Hatay’da iflas eden nakliye firmalarından biri Özer ailesine ait. Peremus Özer’in hem Suriye hem Hatay’da çalışan firmasında yalnızca 3 tır kalmış. “Esed ailesi Suriye’yi Muhaberat’ın cirit attığı bir yer haline çevirmişti. Bütün işlerimizi rüşvetle yürütüyorduk ve her yerde ajanlarla karşılaşıyorduk” diyen Özer, malları yakılınca Suriye defterini tamamen kapattığını söylüyor. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
11:15, 08/03/2016, SalıG: Güncelleme: 19:23, 08/03/2016, Salı
Suriye savaşının şoför tanıkları
Esed rejiminin baskısı Suriye-Hatay arasındaki nakliyat sektörüne de darbe vurdu. Birçok firma birer birer iflas ederken Sirkeci Tren Garı'nın hemen yanında bekleyen kamyoncular, Suriye'de başlayan savaş sonrasında önce güzergâhlarını değiştirdiklerini ardından silah taşımaya başladıklarını söylüyor. Gerçek Hayat Dergisi, Suriye savaşı ile işlerinden olan kamyoncuları anlatıyor.
2011’de tır şoförü Mecit Akdoğan’ın silahlı saldırıyla öldürülmesi, sınır kapılarının kapanması, Suriye’de malların gasp edilmesi, tırların yakılmasıyla kullanılan hatlara alternatif yollar çıkmasına neden olmuş. Hala istikrarın sağlanamadığı bölgede ekonomik krizin vurduğu firma sayısı 300’ü bulmuş durumda… (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Babadan kalma firmasını kapatıp deniz yoluyla nakliyeye yönelen Süleyman Öztaş 6-7 bin ailenin geçimini sağladığı sektörün neredeyse tamamen durduğunu söylüyor. Ayrıca “sınırda tam bir tiyatro yaşanıyor. Kobane diye bir şey çıktı, onlar ayrı çeteci, Müslüman olduğunu söyleyen soytarılar ayrı bir çeteci.” sözlerini de cümlelerine ekliyor. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Suriye’ye en son 2013’te giden Mehmet Kaya ise, Esed’ın adamlarının eline düştüğünde 58 gün sorguya çekildiğini vurguluyor. Türkiye’ye döndüğünde toprağı öptüğünü söyleyen Kaya’nın kuzeni YPG tarafından bacağından vurulmuş. Kaya’ya göre başına gelenlerin nedeni Türk olması. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Kaya cümlelerine şöyle devam ediyor; “şimdi Kobani’de bayram havası estiriliyor. Gidin Kobani’ye 'Ben Sünni Müslümanım yardım edin ‘ deyin, bakın bir el uzanacak mı? İstanbul’da alime bildiri tutuşturdular. Baktım üzerinde Demokratik Kobane Kantonu yazıyor. Bana bunu demokrasi diye yutturmayın. O demokrasi elinde ölüyorduk az daha.” (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Murat Toz ise yaşanan sıkıntılara İran güzergâhını da ekliyor. Diğer rotaların Suriye’ye alternatif olamadığını, alternatif olsa da Irak ve İran nakliye şirketleri için ekstra yakıt maliyeti çıktığını söyleyen Toz, yollarda soygunların arttığına da değiniyor. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Peremus Özer’in işçisi olarak çalışan Kasım, suriye ve Türkiye’nin yanyana mahalle olduğunu söylüyor. Kasım, “Eskiden sadece Esed terörü vardı, şimdi IŞİD ve YPG çıktı. Hepsi insanın canına kastediyor diyor.” (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
“Oraya giden yardım kuruluşlarını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna Kasım ve Murat Toz ortak yanıt veriyor. Onlara göre ‘İHH kahraman’. Suriye’de artık güvenli bölge yok. Bu sebeple İHH elini taşın altına koyuyor. “Onların götürdükleri sadece yardım değil, umut” diyorlar. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Başka bir kamyoncu ise; “bölgede yaşanan terör olayları biz nakliyecileri zor durumda bıraktı. PKK devletin aracı diye yakıyor ama kim kimin aracını nereden biliyor? Orada çok kamyonun ateşe verildiğine şahit olduk. Bir de biz yapmadık diyorlar. Peki, kim yaktı, devlet mi? Kimin yakasına yapışacaksın? Bir denetleme mekanizması yok. Devletin bu konuya acilen bir el atması lazım” diyerek durumun vahametini anlatıyor. (Fotoğraf: Sedat Özkömeç)
Gerçek Hayat Dergisi'nin yeni sayısındaki tüm dosya, röportaj, haber ve analizleri incelemek için gercekhayat.com.tr adresini ziyaret edebilirsiniz..

