Fiili müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevi etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek ya da fiili savaş esnasında savaşı daha kolay kazanmak için yapılan her türlü yıkıcı çalışmalara
Beşinci kol
diyorlar.Beşinci kol terimi propaganda çalışmalarından farklı olarak yapılan casusluk, sabotaj ve istihbarat faaliyetlerinin tümü olarak da bilinir.
Bu kelime ilk kez General Franco tarafından 1936 yılında başlayan ve üç yıl süren
İspanya İç Savaşı
sırasında kullanılmış. (Kaynak – Vikipedi)
Hikayesi ise oldukça ilginç.
Generalin orduları Madrid'e
dört koldan
saldırdıkları sırada
beşinci kol
görevindeki Madrid içerisinde bulunan Generalin istihbarat yetkilileri şehirde bir ayaklanma çıkarmış ve Madrid'in düşmesine yardımcı olmuş.
Beşinci kol çalışmalarını en mükemmel şekilde kullanan ilk devlet Nazi Almanyası.
Bu devlet, Gestapo aracılığıyla birçok devletin içine sızmış ve halkı kendi görüşlerine göre yönlendirmiş.
Bu nedenle
Nazi Almanyası
II. Dünya Savaşı sırasında Polonya, Norveç, Hollanda, Danimarka, Avusturya gibi devletleri istila ederken bu çalışmayı temel koşul olarak görmüş.
Norveç'in işgalinden bir gün önce (8 Nisan 1940), Norveç'te bütün devlet mensupları ve diplomatlara
Polonya'nın işgali
ne ait dehşet saçıcı bir film göstermişler; film Alman askeri gücünü ve Alman ordusuna karşı konulduğunda devletlerin başına gelecek ürkütücü olaylar açıkça gösteriyordu.
Ertesi gün devlet başkanı uyandırılıyor ve
Alman işgali
nin başladığı (9 Nisan 1940) haberi verilince, başkan kararsız, şaşkın ve bir önceki gün izlediği filmin etkisiyle
savaşın anlamsız olduğuna
hükmediyor. Bu nedenle Almanların isteklerini kabul eden başkan,
beşinci kol
un yardımıyla ülkesini Almanların eline teslim ediyor.
Yani kısaca sokaktaki herhangi bir vatandaştan devlet başkanına kadar herkes beşinci kol için casusluk faaliyetinde bulunabilir.
ABD'NİN BEŞİNCİ KOLU'NUN TÜRKİYE'DEKİ FAALİYETLERİ DURDURULDU
Sivil Toplum örgütü adı altında ABD adına 5. Kol faaliyeti yürüten
mercycorps
isimli sözde yardım kuruluşunun Türkiye'deki faaliyetlerine son verildi.
Bu kuruluş özellikle çalışmalarını Kilis ve Hatay sınır hattında sürdürüyordu.
İnsani ve gıda yardımları adı altında bölgede çok rahat çalışabiliyordu (!)
Asıl amacı tahmin ettiğiniz gibi farklı.
Ağırlık verdiği alan istihbarat;
Ağırlık verdiği kişiler ise Türkiye sınırları içerisinde yaşayan Suriyeliler.
Yani Esed zulmünden kaçan muhalifler.
Özellikle Suriyeli muhalifler üzerine yoğunlaşan
mercycorps
adlı sözde yardım kuruluşu mesaisinin tamamını bu kişilerin nerede, nasıl yaşadığı ya da çalıştığı gibi bilgileri toplamaya ayırıyor.
Bu kuruluş sadece Suriyeli muhaliflerle ilgilenmiyor.
Evet bazı yardımlarda da bulunuyor.
Terör örgütü PKK mesela bu kuruluşun gözbebekleri arasında.
PKK'ya yardımlarını doğrudan sağlıyor.
Uzun zamandır takip edilen
mercycorps
istihbari çalışmalarını ve terör örgütüne yardımlarını arttırınca Ankara harekete geçti.
Söz konusu yardım kuruluşunun (!) tüm çalışmalarını durdurdu.
Bu kısım işin hukuki boyutu.
Teröre yardımda bulunuyorsan ve yasadışı istihbari çalışmalar içerisindeysen faaliyetlerine dur denir.
Bir de siyasi boyutu ve içerdiği mesajlar var.
Trump yönetimi ile farklı bir ivme yakalanacağı beklentilerinin gün geçtikçe flulaştığı şu günlerde Türkiye'den böyle bir adımın gelmesi önemli.
Özellikle FETÖ elebaşının iadesi konusunda
Obama
yönetiminden farklı hiçbir adım atılmadı
Trump
yönetimi tarafından.
Bu noktada Ankara'nın rahatsızlığı malum.
Bir diğer rahatsızlık nedeni Suriye'de terör örgütü
PKK/YPG
'ye yapılan yardımlar.
Rahatsızlıklar konusunda diplomasi trafiğinin sürdüğü şu günlerde Türkiye tarafından böyle bir adımın gelmesi ciddi mesajlar içeriyor.
Devamı niteliğinde kuruluşlar ya da yapıların Türkiye'de faaliyetlerde olduğunu biliyoruz.
Ve Türkiye'nin devamı niteliğindeki adımlarını bekliyoruz.

