şişelerini geçen polislere uzattığıydı. Caddedeki kamu bankasının camları bu kez yere inmemişti çünkü banka kepenk taktırmayı akıl etmişti. Gün boyu dört yol ağzında bekleyen polisleri izledim. Onlara yiyecek-içecek getiren teyzeler, yaklaşıp hal-hatır soran, sohbet eden gençler, onlardan durum hakkında bilgi alan gezintiye çıkmış çiftler, benim de görmeyi beklemediğim sahnelerdi. Bir yıl kurgulanan ''kitap okuyan kültürlü gençlere hunharca saldıran cahil ve vahşi polis imajı'' halk nezdinde yok olup gitmişti.

Sosyal medyada da durum farklı değildi aslında. Bildiğimiz ''yeminli'' hesaplar, Gülenci hesaplarla el ele hükümete yükleniyor, Türkiye''den ''olağanüstü korkunç'' haberler vermek için kendini hırpalayan belirli yabancı gazeteciler çırpınıyor ama onun ötesinde pek bir şey olmuyordu. Bir yıl önce üzülen, şok olan, panikleyen, yalan haberleri doğrusuyla düzeltmek için uğraşan hesaplar sakindi; hatta tezatlıklarla, provokatif paylaşımlarla dalga geçiyor, gırgır yapıyordu. Bir yıl çok şeyi değiştirmişti. ''Seni öldürmeyen şey güçlendirir'' misali, halk bu saldırılara karşı güçlenmiş, bağışıklık kazanmıştı. ''Helikopter gökten taş attı'', ''Polis gerçek kurşun kullandı'' türü provokasyonlar bir tek ''adanmış ruhlar''ı etkiliyordu.

AYAKLANMAK İÇİN ÖLÜM BEKLEYEDURUN…

Bu çırpınışlar, bu ''darbe'' beklentileri, bu boş umutlar ''vaka-i adiye'' haline geldi artık. Bir tarafta can kaybı yaşanmaması için dua edip onun haricinde olanları pek de umursamayan halk, diğer tarafta acı gerçekle yüzleşen ''ölüm olmadığı müddetçe'' olayları tırmandıramayacağını bilen kalabalık. 25 Mart günü Mehmet Ezer''in yaralanmasının üzerine sosyal medyada yazılanlar, ''Ayaklanma için ölüm bekler olduk'' tweet''leri ve onlar gibi nicesi neden oldu aslında bugüne gelinmesine.

Halk TV-Gülen yayın grubunun sınırsız hezeyan yayınları, öfkesini kontrol edemeyip yalancı çobana dönüşen gazeteci görünümlü provokatörler, iştahını göstermemeyi beceremeyen uluslararası medya başardı bunu. ''Avrupa ne der?'', ''Ya Amerika kızarsa…'' mitlerini kendileri yıkıyor, kendi diktikleri ''Batı''yla iyi geçinmek zorundayız'' putunu kendileri kırdılar.

Mısır''da darbeye ''Demokrasinin iadesi'' diyen, darbe sonrası katliamlara göz yuman, ardı ardına dakikalar içinde verilen idam kararlarına kıytırık açıklamalarla ''kınıyormuş'' gibi yapıp askeri teçhizat satmaya, maddi yardımlara devam eden Batı kendi ''demokrasi'' putunu kendi elleriyle yedi. Bir yılda bu coğrafyada yaşananlara bakarak Batı''nın Türkiye''de yaşananları kendi elleriyle köpürtüp gerçek insan hakları ihlallerine, trajedilere, katliamlara, işkencelere nasıl sessiz kaldığını gören halk kendi analizini yaptı.

KRAL ÇIPLAK

O yüzden Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck Türkiye''ye gelip ''liberal'' zannettiği ''sosyalist eskisi'' ODTÜ''de ''Demokrasi için endişeliyiz'' falan fişman tarzı konuştuğunda bir siyasi kriz falan çıkmıyor artık bu ülkede; en fazla ''Saçmalamış'' deniyor. İdamların normalleştiği, darbe karşıtlarının terörist ilan edildiği Mısır''da darbe rejimine maddi yardımlara devam eden Batı''nın, Ukrayna''da ''Pastayı bensiz bölüşemezsiniz'' deyip işine taş koyduğu için Rusya''ya paldır küldür yaptırım uygulamakta nasıl elini korkak alışmadığı görülüyor. Son yılların en korkunç insanlık ayıplarından birinin yaşandığı Suriye''yi sadece jeopolitik satranç tahtasında bir taş olarak kullandıkları fark ediliyor. Venezuela''da, Tayland''da ABD''nin zengin kesimlerin fakirlerin yaşam koşullarını yükselten iktidarlara karşı ayaklanmalarını nasıl destekleyip kışkırttıkları izleniyor. ''Myanmar''a niye demokrasi götürmüyorlar?'', ''Orta Afrika''da gözlerinin önündeki katliamlara Batılı askerler niye müdahale etmiyor?'' diye retorik ve kinayeli sorular soruluyor. Açılım üstüne açılım yapan, ülkesini kalkındıran, sınıf atlatan, çok değil on-on beş yıl önce hayal dahi edilemeyen hedefler koyup ulaşan, bulunduğu coğrafyanın umut ışığı olan bir lider neden yedi düvelin tek hedefi oldu, bu aleni bir şekilde görülüyor.

İsveçli bir bakanın İsrail''i ziyaret etmesinin ardından ülkesine dönüp ''Orada İsrail tarafından yürütülen korkunç bir apartheid (ırk ayrımcılığı) var'' dediği için nasıl topa tutulduğunu, süper güç Amerika''nın Dışişleri Bakanı''nın ''İsrail bu şekilde devam ederse apartheid bir devlete dönüşür'' şeklindeki politik ikazını bir gün içinde süt dökmüş bir kedi gibi geri çekmek zorunda kaldığını, düşünce kuruluşlarının ve senatörlerin onu özür diletmek için nasıl baskı yaptıklarını apaçık bir şekilde herkes an be an takip ediyor. Eski Alaska Valisi Sarah Palin''in ''Waterboarding (CIA''in basınçlı suyla havasız bırakmak suretiyle yaptığı ünlü işkence) bizim teröristleri vaftiz etme şeklimiz'' tarzı alaycı açıklamalarını herkes okuyor. Ve bu yüzden kimse Batı''nın demokrasi argümanlarına inanmıyor artık. Dahası, Batı''nın ne düşündüğünü umursamıyor. Bir yıl önce Erdoğan''a diktatör dendiğinde şok olan, böyle bir iftiranın nasıl atıldığına inanamayan insanlar, bugün bu iddialara gülüyor, ''He he'' deyip geçip gidiyor.

Bu ülkede sermayenin sırtını dayayacağı, ''NATO''nun askeri'' bir ordu yok artık, ''devrim'' görünümlü darbe tezgâhlanamıyor. Gülen gibi taşeron örgütleriyle de bu iş olmuyor. Batı, Türkiye''de planladığı kumpası çok ittirince görünür hale geldi ve kendi putunu kendi devirdi. Artık ciddiye de alınmıyor.

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026