28 Şubat tekerrür mü ediyor?

00:003/11/2014, Pazartesi
G: 12/09/2019, Perşembe
Bülent Orakoğlu

İstiklal Marşımızın söz yazarı Mehmet Akif Ersoy, şiir kategorisinde kıssadan hisse babında kaleme aldığı sözlerle yakın veya uzak tarihimizde meydana gelmiş önemli olayların günümüzde veya sonrasında yeniden gerçekleşebileceğini belirterek ibret ve tedbir alınması konusunda uyarı ve ikazda bulunduğu mısralarında bakın ne diyor?Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?" Tarih" i " tekerrür " diye tarif ediyorlar;Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?Çok

İstiklal Marşımızın söz yazarı Mehmet Akif Ersoy, şiir kategorisinde kıssadan hisse babında kaleme aldığı sözlerle yakın veya uzak tarihimizde meydana gelmiş önemli olayların günümüzde veya sonrasında yeniden gerçekleşebileceğini belirterek ibret ve tedbir alınması konusunda uyarı ve ikazda bulunduğu mısralarında bakın ne diyor?

Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

" Tarih" i " tekerrür " diye tarif ediyorlar;

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Çok yakın tarihimizde, 17 yıl önce gerçekleştirilen 28 Şubat postmodern darbesinin günümüze yansımaları, toplumda siyasal sosyal ve ekonomi alanlarında yaptığı tahribat ve zararlar, devlet sisteminde ve ulusal güvenliğimizde yarattığı travmalar günümüze kadar çokça dile getirildi eleştirildi. Darbeyi gerçekleştirdiği iddiasıyla halen dönemin Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları, MGK Genel Sekreteri dahil olmak üzere üst düzeyde 103 sanık REFAH-YOL hükümetini zor ve cebir kullanmak suretiyle antidemokratik bir şekilde iktidardan uzaklaştırmak suçlaması ile Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi''nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuksuz olarak yargılanıyorlar.

28 Ekim 2014 tarihinde ilgili mahkemede, darbeyi deşifre ederek, BÇG darbe belgesini devletin en üst katlarına devlet hiyerarşisi içinde ulaştıran bir devlet görevlisi olarak müşteki-tanık sıfatıyla verdiğim 8 saatlik ifademde, BÇG ve EMASYA PROTOKOLÜ"nün yasadışı olduğunu belgeleri ile kanıtladığımı düşünüyorum.

Ayrıca duruşmada kamuoyunda 15 yıldan günümüze tartışılan 28 Şubat darbesinin arkasında örtülü olarak ABD"nin açık olarak da İsrail"in olduğuna yönelik açık kaynaklardan elde edilmiş iddia ve belgeleri de mahkemeye sundum.

17 Ocak 1997,tarihinde, cunta tarafından Cumhurbaşkanı Demirel"e Genelkurmay"da verilen brifing de, 54 maddelik REFAH-YOL iktidarının sakıncalı irticai icraatlarını içerdiği iddia edilen bir dosya araştırılması için verilmişti. Bu dosya içinde en çok dikkatimi çeken 53. madde olmuştu. Bu madde ile darbeciler"'' Gelişmiş G -7 ülkelerine karşı "''Müslüman sekizler olarak isimlendirilen ekonomik birlik kurma projesini irticai bir tehdit olarak değerlendirmişlerdi.

Erbakan"ın kurulmasına öncülük ettiği D-8 İslam İşbirliği Örgütü''nün kurulma kararı 22 Ekim 1996 yılında gerçekleştirilen, Kalkınmada İşbirliği Konferansı''nda alınmıştı. 5 Haziran 1997 İstanbul Deklarasyonu ile kuruluşun resmen ilan edilmesi sonrasında, deklarasyona imza atan Müslüman ülkelerin liderlerinin büyük bir bölümünün iktidarlarını ve hayatlarını şüpheli bir biçimde kaybetmeleri bu örgütün kurulmasından rahatsız olan Batı"nın örtülü istihbarat operasyonlarının devreye girdiğine işaret ediyor.

Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina, Endonezya Başkanı Suarta, Türkiye Başbakanı Necmettin Erbakan DARBELER" le iktidarlarını kaybettiler. İran Cumhurbaşkanı Rafsancani seçimle, Malezya Başbakanı Mahattir Muhammed ekonomik kriz sonrası iktidardan uzaklaştırıldılar. Nijerya adına imza atan Enerji Bakanı suikastla öldürüldü, D-8 kuruluşuna sıcak bakmayan Mısır Devlet Başkanı yerine Başbakan Kemal Kanzuri''yi göndermişti o da kısa süre içinde koltuğunu kaybetti.

ABD Dışişleri Bakanı Warren Cristopher"in Ankara Büyükelçiliği''ne gönderdiği kriptolu ulusal güvenlik belgesinin içeriği oldukça ilginç, bu belgeye göre, ABD 15 Ekim"de REFAH-YOL iktidarının gitmesi için örtülü olarak düğmeye basmış görünüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Warren Cristopher imzası ile Ankara ABD Büyükelçiliği''ne gereği için, Beyrut, Moskova, Atina ve Sofya elçiliklerine de bilgi için gönderilen ulusal güvenlik belgesini Başbakan Erbakan kamuoyuna açıklamıştı. Belgeden yapılan alıntılarda, Refahyol iktidarı ile ilgili değerlendirme ve iktidardan düşürme yöntemine yer verilen kripto yazıda, ilk yorum koalisyonun büyük ortağı ile ilgili olarak yapılıyor: Türk hükümetinin milli eğilimlerinden ve Başbakan Erbakan"ın ideolojisinden ilham alarak dış politikayı Batı"dan ayırıp, Arap ve Müslüman dünyasına doğru yeniden yönlendirmesinden dolayı derin endişe içerisindedir. Kanaatimizce, Türkiye"nin İran, Libya, Irak, Nijerya ve Sudan ile bağlarını kuvvetlendirmek konusundaki mevcut tutumu bizim milli menfaatlerimize aykırıdır, düşmancadır.

İkinci yorum koalisyonun küçük ortağı DYP ile ilgili. DYP Erbakan"ın radikal İslami söylemlerini ılımlaştırmada başarılı olamadığına göre, kendisinin RP ile koalisyonu verimsiz görünmektedir. Biz inanıyoruz ki Tansu Çiller"in koalisyondan çekilmesi Erbakan"ı düşürür ve ülkeyi genel seçimlere götürür. Sonuç kesin olmamakla beraber RP büyük ihtimalle seçimlerden daha güçlü çıkacaktır. Türkiye, birleşik devletlerin anahtar stratejik ortağı olarak kalmak mecburiyetindedir ve onun bu pozisyonunu gerçekleştirip sürdürmedeki başarımız, bizim milli menfaatlerimizi doğrudan etkileyecektir. Türk askeriyesi bu sonucu elde etmeye doğru daha büyük çaba sarf etmesi için harekete geçmeye zorlanmalıdır. Bu konudaki aksiyon ve planlarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum.

Çevik Bir"in 2002 tarihinde İsrail"li stratejist ve siyaset bilimci Martin Sherman"la birlikte yazdıkları makale sanki bir itiraf niteliğinde. "'' Anayasa"dan aldığı yetkiyle Türkiye"de laik Cumhuriyeti Korumakla yükümlü ordu Erbakan"a açıkça dedi ki; Ülkenin yüzünü İslam"a dönmesini ve İsrail-Türkiye ilişkilerinin tehlikeye atılmasını izlemeyeceğiz. Erbakan kontrol altında tutuldu. Türkiye ve İsrail MGK baskısıyla İslam"cı Erbakan istifasını sundu.

ABD, 17 yıl önce Türkiye"nin dış politikada yüzünü Batı"dan Doğu"ya çevirmesini 8 Müslüman ülkenin ekonomik işbirliği çerçevesinde tamamen barışçıl amaçlarla oluşturduğu işbirliği örgütünü, kendi milli menfaatleri açısından bir tehdit ve düşmanca olarak nitelemişti.

Yeni Türkiye"nin Ortadoğu ve Dünya"da bağımsız bir dış politika hedeflemesi, dünyanın her bölgesinde emperyalist ülkelerce ezilen mağdur ve mazlum ülke insanlarına ve ülkelere sahip çıkılması, Ortadoğu ve dünyada sözü geçen bir ülke olması, KÜRT-TÜRK kardeşliğini pekiştiren çözüm sürecinin yarattığı olumlu psikolojik etkinin Ortadoğu"ya taşınması sonrasında ülkemizde, yaratılmak istenen kaos, istikrarsızlık ve iç çatışma ortamının ve yeni bir terör ikliminin yaratılmasına yönelik, asker ve güvenlik güçlerine karşı maskeli suikast ve infazların arkasındaki azmettiricileri çok açık ve belirgin değil mi?