Bir ülkenin dış politikası yalnızca hükûmetlerin tercihleriyle değil, o tercihlerin toplumda bulduğu karşılıkla da şekillenir. Kamuoyunun hangi ittifakı meşru gördüğü, hangi adımı kazanç, hangisini risk saydığı, dış politika seçeneklerinin manevra alanını doğrudan belirler. Türkiye’de bu alan son dönemde iki yönlü bir baskı altındadır:
Bir yandan bölgesel kriz sarmalı yeni ortaklık arayışlarını hızlandırıyor, diğer yandan iç siyasetteki kutuplaşma dış politika değerlendirmelerini parti aidiyetinin süzgecinden geçiriyor.
GENAR Türkiye Raporu’nun Ağustos 2026 araştırması bu iki dinamiği birlikte ölçüyor. Araştırma üç başlık etrafında şekillendi: kamuoyunun dış politikada tercih ettiği ana eksen ve bu tercihin parti tabanlarına göre dağılımı, AK Parti’nin çeyrek asırlık dış politika performansına ilişkin değerlendirme ve ağustos ayının gündemini belirleyen Mekke Savunma Anlaşması’na yönelik kamuoyu algısı.
MEKKE SAVUNMA ANLAŞMASI’NDAN TÜRKİYE KAMUOYU NE KADAR HABERDAR?
Raporun Ağustos sayısında Türkiye kamuoyuna Mekke Savunma Anlaşması’nı ne ölçüde takip ettiği ve anlaşmadan ne kadar haberdar olduğu soruldu.
Aynı araştırmada AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca en başarılı olduğu alanlar da soruldu. Sağlıktan hemen sonra savunma sanayii ve dış politika öne çıktı. Son dönemlerde devletin stratejik hedeflerine dönük faaliyetlerin ağırlık kazanmasıyla birlikte dış politika alanında atılan adımlar kamuoyu tarafından daha yoğun takip edilmeye başlandı.
Küresel jeopolitik alandaki değişiklikler ve bölgesel riskler, dış politika konularının iç siyasetten daha fazla takip edilmesini sağlıyor. Terörsüz Türkiye sürecinin terörsüz bölge hedefiyle birlikte ilerlemesi, İsrail’in Suriye üzerinden oluşturduğu risk ve tehditler, Yunanistan’ın Türkiye’yi merkeze alan siyasi söylemleri ve seçim atmosferindeki partilerin dış politika başlıklarını daha fazla gündeme taşıması, bu ilgiyi artırıyor.
Son yıllarda Türkiye’nin dış politika hamleleri yalnızca ülke içinde değil, bütün dünyada gündem oluyor.
Bu çerçevede Mekke Savunma Anlaşması da başlı başına bir güvenlik tasarımı olarak öne çıktı. Bir güvenlik anlaşmasının Türkiye kamuoyunda bu kadar yoğun biçimde gündem olması ve tartışılması, üç büyük devletin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilecek güç ve etkinin beklenenden daha yüksek olabileceğine dair önemli emareler taşımasındandır.
“Mekke Savunma Anlaşması’ndan haberdar mısınız?
Evet diyenlerin oranı: %59,2
Hayır diyenlerin oranı: %40,8
Bu oran, Türkiye kamuoyunun son dönemde dış politika ve güvenlik meselelerine yönelik ilgisinin arttığını gösteren önemli bir veri olarak okunabilir.
MEKKE ANLAŞMASI’NIN TÜRKİYE AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Anlaşmanın Türkiye açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği de soruldu.
* %26,6: Türkiye’nin bölgesel gücünü artıran önemli bir adım
* %22,6: Türkiye açısından önemli bir sonuç doğuracağını düşünmüyorum
* %17,9: Türkiye’yi bölgesel çatışmaların içine çekebilecek bir risk
* %10,6: Türkiye’nin güvenliğini güçlendiren önemli bir adım
* %7,5: Bölgesel istikrara katkı sağlayabilecek bir anlaşma
* %1,1: Olumlu olarak değerlendiriyorum
* %1,1: Olumsuz olarak değerlendiriyorum
Türkiye’nin bölgesel gücünü artıracağını düşünen önemli bir kesim bulunurken, diğer tarafta Türkiye’nin bölgesel çatışmalara çekilebileceği endişesi taşıyan sınırlı bir kesim var.
Dolayısıyla kamuoyunun anlaşmaya bakışı büyük orandan destekleyici sınırlı bir oranda endişe içeriyor. Asıl dikkat çekici olan, anlaşmanın Türkiye’nin bölgesel rolünü güçlendirebilecek bir araç olarak görülmesidir.
PARTİLER ARASINDA DIŞ POLİTİKA YAKINLAŞMASI
Siyasi partiler kendi dünya görüşlerine göre bu sorulara farklı cevaplar verseler de dış politika alanında partiler arasında ortak bir yaklaşımın giderek yaygınlaştığı görülüyor.
Partiler arasında belirgin kümelenmelerden söz etmek gerekirse, Yeni Parti ile İYİ Parti dış politika yaklaşımları bakımından birbirine daha yakın bir çizgide dururken, Cumhur İttifakı’nın dış politika hedeflerinde belirgin biçimde ittifak ruhunu yansıttığı görülüyor.
Terörsüz Türkiye süreci ve butlan kararının ardından DEM Parti ve CHP’nin, hükûmetin yürüttüğü bazı dış politika meselelerine daha ılımlı yaklaşmaya başladığı da gözleniyor.
Dış politika tablosunu Mekke Savunma Anlaşması üzerinden okuduğumuzda, milli meselelerde partiler arasında belirli bir yakınlaşmanın ortaya çıktığı görülmektedir. Bu durum, Türk siyasetinin geleceği açısından umut verici bir gelişmedir.

