
2006 yılında İsmailağa Camii’nde katledilen Bayram Ali Öztürk Hoca'nın cinayetine ilişkin konuşan Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, olayla ilgili 3 bin 600 sayfalık belge topladıklarını belirterek, karanlık cinayetin yeniden mercek altına alınmasını istedi. Hisar, soruşturma sürecinde çok sayıda delilin yeterince incelenmediğini, olayın organize bir yapı tarafından planlanmış olabileceğine dair güçlü şüpheler bulunduğunu savundu.
Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul cinayetlerin yeniden incelenmesi için kurduğu daire 2006 yılında İsmailağa Camii’nde katledilen Bayram Ali Öztürk Hoca'nın dosyasının aydınlatılması içinde ümit oldu. Şehit Bayram Ali Öztürk Platformu Başkanı Cumali Hisar, cinayete ilişkin 3 bin 600 sayfa belge topladıklarını belirterek karanlık cinayetin yeniden mercek altına alınmasını istedi.
ORGANİZE BİR YAPININ İZLERİ VAR
Yeni Şafak’a konuşan Hisar, cinayetin ardından başlatılan soruşturma ve yargı sürecinde dosyanın üzerinin örtülmeye çalışıldığını söyledi. Olayın oluş şekli, zamanlaması ve sonrasında yaşanan gelişmelerin organize bir yapının izlerini taşıdığını belirten Hisar, olay günü caminin ön sıralarına cemaatin tanımadığı insanların oturduğuna vurgu yaparak, bu kişilerin müdahale ettikleri katil Mustafa Erdal’ı dışarı çıkarmaya çalıştıklarına vurgu yaptı.
BELGELERİ ADLİ MERCİLERE SUNACAĞIZ
Dosyanın “meczup saldırısı” denilerek kapatılmak istendiğini ifade eden Hisar, “Dosyada çok daha derin bağlantılar olabilir. Olay sonrası adli merciler dosyaya önem vermedi. Kasıtlı ya da kasıtsız olarak cinayetin üstünün örtüldü. Çok sayıda kanıtla ilgilenilmedi. Olaya ilişkin 3600 sayfalık kanıt dosyası topladık, adlî mercilere bu kanıtları teslim edeceğiz” dedi.
AİLE MAHKEMESİ HÂKİMİ ŞÜPHELİLERİ SALDI
O dönem dosyayı inceleyen savcının camideki şüpheli kişileri gözaltına aldırdığını belirten Hisar, dosyaya bakan hakimin bu şüphelileri sorgusuz sualsiz serbest bıraktığını ifade etti. Hisar, kararı veren hakimin Aile Mahkemesi Hakimi olduğunu, bu duruma yaptıkları itirazın sonuçsuz kaldığını dile getirdi.
DETAYLI SORGU YAPILMADI
“Katili dışarıya taşımaya çalışan bu kişiler neden serbest bırakıldı?” diyen Hisar, “Katilin olay yerinden çıkarılmaya çalışılması tesadüf olarak açıklanamayacak kadar açık. Bu kişiler detaylı sorgulanmadı” değerlendirmesinde bulundu. “Olayın oluş biçimi, zamanlaması ve sonrasındaki gelişmeler birlikte ele alındığında; bu eylemin profesyonel bir çerçevede, iz bırakmamaya yönelik bir plan dahilinde gerçekleştirilmiş olabileceği ihtimali öne çıkıyor” ifadelerini kullanan Hisar, “HTS kayıtları incelenmemiş, tutarsız ifadeler irdelenmemiş, süreci sabote etmeye çalışanlar sorgulanmamış, camide olan kişilerden birinin yurt dışı bağlantısı var, bu araştırılmamış. Bunlara bakılması lazım” sözlerini sarf etti.
ÇOK SAYIDA SUİKAST GİRİŞİMİ OLDU
Öztürk Hoca’nın daha önce de saldırı girişimine maruz kaldığına işaret eden Hisar, şunları anlattı: “Öztürk Hoca’nın yakın çevresinden Koyuncu İsmet’in beyanına göre Küçükköy Mevlâna Camii’ndeki bir sohbet sonrası şüpheli bir şahıs hocaya yaklaşmış, fark edilmesi sonrası kaçarken belinden bıçak düşürmüş. Ölümünden birkaç hafta önce Tekirdağ’daki sohbet sırasında benzer bir suikast girişimi engelledi. HTS kayıtlarına göre hem bu girişimde hem de cinayet günü Bağcılardan belli çevreler olay yerindeydi.”
KATİLİN NOTLARI KAYIP
Hisar, olay günü caminin ön sıralarında bulunan bazı isimlerin saldırgan Mustafa Erdal ile bağlantılarının araştırılmadığını, o gün olay yerinde olan kardeşi Yakup Erdal'ın HTS kayıtlarına da bakılmadığını ifade ediyor. Katilin yakın çevresi ile görüşmelerinin de incelenmediğini ifade eden Hisar, Erdal’ın evinde bulunan 60 sayfalık notun dosyada karartıldığını söyledi. Hisar, Türkiye’nin hafızasında derin yara bırakan bu cinayetin bütün yönleriyle yeniden soruşturması gerektiğini dile getirdi.









