Botokslu Cenaze Kime Ait? (22) “Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin üzerine de...”

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 06/09/2026, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Botokslu Cenaze Kime Ait? (22) “Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin üzerine de...”

“Git gel yüz adım bin yıllık konak/ buna ne ayak dayanır ne tırnak.” Necip Fazıl’ın dizeleri.

Ne tuhaf, rahmetli anam birbiri ardı sıra bütün meselleri, masalları, atasözlerini sıralar, kederini, neşesini onların sırtına yükler, sonra duygularını “sür eşeğini Niğde’ye” diye uğurlardı. “Bu ne Iraz ana?” diyenlere “İçimde tutup dert büyüteceğime sözümü savdım yürüttüm gitti” derdi. Söylediği mesellerden, atasözlerinden alınacak olanlara yine bir atasözü ile cevap verir “Öküz altında buzağı arayan bizden değildir” derdi.

Anamın bu hallerine çok kızardım. Kızdığım onca şey içime içime işlemiş meğer. Onun atasözlerine, masallara yüklediğini ben şiirlerin mısraları ile muhafaza altına almışım meğer.

Kendimden şiir ile kaçıyor, kendime şiir ile varıyorum. Vera’dan sonra böyle oldu. Vera’dan sonra ne? Daha şurada 48 saat bile geçmedi. “Beklemek başta zordur sonra zamanın kendisi bekleme olur” demişti. Kim demişti?

“İnsan ancak hüzünlü ve yalnızken kalbinin kapıları açılır ve sen odadan odaya, bir kapıdan öteki kapıya savrulursun.” Zihin demek kendini zor günlere hazırlıyor. Kalp midir biriktiren, zihin mi? Belki zihin biriktiriyor, kalp üzülmemek için o birikmiş olanların en iyi parçalarını seçip çıkarıyor. Ya da tam tersi, üzülürken daha çok üzülmek için, üzüntüsüne sebep olanları suçlamak için en üzüntülü anları bulup çıkarıyor. Kalbin halleri, kalbin ince ve kalın halatları mı demeliyim?

İnmek çıkmaktan daha zormuş, keşke pijamalarımı alsaydım da hiç aşağı inmeden… Sanki dün pijamalarını giydin de. Hah açıldı. Destur. Şu paravanı geçip. O da ne. Ben burada Meşkure Hala’nın battal boy yatağını göreceğim zannederken... Ne ara boşaltıldı bu oda! Boşaltılmış ve muazzam bir çalışma odası tefriş edilmiş.

Acayip. Kimin için tefriş edilmiş bu oda?

Günahını almayayım, belki de bana sürpriz yapacaktı. Yok canım beyhude hüsniyelenme hoca, burası kullanılmış. Baksana şu masanın haline. Şu köşe yaz köşesi şu köşe kış köşesi ortada su şişesi DEĞİL de şu köşede renk renk minik, şu köşede büyük boy direk direk kitaplar.

Kızılderili masalları, Meksika masalları, Rus masalları, Arap masalları...72 milletin masalları masanın üzerinde bir araya gelmiş, masal konseyi olmuşlar adeta. Allah Allah! Çocuk Esirgeme Kurumu’nda çocuklara masal okuyorduysa Türk masallarının suyu mu çıktı.

Sözümü geri aldım, Yörük masalları diye bir kitap… Ömrü hayatımda hiç böyle bir kitaba rastlamadım. Meşkure Hala, anne tarafının yörüklüğü ile pek övünürdü. Ama ben en çok Kızılderili masallarını merak ettim. Yörük masalı var zihin heybemde. Ama hiç Kızılderili masalı duyduğumu zannetmiyorum. Rus Masallarına malum Tolstoy’dan aşinayız. Adam yeniden yeniden yazmış. Eee on üç çocuğunu masal anlata anlata büyüttüyse...

En çok yıpranmış olan da bu Yörük Masalları. Her biri okunmuş. Notlar çıkarılmış. “Masallar masum mudur?” Bu Vera’nın yazısı mı? Hiç gerilememiş el yazısı. Benim el yazım zaman içinde çöp gibi oldu. Kendi yazımı kendim okuyamıyorum. Atakan “Bir program var hocam, onu yükleyelim cep telefonunuza, yapay zekâ anında okur yazınızı” dediydi. Yapay zekâlı dünya benim yaşayabileceğim dünya değil. İnsanlara hiç yer kalmadığını hissediyorum. O ibareyi görünce kan beynime sıçrıyor. “Robot olmadığını ispatla.” Biz insanlar robota robot olmadığımızı ispatlamak zorunda kalıyoruz. Bir müddet sonra ispatlayamayacağız belki de.

Masallar masum muymuş? Bu kaldıydı kurcalanmamış. Kadın sen Eczacılık Fakültesi’ni dördüncü sınıfta terk etmiş biri olarak git yarım bıraktığın işi tamamla. Yok her yıl bulur cıngırdaklı bir iş. Pandemiden önce şifalı bitkiler kursuna gidip kremler filan yapıyordu. Her tarafta minik minik bir dünya kavanoz. Hadi o mesleği ile alakalı bir merak idi diyelim. Orda kalmadı ki. Sonra aktarlığa meyletti. Alsaydı diplomasını açaydık bir eczane... Oh mis. Bu masal faslı hangi kursun içeriği acaba?

Bilgisayarını yenilemiş. Bak bak. Şansımı deneyeyim. Kullanılmayan odaların kapılarını kilitlemeden duramayan Vera, elektronik aletlere şifre koymaktan nefret eder. Cep telefonu, bilgisayar… Aşağı kapının şifresi bile canını sıktığı için hiç üşenmez kapıyı anahtarı ile açar. Neyse artık Vera’lı cümlelerde DI demiyorum. Bu iyi bir şey.

Açalım bakalım. İnşallah şarjı vardır. OO o da ne! E-postası açık. Tuhaf. İçim sıkıldı. Kalbim ağzımdan çıkacak. SU, bir bardak SU. Aşağı inip su içmeye... TAKATİM YOK. Böyle ayaktan olmaz, oturayım. Oturmalıyım. Hatta bir müddet uzandıktan sonra. Şu kanepeye gidip... Meşkure Hala aldırdıydı bu mor kanepeyi. Kadındaki mor takıntısı evlere şenlikti.

İçimde tekinsizlik kuyuları. Ha babam açılıyor. E-postada karşıma ne çıkacak? Sakinleşinceye kadar en iyisi şu Kızıldereli masallarına bakayım. Dere değil ya hu, deri. Çocukluğumdan kalma bir telaffuz, düzeltemedim gitti. Kızıldereli, Sarıdereli. İnsanların derisi üzerinden tanımlanmasına ta o zaman karşı imiş öz benliğim. Öz benlik ne yahu.

Kapak cümlesi güzel fakat: “Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin üzerine de.”

Sırayla gideyim. Masalcı Iagoo ile başlayalım:

“Yaşlı Iagoo, bir insanın hayatı boyunca görüp görebileceği en bilgili, en akıllı kişiymiş. Kızılderililer arasında onun kadar çok şey görmüş, onun kadar çok yer gezmiş biri daha yokmuş.”

Vera “görmüş”ü kırmızı ile boyamış, “gezmiş”i de yeşil ile. Görmek ve gezmek Vera’yı tanımlayan iki fiildir, Meşkure Hala ile dünyanın dört bir tarafına gittikleri halde ona sorsan hiçbir yer görmemiştir. Görmek fiilini kırmızı ile boyaması da manidar yani.

Dönelim Masalcı Iagoo’ya: “Kadim ormanların, toprakların sırlarını bilir, kuşların ve hayvanların lisanını konuşurmuş. Uzun yaşamı boyunca hep gezmiş, vahşi geyiklerin saklandığı ormanlara gitmiş, huş ağacından kanosuna binip geçilmez bilinen sulardan geçmiş.”

“Uzun yaşam” kırmızı ile “huş ağacından kano” yeşil ile boyanmış. Bu boyama işinin bir mantığı olmalı.

Yapılabilir olanları kırmızı ile boyadı desem “uzun yaşam” insanın kendi elinde olan bir şey değil.

Bir paragraf yemyeşil olmuş: “Kızıl gergedan kuşuna o kızıl sakalı kim verdi? Ateş ağaç dallarının içine nasıl girebildi de, Kızılderililer onları birbirine sürterek ateş yakabiliyor? Bu çakal denen hayvan neden bütün hayvanlardan daha zekidir? Hem neden koşarken ikide bir arkasında bakar ki? Çocuklara bu soruların cevabını bir tek Iagoo verebilirmiş.”

Aradaki satırlar boyasız. “Kuzey Rüzgârı eserken masal anlatan Iagoo’ya, rüzgârdan korkan küçük kız ‘Duyuyor musun şu rüzgârı Iagoo? Ya rüzgâr bize zarar verirse’ diye sorarmış” denilen paragrafta hiçbir kelime renklerden nasibini alamamış. Ama Iagoo’nun cevabı kıpkırmızı:

“Korkma sakın” diye cevap vermiş Iagoo “Kuzey Rüzgârı cesur ve neşeli insanlara zarar vermez. Böyle tepinir durur, gürültü yapar ama aslında korkağın tekidir, birazdan ateşten korkup kaçar, gel sana bununla ilgili hikâye anlatayım.”

Bütün paragraf kırmızıya boyalı ama bazı kelimeler -cesur, neşeli, korkak- daire içine alınarak üstüne ok işareti çizilmiş.

Bu renkler... Aha e-postaya bir bildirim geldi. Geliyor gelmekte olan.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026