Hayat 100 yıl sonra Türk askeri Katarda

100 yıl sonra Türk askeri Katar’da

Haber Merkezi Yeni Şafak
Emrah Usta - Analist

Libya ve Suriye gibi önemli bölgesel konularda geniş işbirliğine sahip Türkiye ve Katar, ilişkilerini askeri alanda daha da geliştirmek adına önemli bir adım attı. Türk Silah Kuvvetleri'nin, Katar'da konuşlandırılmasını öngören işbirliği anlaşması geçen gün Resmi Gazete'de yayımlandı. 10 sene yürürlükte kalması öngörülen anlaşma kapsamında, terörizme karşı mücadele olmak üzere hava sahalarının ve limanların kullanılması ile ülke topraklarında asker konuşlandırılmasına kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Böylelikle, Türkiye (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hariç) yurtdışında ilk kez yabancı bir ülkede askeri üs edinme imkanına da sahip oluyor. Bu askeri üssün jeopolitik, enerji ve askeri güç açısından Türkiye'yi bölgesel rakipleri karşısında önemli bir avantaj sağlayacağını söylemek yanlış olmaz. Bu anlaşma ile Türkiye, 100 yıl sonra ilk kez Körfez bölgesinde askeri bir varlığa sahip olacak. Elbette bu anlaşma Katar'a da bir savunma ve güvenlik şemsiyesi oluşturacaktır. Katar, Arap Baharı ile başlayan süreçte, Libya, Mısır ve Suriye de müdahaleden güvenliğe doğru bir modeli benimsemeye başlamıştı. Filistinli lider Halid Mesal, Müslüman Kardeşler için önemli isimlerden olan Yusuf Al Kardawi ve Suriye muhalefetine ilişkin önde gelen isimlerin Katar'daki varlığı nedeniyle, bu ülkenin Suudi Arabistan'ın yoğun baskısı altında olduğu biliniyor.

ÜÇÜNCÜ BOYUT: GÜVENLİK

Özellikle son dönemde Katar Emiri Tamim ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında gelişen yakın dostluk, Türk- Katar ilişkilerine pozitif anlamda yansıyarak, iki ülke arasındaki ilişkileri bölge için bir model ortaklığa evriltti. İki ülke arasındaki ilişkiler hem siyasi hem de ekonomik alanlarda dikkat çeken gelişmeler göstermiş olması bu çerçevede şaşırtıcı olmasa gerek. Öyle ki geçtiğimiz aylarda imzalanan 1,2 milyar metreküplük doğalgaz anlaşmasıyla, iki ülke enerji alanında stratejik işbirliği kurmuş oldu. Keza Kuveyt, Bağdat ve Kuzey Irak'tan Türkiye'ye girişi düşünülen boru hattı projesi de her iki ülke için önemli olduğu kadar, Körfez sermayesinin Avrupa ve Akdeniz'e de açılımı anlamına geldiğini buraya not etmek gerek. Her iki ülkenin Stratejik Konsey oluşturma çabaları da, ilişkilerdeki siyasi düzeyin ne denli yüksek seyrettiğinin de göstergesi. İki ülke arasında imzalanan askeri işbirliği anlaşması ile siyaset ve ekonomi temelli yürüyen ilişkilere, üçüncü bir boyut, güvenlik de eklenmiş oldu.

KÖRFEZ'DE DENKLEM
YENİDEN KURULACAK


Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Katar ve Türkiye arasındaki bu anlaşma öncelikle istihbarat paylaşımı, askeri işbirliği ve iki ülkenin birbirinin topraklarında asker konuşlandırmasına imkân veriyor. Böylece Türk askeri, Osmanlı'nın 100 yıl önce terk etmek zorunda kaldığı, Bağdat Vilayetinin Nacid Sancağına bağlı Katar kazasına geri dönüyor. Katar, Osmanlı döneminde küçük bir kaza iken bugün ekonomisi ve medyasıyla dünyaya açılmış bir ülke. Bu açılım döneminde, zaman zaman 1990'dan beri sınır sorunu yaşadığı Suudi Arabistan'ın şemsiyesi altına girse de, Körfez ülkeleri blok halinde, İran tehlikesine karşı Amerikan güvenlik şemsiyesinden çıkmamaktadır. Bilindiği üzere ABD'nin, geniş ortadoğu operasyonlarını yönettiği Merkezi Komuta Kuvveti (CENTCOM) Katar'da bulunmaktadır. Katar'ın Türkiye ile yaptığı askeri anlaşma sonucu Türk askerinin bu ülkede göstereceği varlık, Katar'ın için yeni bir opsiyonun doğmasına da sebep olmuştur. Türkiye'nin Körfez'de göstereceği askeri varlık yalnız İran'I değil aynı zamanda Suudi Arabistan'ın da bögeye dönük ihtiraslarını dengeleyecek bir unsuru oluşturma potansiyeline sahip. Özellikle Riyad'ın, başta Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn'deki hakimiyeti; ve aynı hakimiyetinin Katar üzerinde kurulmak istenmesine karşı önemli bir emniyet sübabı görevi görecektir. Türkiye'nin Katar'daki askeri ve siyasi varlığını geliştirmesi, Körfez'deki dengelerin yeniden oluşmasının da yolunu açacaktır.

100 YILLIK PARANTEZ KAPANIYOR

Türkiye ve Katar ittifakı İran'ın Körfez'de artan etkisi, Suudi Arabistan baskısı ve Amerika'nın İran politikalarında esnekleşmesi ve Afrika'da artan Çin etkisi açısından da önem taşımaktadır. Askeri gücü büyük olmayan Katar için Türkiye ile girilen güvenlik işbirliği önemli fırsatlar içeriyor. Özellikle hem ordusu hem de savunma sanayii bakımından bölge güçlerine olan bağımlılığını ortadan kaldıran bu anlaşma ile Katar, Türkiye üzerinden NATO ile gelecek ortaklık programları için de kapıyı sonuna kadar açmaktadır. Körfez'de kara ve deniz gücü Türkiye'nin güvenlik projeksiyonları açısından önem taşımaktadır. Türkiye'nin Körfez bölgesine kalıcı olarak yerleşmesinin önünü açan bu anlaşma aynı zamanda ülkeyi, küresel enerji güvenliği konusunda da söz sahibi yapacak bir konuma yükseltiyor. Tüm bu çerçevede Türkiye'nin, Katar ile yürürlüğe koyduğu askeri işbirliği, 100 yıl önce açılan parantezin kapanmaya başladığını da bize net gösteriyor.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.