
Çalışanların şirket cihazlarındaki dijital mahremiyetini güvence altına alan Yargıtay, iş dünyasında dengeleri değiştirecek emsal bir karara imza attı. İş için tahsis edilen telefonlardaki kişisel mesajların ve WhatsApp yazışmalarının işveren tarafından izinsiz okunmasına kesin bir çizgi çeken yüksek mahkeme, çalışanın özel hayatının patronun mülkiyet hakkından üstün olduğuna hükmetti.
Günümüz çalışma hayatının tam merkezinde yer alan dijital teknolojiler, işveren ve çalışan arasında yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getiriyor. İş için tahsis edilen telefon, tablet veya bilgisayarların çalışanın özel hayatını izleme hakkı verip vermediği konusu, Yargıtay'ın son kararıyla netliğe kavuştu. Sosyal Güvenlik Uzmanı İsa Karakaş'ın Türkiye Gazetesi'ndeki köşe yazısında detaylarını paylaştığı bu emsal karar, iş yerinde WhatsApp ve benzeri iletişim araçlarını kullanan milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiriyor.
Dijital mahremiyet mülkiyet hakkından üstün tutuldu
Sosyal medyada sıkça yankı bulan ve mahkeme koridorlarına taşınan birçok vakada, işverenlerin personele sağladığı akıllı cihazları mesai takibi veya iş kalitesini ölçmekten ziyade, özel hayatı gözetlemek amacıyla kullandığı görülüyor. Yargıtay, tam da bu noktada çalışanları derin bir nefes aldıracak çok kritik bir hukuki çizgi çekerek, işçinin dijital mahremiyetinin patronun cihaz üzerindeki mülkiyet hakkından daha üstün olduğuna hükmetti.
5 yıllık çalışanın zorlu mücadelesi
Emsal karara konu olan davanın merkezinde, özel bir şirkette 5 yıllık bir çalışan olan mühendis yer alıyor. Genç mühendis, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde çalışma koşullarını modern bir kölelik düzeni olarak tanımlayarak, eğitimini aldığı unvanı dışındaki işlerin kendisine zorla yaptırıldığını ve hak ettiği primlerin üzerine yatıldığını vurguladı. Ancak işçi ile işveren arasındaki bardağı taşıran asıl olay, iş sözleşmesinin feshedildiği gün yaşandı.
El konulan telefon ve manevi tazminat talebi
İşveren yetkilileri, sözleşmeyi haksız yere feshetmekle kalmayarak mühendisin kullanımında olan ve içerisinde şahsi verilerinin bulunduğu şirket telefonuna zorla el koydu. Çalışanın kişisel bilgilerini ve özel mesajlarını silmesine dahi fırsat verilmeden tüm yazışmaları izinsiz bir şekilde okundu. Uğradığı psikolojik baskı ve mahremiyet ihlali karşısında adliyenin yolunu tutan işçi; kıdem, ihbar, yıllık izin ve prim alacaklarının yanı sıra kişilik haklarına saldırı düzenlendiği gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulundu.









