
Hint Alt Kıtası’nı yakından tanımak ve ortak organizasyonlara imza atmak amacıyla Mavera Vakfı öncülüğünde Hint Alt Kıtası Araştırma Merkezi kuruldu. Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Birışık’la merkezin faaliyetlerini konuştuk. Kültür, sanat ve medeniyet alanında Türklerin kıtaya çok büyük katkıları olduğunu vurgulayan Birışık, o bölgeye olan ilginin artması gerektiğini söyledi.
Cemil Meriç’in “En sevdiğim eserim” diye söz ettiği ve 48 yılını verdiği “Hint Edebiyatı” kitabı, yazarın Orta Asya’yı, özellikle de Hint’i keşfidir. Hatta şöyle der Meriç: “O ülkeye en büyük hükümdarını armağan eden Türk, Hint’i tanımıyor.” 1964’te yazılan bu kitaptan sonra çok da bir şey değişmedi. Hint alt kıtası, olanca geniş nüfusuyla, birçok medeniyete ev sahipliğiyle hâlâ bizim çok uzağımızda. Ancak artık Hint’i daha yakından tanımak mümkün olacak. Prof. Dr. Abdulhamit Birışık başkanlığında Hint Alt Kıtası üzerine bir araştırma merkezi kuruldu. Mavera Eğitim ve Sağlık Vakfı’nın bir alt kuruluşu olan Hint Alt Kıtası Araştırmaları Merkezi'nde (HAKAMER), kıtayla ilgili din, dil, tarih, kültür ve medeniyet alanında ilmi ve akademik araştırmalar yapılacak. Uzun yıllar bölgeyle ilgili çalışmalar yapan Birışık Hoca’yla merkezin kurulma amacını ve faaliyet alanlarını konuştuk.
KIYMETLİ ESERLER ÇEVRİLECEK
Türklerle iç içe olan bu bölgeyle Anadolu insanı arasındaki kopmaz bağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ayrı bir mahiyet kazanmıştı. Bu merkezin hikayesinin tam da burada başladığını söyleyen Birışık Hoca, merkezi kurma amaçlarını şu ifadelerle anlattı: “Türkiye’de doğrudan bu coğrafyayı ele alan, inceleyen ve bu coğrafyanın meselelerine ilmi olarak ışık tutan bir merkez yok. Merkezimizde Hint Alt Kıtası’nın din, dil, tarih, kültür ve medeniyetiyle ilgili ilmi ve akademik çalışmalar yapacağız. İlk işimiz, bu bölgeyle ilgili kim ne çalışmak istiyorsa, yardımcı olup organizasyonlarını sağlayacağız. O bölgeden ülkemize gelen çok sayıda araştırmacı ve öğrenciye rehberlik edeceğiz. Türkiye’de maalesef sadece Mevdudi ve Ebü’l-Hasen Nedvî gibi şahıslar biliniyor. Halbuki orada daha çok sayıda kıymetli ilim ve fikir adamları ve bunların kıymetli çalışmaları var. Biz bunları ülkemize tanıtıp, ayrıca ülkemizde yapılan pek çok çalışmayı başta Urduca olmak üzere bölge dillerine çevireceğiz.”
URDUCA ÖĞRENMEK İSTEYEN BURAYA
1990 yılından bu yana Hint alt kıtası üzerine çalışmalar yapan ve bölgenin problemlerini çok iyi bilen Abdulhamit Hoca, merkezin faaliyete başladığını vurgulayarak ilk etapta yapılacak işleri şu şekilde sıraladı: “İlk olarak o bölgenin dili ve kültürüyle ilgili seminerler ve dersler vereceğiz. Şu anda ülkemizde bulunan, o bölgeden gelen araştırmacılar var. Ya da Türkiyeli olduğu halde o bölgeyi çalışanlar var. Edebiyat, ilahiyat ve tarih bölümündeki araştırmacılarla bu arkadaşlarımızı koordine ederek çalışmalarımızı başlattık. Başta Urduca olmak üzere dil eğitimlerimiz de olacak.”
TAC MAHAL’DEN BAŞKA ESERLER DE VAR
Kültür sanat alanında yapılacakları da ele alan Abdulhamit Birışık, “Babürler, Gazneliler, Delhi Sultanlığı döneminde mimari, musiki gibi birçok alanlarda çok güzel şeyler yapılmış. Sadece Tac Mahal değil, onun dışında da enfes mimari eserler var. Bunları da ayrı bir alan olarak düşünüp tanıtılması için çalışmalar yapacağız. Hint musikisiyle ilgili yapılan çalışmaları destekleyeceğiz. Bunun gibi birçok kültür sanat alanı çalışmalarımız içinde yer alacak. O bölgede Türkler, Selçuklu ve Osmanlı’nın Anadolu’da bulunduğu süreden daha uzun süre bulundukları için, kültür, medeniyet ve sanat alanında çok büyük katkıları olmuş. O sebeple Türkiye camiamızın o bölgeye olan ilgisinin daha da artması lazım” ifadelerini kullandı.









