Adını bile anmayarak 20 yılda üç kanseri yendi

10:54, 20/06/2019, PerşembeG: Güncelleme: 10:57, 20/06/2019, Perşembe
IHA
Adını bile anmayarak 20 yılda üç kanseri yendi
Dilek Çağdaş, çevresi ve doktorları tarafından ‘kanserin yenemediği kadın’ olarak nitelendirildi.

20 yılda üç kanser türünü atlatmayı başaran ve doktorlar tarafından ‘kanserin yenemediği kadın’ olarak nitelendirilen İzmirli Dilek Çağdaş, kanser hastalarına seslenerek, “Ben kanseri ağzıma almadım. Televizyonda çıktığında televizyonu kapattım, yani kanserli değilmişim gibi yaşadım ve o kelimeyi günlük hayatıma, yaşantıma, evime sokmadım. Bunun faydasını görerek yendim. Asla pes etmedim ve ben kazandım. Sakın pes etmeyin ve dik durun” dedi. Çağdaş, kanser yerine tıp dilindeki kısaltması ‘CA’ kelimesini kullandı.

İzmir’de yaşayan 50 yaşındaki Dilek Çağdaş, 20 yıl önce kanser hastalığı ile tanıştı. Hiç beklemediği anda göğsünde fark ettiği şişlik ile hastaneye giden Çağdaş’a göğüs kanseri tanısı konuldu.

Hastalığın adını duyunca irkilen ama tedavisini olmaya başlayan Çağdaş, 12 kür kemoterapi ve 30 kür ışın tedavisinin ardından sağlığına kavuştu. Göğsünün bir kısmı alınan Dilek Çağdaş, tam olarak kanserin bütün izlerini sildiğini düşünürken bu defa beyin kanserine yakalandı.

2009 yılında baş dönmesi ve bayılmalarla kendini gösteren beyin tümörü için ameliyat şansı olmayan kadın, yine bir dizi kemoterapi ve radyoterapi sürecine başladı. Gördüğü tedaviler sonrası beyin kanserini de yenen Dilek Çağdaş, çevresi ve doktorları tarafından ‘kanserin yenemediği kadın’ olarak nitelendirildi.

Kansere ikinci kez çelme takmanın mutluluğunu yaşadığı sırada tekrar kanser olduğunu öğrenen Dilek Çağdaş, 20 yıl boyunca aralıklı olarak mücadele ettiği kanser hastalığını üçüncü kez atlattı. Hastalığı atlatmasında en büyük etkenin ise bir kere bile ‘kanser’ adını ağzına almamak ve normal bir hastalıkmış gibi karşılamak olduğunu ifade eden Çağdaş, kanser hastalarına asla pes etmemeleri tavsiyesinde bulundu

Kanser kelimesini evime ve yaşantıma sokmadım

Hastalığıyla mücadele ederken asla pes etmediğini belirten Dilek Çağdaş, “İlk kanserle tanıştığımda 30 yaşındaydım, şimdi 50 yaşındayım. Ben pes etmedim, öyle bir huyum yoktur. Sonuna kadar mücadele ettim ve ben kazandım. Pes etmeyin, dik durun. Kanseri ağzıma almamaya, televizyonda çıktığında televizyonu kapatmaya yani kanserli değilmişim gibi yaşamaya başladım ve bunu yendim, faydasını gördüm. Evde kesinlikle hastalığım hakkında hiç konuşulmadı. Filmde çıktıysa en acil yerinde bile kapatılır. O kelimeyi günlük hayatıma, yaşantıma, evime sokmadım” dedi.


  • Hastalığı atlatmasında sadece kendisinin mücadelesinin değil, aynı zamanda doktorları ve eşinin de katkısı olduğunu ifade eden Çağdaş, “İki koltuk değneğim vardı; biri onkoloğum, diğeri psikoloğum. Sırtımı da eşime dayadım. Üçlü bir mücadeleydi, onlarla bu hastalığı yendim” diye konuştu.

Hastalığı boyunca insanların kansere karşı duyarsızlığından dolayı çok olumsuzluklar yaşadığını anlatan Çağdaş, insanların bu tür hastalara karşı daha hassas davranması gerektiğini dile getirdi.

Kanser tedavisinin ardından egzersiz ve fizyoterapi çok önemli

Üç kanseri atlatmanın ardından vücudundaki kaslarda zayıflama oluşan Çağdaş, haftada 3 gün fizyoterapiste gidiyor. Fizyoterapist ile özel olarak çalışmaya başlayan ve ilerleme kaydeden Dilek Çağdaş’ın hastalığın ardından yaşanan fiziksel süreci ve fizyoterapinin önemini ise doktoru Hülya Özlem Şener anlattı. Kanser hastalarında genel olarak görülen lenf ödeminin son derece rahatsız edici ve kozmetik açıdan da büyük problem oluşturduğunu ve yaşam kalitesini düşürdüğünü belirten Dr. Şener, “Burada lenf ödem için önerilen tedavi modeli fizyoterapidir. Dünya literatüründe de tek tedavi yöntemi olarak geçer. O yüzden de lenf ödemde fizyoterapi son derece önem taşır. Bunun yanı sıra kansere eşlik eden başka kanser türleri ya da başka hastalıklar da olabiliyor. Ama her şeyden önemlisi kullanılan radyoterapi, kemoterapi gibi tedavilerin arkasından kas, kemik dokusunda yıkıma sebep olan kortizonlar dolayısıyla da kas iskelet sistemini kuvvetlendirmek açısından mutlaka egzersiz, fizyoterapi çok önemli. Biz de Dilek Hanım’la gerek lenf ödem, gerekse denge bozukluğuna, yürüme kayıplarına bağlı tedavilerimizi devam ettiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026