Mavi Vatan artık daha güçlü: Libya’dan 7 yıl sonra tarihi onay
04:00, 21/10/2026, ÇarşambaG: Güncelleme: 04:24, 21/10/2026, Çarşamba
Yeni Şafak

Türkiye-Libya deniz yetki alanları
Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin 2019’da imzaladığı deniz yetki anlaşmasını onayladı. Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de elini güçlendiren bu karar, sismik araştırmalar, sondaj faaliyetleri ile enerji yatırımlarında yeni iş birliklerinin önünü açacak.
Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları üzerindeki mücadelede Türkiye açısından önemli bir gelişme yaşandı. Libya’nın doğusundaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile dönemin Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında 27 Kasım 2019’da imzalanan Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’na onay verdi. Oy birliğiyle kabul edildiği bildirilen anlaşma, yıllardır mutabakata karşı çıkan doğudaki siyasi otoritenin tutum değiştirmesi bakımından önem taşıyor. Böylece daha önce yürürlüğe giren mutabakat, Libya’nın doğusundaki yasama organının da siyasi desteğini kazanmış oldu.
İLİŞKİLERDE YENİ SAYFA
Libya Temsilciler Meclisi, deniz yetki alanlarına ilişkin mutabakatı kabul etmesinin yanı sıra Türkiye ile ilişkileri hedef alan 2020 tarihli boykot kararını da oy çokluğuyla yürürlükten kaldırdı. Libya’da 2014 yılından itibaren derinleşen siyasi bölünme nedeniyle Trablus merkezli hükümet ile doğudaki Temsilciler Meclisi, Türkiye ile yapılan anlaşmalara farklı yaklaşımlar sergiliyordu. Halife Hafter’e yakın siyasi çevrelerin geçmişte karşı çıktığı mutabakatın kabul edilmesi, Ankara’nın ülkenin doğusundaki aktörlerle son yıllarda geliştirdiği diplomatik ve ekonomik ilişkiler açısından önemli bir aşamayı oluşturuyor. Karar, iki ülke arasındaki iş birliğinin Libya’nın farklı siyasi merkezleri tarafından desteklenmesine yönelik yeni bir zemin oluştururken, ülkedeki siyasi bölünmenin bütünüyle sona erdiği anlamına gelmiyor.
STRATEJİK ADIM
Türkiye-Libya mutabakatı, karşılıklı kıyılara sahip iki ülkenin Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını belirleyen bir sınırlandırma düzenlemesi niteliği taşıyor. Anlaşmayla Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığına ilişkin batı sınırlarının bir bölümü belirlenirken, iki ülkenin karşılıklı deniz yetki alanı iddiaları hukuki bir çerçeveye kavuşturuldu. Ankara, bu düzenlemeyi Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) bölgedeki tek taraflı girişimleri karşısında stratejik bir adım olarak değerlendiriyor. Türkiye’nin uzun yıllardır savunduğu hakkaniyete dayalı sınırlandırma yaklaşımına dayanan mutabakat, ülkenin Doğu Akdeniz’deki enerji ve denizcilik faaliyetlerinden dışlanmasına yönelik girişimlere karşı diplomatik dayanaklarından birini oluşturuyor. Libya Temsilciler Meclisi’nin son kararı da Ankara’nın bu konudaki siyasi pozisyonunu güçlendirebilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Türk Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada da, "Söz konusu Mutabakat Muhtırası uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözetmekte olup ülkelerimiz arasındaki işbirliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlamaktadır" denildi.
GÖRÜŞ AYRILIKLARI SÜRÜYOR
Kararın ekonomik etkilerinin en fazla hissedilebileceği alanların başında petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri geliyor. Son onay kararı, özellikle Libya’nın doğusundaki enerji potansiyelinin değerlendirilmesi ve Türk şirketlerinin bölgedeki olası projelere katılımı bakımından önem taşıyor.
Anlaşma, Doğu Akdeniz’deki deniz sınırlandırması konusunda Yunanistan ve GKRY ile yaşanan anlaşmazlıklar bakımından da önem taşıyor. Türkiye, Yunanistan’ın özellikle Girit ve Meis gibi adalara geniş deniz yetki alanları tanınmasını öngören yaklaşımının kendi kıta sahanlığı haklarını sınırlandırdığını savunuyor. Sevilla Haritası olarak bilinen sınırlandırma yaklaşımına karşı çıkan Ankara, ana kara kıyılarının uzunluğunun, karşılıklı kıyıların konumunun ve hakkaniyet ilkesinin dikkate alınmasını istiyor. GKRY’nin 2003'ten itibaren Mısır, Lübnan ve İsrail ile yaptığı deniz yetki alanı anlaşmalarına da itiraz eden Türkiye, Kıbrıs Türklerinin bölgedeki doğal kaynaklar üzerindeki haklarının gözetilmesi gerektiğini vurguluyor. Atina ise adaların kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge haklarına sahip olduğunu belirterek Türkiye-Libya mutabakatının kendi deniz yetki alanı iddialarıyla çeliştiğini öne sürüyor.
YENİ AŞAMA
Karar, Türkiye ile Libya arasındaki siyasi ve ekonomik iş birliğinin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek olsa da diğer kıyı devletleriyle yaşanan anlaşmazlıkları kendiliğinden çözmüyor. Bölge ülkelerinin diplomatik tutumları, enerji yatırımları ve deniz yetki alanlarına ilişkin olası müzakereler, Doğu Akdeniz’deki yeni dengelerin şekillenmesinde belirleyici olacak.

Dünya
Libya'nın onayladığı Türkiye ile deniz yetki muhtırası Yunanistan'ı panikletti: Ankara'ya ikinci kez yenildik

Dünya
Türkiye ile Libya'nın deniz yetki anlaşması AB'yi çıldırttı: Yunanistan ve Kıbrıs'ın yanındayız

Gündem
Dışişleri Libya'nın 'deniz yetki' kararını memnuniyetle karşıladı
