Sosyal barışın yolu Tevhid’de

Zeynep Betül Erhun
04:00, 08/11/2024, CumaG: Güncelleme: 04:13, 08/11/2024, Cuma
Yeni Şafak
Sosyal barışın yolu Tevhid’de
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım

Günümüzde tehlike boyutuna gelmiş olan ideolojik fanatizmin ilacı tevhid inancıdır. Devlet ile vatandaşı arasındaki dengenin tevhidini de kurmayı hedefleyen İslam’ın tevhid ilkesini, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. Hadi Sağlam yazdı.

Günümüz toplumunda her grup veya alt kimlikler fanatikleşmiş durumdadır. Fanatik grup aidiyeti saplantı haline gelmiş ve bilgiye açık zihin yapısı adeta kapatılmıştır. Şartlanma ve koşullanma ile akıllar da imha edilmiştir. Bu tür kolektif narsist ve körü körüne bağlı insan ve grup tiplerinin Tevhid’i kabul etmeleri kolay olmayacaktır. Sözde Tevhid’i kabul etseler de özde Tevhid’i inkâr edeceklerdir. Tevhid’i inkâr ettiklerinin bilincine bile varamayacaklardır. Biz atalarımızdan ve babalarımızdan böyle gördük diyeceklerdir.


İSLAM BARIŞ DİNİDİR

Bu aşırı kendisini beğenen ve kendi grubundan başkasının haklı olmadığına inanan bir toplumun, tevhidi anlaması elbette zor olacaktır. Birey ve toplumlar ideolojik olarak fanatikleştikleri ölçüde gerçeği yakalamaları da mümkün olamayacaktır. Bugün de ideolojik fanatizmin tehlike boyutuna gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. İdeolojik fanatizmin ilacı da Tevhid akidesidir. Zira sosyal hayatta kıblesi Kâbe olanların barış silahı Tevhid’dir. Kıblesi Kâbe olanlar zaten barışçıdırlar. İslam dini barış dinidir. Topyekûn sulh ve selamete giriş dinidir. Klasik dönemdeki Tevhid anlayışı, günümüzdeki sosyal güvenlik anlayışı gibidir. Tevhid, sadece kendisini kurtarma dini değildir. Tevhid, sadece iç hukukumuzu tanzim eden bir anlayış da değildir. Tevhid, hem iç hem de dış hukukumuzu tanzim eden bir anlayıştır.

İslam’ın Tevhid ilkesi, devlet ile vatandaşı arasındaki dengenin Tevhid’ini de kurmayı hedeflemiştir. İslam, idare hukuku alanında insanlığa, anayasal mahiyetli evrensel ilkeler önermiştir. Bu ilkeler, özgürlük, sorumluluk, adâlet, emaneti ehline vermek ve şûrâ olarak belirlenmiştir. Kur’ân, yöneten ve yönetilenler arasında âdil bir düzen kurmayı emretmiştir. Keza Kur’ân, idari görevleri emanet görevler sayıp bu görevlerin tesliminde emanetin ehline/liyakatli olan insana verilmesini de emretmiştir. Bu emirler, anayasal mahiyetli, üst norm niteliğinde emirlerdir.


TEVİHD’DE ‘ADL’ VE ‘KISD’ KAVRAMLARI

Bu bağlamda Tevhid düzeninin sağlanması konusunda Kur’ân, “adl” ve “kısd” kavramlarını kullanmıştır. Bu kavramlardan adl adaleti, anayasal eşitlik haklarını ifade ederken, kısd adaleti ise idari görevlerde liyakatin esas alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de tevhidin eşitlik adâleti, "adl" terimi ile ifade edilmiştir. İnsan hakları alanı; eşitlik adâlet alanı kabul edilmiştir. Eşitlik adâleti alanının istisnası da bulunmamaktadır. Dil, din, cins, ırk ayırımı yapılmaksızın bütün insanlar arasında, insan hakları açısından, tam bir eşitlik sağlanmaya çalışılmıştır. Adâlet, bireylerin kanun önünde ve mahkeme kararlarındaki hükümlerde eşitlik anlamına da gelmektedir. Adl adaletinde objektif kriterler esas alınmalıdır. Keza adl adaleti, can, düşünce, inanç, nesil, mülkiyet, eğitim gibi haklar eşitlik ilkesi gereği adl adâletinin kapsam alanındadır. Herkes, dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin, kanun önünde eşit olduğu ilkesi benimsenmiştir. Adl adalet gereği hiç bir kişiye ve zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınması düşünülemez. Bu adaleti uygulama konusunda devlet, adil bir hakem konumundadır. Devlet ile vatandaşları arasında objektif kriterlerin denetimi ve gözetimini yapar. Bu adalet ilkesi gereği, devlet organları ve idari makamları bütün işlemlerinde, kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu da anlaşılmaktadır.


GÖREVLER EHLİNE VERİLMELİ

Kur’an’da kısd adalet anlayışına gelince, genellikle; istihkak, liyakat ve oran adâleti de denilen bu kavram "kısd" terimi ile ifade edilmiştir. Kısd adâleti, daha çok emanet görevler olan, devlet görevleri için kullanılan bir kavram olmuştur. “Kısd” adâleti söz konusu olduğunda, mutlaka hak edilen bir görevden söz edilmiştir. Bu görevler emanet görevleri olup liyakat esasına dayanmaktadır. Devlet görevlerinde liyakat anayasal bir emirdir. Bu anayasal tevhidi emrin ihlali ve ihmali, toplumun terakkisine mani olmak demektir.

Bu atamalarda anayasal Tevhid’in liyakat esası temel alınmazsa, milletin geleceğinin terakkisine set çekilmiş olunabilir. Bu ilkenin pratiğe sokulması da ancak hukukun üstünlüğü ilkesine inanmakla mümkün olabilir. Hukuk devletlerinin yapısı, bu iki tür adalet anlayışının icrasından geçmektedir. Adl ve kısd adalet anlayışı savsaklanırsa; vicdanlar kanatılır, vicdanlarda ne duygu ne de sevgi bırakılmış olur.


YETKİ HALKTAN ALINMIŞTIR

Bu emanet görevler, devlet görevleri olup en titiz davranılması gereken alanlardır. Devlet malı sorumluluğu âdeta vakıf malı gibi dikkat gerektirir. Devletin malı, milletin malı gibidir. Milletin malı üzerinde, kendi malımız gibi özgür olamayız. Sorumluluk alanlar, kendilerine uykuları bile haram kılan kimseler olmalıdırlar.

Devlet başkanı atanmanın meşruiyet kaynağını, tarihten günümüze ya ‘biat’ aracı ile halk ya da halkın seçeceği uzman kurul olan ‘ehlü’l hal ve’l-akd’den’ alınacak yetki oluşturmuştur. Bu sayede İslâm idare hukukunda, yöneten ve yönetilenler arasında yetki halktan alınmıştır. Sonuçta nasslar, sorumluluk hukuku alanında yönetimde adaleti ve liyakati esas alarak bir tevhidi denge kurmaya çalışmıştır. Nasların önerdiği bu Tevhid anlayışı, devlet ve vatandaş arasında adil bir düzen kurulamadığı sürece, kimi ağlarken; kimi de gülecektir.


İnsanın kainattaki görevi
İslam Sanatları
İnsanın kainattaki görevi
İmanın 3 boyutu
İslam Sanatları
İmanın 3 boyutu
Başlıklar :Tevhidbarışİslam
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026