8 aydır iş bulamayan yazılımcı Berkay, hazırladığı yapay zeka videosu ile iş arama hikayesini mizahi bir dille anlatmış.
İzlenme rekoru kıran video geleceğin de projeksiyonu.
Yapay zekâ uzmanları bile iş bulmakta sıkıntı çekiyor artık.
Çünkü uzman sayısının artış hızı ile şirketlerin yapay zekâ alanındaki ihtiyaç hızı aynı değil.
**
Soğanın patatesin ya da herhangi bir başka ürünün iyi para ettiği yıllarda ertesi yıl herkesin o ürünü ekmesi ile oluşan bolluğun üreticilere ne kadar zarar verdiği her yıl yaşanan çok klasik bir hikâyedir.
Tarlalara o yıl ekilen ürün o kadar çok ucuzlar ki birçok üretici ürünü toplamaya bile değer bulmaz.
Ama ders alınmaz.
Ertesi yıl da o yıl en çok para eden ürün ekilir.
Başka bir üründe yine aynı zararın hikayesi oluşur.
Ve bu trajikomik durum her yıl farklı bir ürünle devam eder.
Herkesin meslek olarak yapay zekâ alanına
yönlen-diril-mesi
tarım sektöründeki gibi soğan ve patateste yaşanan sıkıntılı bir duruma dönüşebilir.Denge ve akıl her alanda lazım.
Yapay zekayı kullanmak için önce doğal zekayı doğru kullanabilmek gerekiyor.
**
İş dünyasında gelecekte oluşabilecek sıkıntıyı gören İstanbul Ticaret Odası Başkanı’nın
tespitlerini, uyarılarını ve çözüm önerilerini
ciddiye almamız gerekiyor;“Her sektördeki beyaz yakalıların ve birçok mavi yakalının da yapay zekanın kullanımı konusunda bilgi sahibi olması gerekiyor.
Burada sadece yapay zekâ uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz.
İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekaya hazırlama konusunda çok
ciddi ve etkili programları
hayata geçirmemiz lazım.Bizim bu konuda
geri kalma, takipçi olma
, sadece ortaya konulan yeni teknolojileri gözlemleyen ve onları kısmen uygulayan bir ülke olma lüksümüz yok
.”**
“İş dünyasının
hangi alanlarda personele ihtiyaç
duyduğu göz önünde bulundurulmalı.İş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücü ile iş arayanlar arasındaki
eşleşmede
sıkıntılar var.İş dünyasında belirli iş kollarında ciddi eleman talebi bulunmasına rağmen iş arayanların sayısı da yüksek.
İşsizlik oranı yüzde 8'lerin altında ancak geniş tanımlı işsizliğe bakıldığında rakam çok daha yüksek.
Ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısı
İstanbul'da 700 bine, Türkiye genelinde ise 3 milyona yaklaştı.
Bu gençler şu anda iş dünyasının dışında kaldı ve büyük bölümü aktif olarak iş aramıyor.
Bu şöyle bir risk barındırıyor: Bunlar şimdi 20'li yaşlarda olabilir ama bunları çok hızlı, gerekiyorsa ek eğitimlerle kabiliyetlerini geliştirip, iş dünyasına adapte etmezsek, 10 sene sonra bunlar hem kendileri hem aileleri hem de toplum için çok daha
sosyal açıdan çözülmesi gereken büyük bir kitle
olarak karşımıza çıkacaklar.”**
“Üniversitelerin, eğitim kurumlarının ve teknik liselerin iş dünyasının beklentilerini daha fazla dikkate alması gerekiyor.
Eğitim kurumlarının yalnızca hangi alanlarda program açacaklarına ve nasıl eleman yetiştireceklerine odaklanmaları yeterli değil.
İş dünyasının hangi alanlarda personele ihtiyaç duyduğunun ve hangi alanlarda eleman açığı bulunduğunun da göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Bu eşleştirmenin
yüzde 100 yapılması pratikte mümkün olmayabilir
ancak oranın mümkün olduğunca yükseltilmesi gerekiyor.Şu anda burada olması gereken noktanın
epey uzağındayız
.”**
İstanbul Ticaret Odası’nın İstanbul'da yaptığı bir çalışmaya göre teknik liselerden mezun olan
her 6 gençten yalnızca biri
eğitim aldığı branşta çalışıyor.Avrupa Birliği'nde (AB) bu oran ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yüzde 50-55 seviyelerinde.
İTO Başkanı diyor ki; “Eğer 6 çocuktan sadece biri kendi branşında çalışıyorsa, beşi güvenlik görevlisi, tezgahtar, kafelerde garson veya başka bir işlerde çalışıyorsa, kurye oluyorsa bunu oturup gözden geçirmemiz gerekiyor.”
Ata et, ite ot vermeye devam edersek at da ölür it de.

