2’nci Colin Powell skandalı

04:0020/09/2017, الأربعاء
G: 17/09/2019, الثلاثاء
Bülent Orakoğlu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’na katılmak için gittiği ABD’nin New York kentinde 21 Eylül’de Trump ile bir araya gelecek. Bu görüşmede Türkiye ile ABD arasında neredeyse çözümü Müesses Nizam tarafından imkansız hale getirilen kritik dosyalar ele alınacak. Bu dosyalar içinde en önemlisi; ABD’nin terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye ağır silah, mühimmat ve eğitim desteğinin kesilmesi veya minimize edilmesine yönelik Türkiye’nin çeşitli dönemde yaptığı ikaz ve uyarılarının neden

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’na katılmak için gittiği ABD’nin New York kentinde 21 Eylül’de Trump ile bir araya gelecek. Bu görüşmede Türkiye ile ABD arasında neredeyse çözümü Müesses Nizam tarafından imkansız hale getirilen kritik dosyalar ele alınacak. Bu dosyalar içinde en önemlisi; ABD’nin terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan YPG’ye ağır silah, mühimmat ve eğitim desteğinin kesilmesi veya minimize edilmesine yönelik Türkiye’nin çeşitli dönemde yaptığı ikaz ve uyarılarının neden kâle alınmadığı. Zira ABD’nin YPG’ye 2-3 ay öncesine kadar gönderdiği ağır silah ve mühimmat tutarının 2 milyar 200 bin dolar olduğu bazı resmi raporlara yansımış durumda. Takriben 5 sene içinde bu yardımların 25 milyar dolar civarında olacağı da güvenilir kaynaklarca ifade ediliyor.


Erdoğan’la Trump arasında mayısda gerçekleştirilen son toplantıda; ABD, Almanya ve İngiltere’nin IŞİD ile mücadeleyi gerekçe göstererek, DSG örtüsü altında PYD/YPG’ye verdikleri silahların büyük bir bölümünün Türkiye’ye nasıl sokulduğu, hangi bölgelerde PKK’ya yapılan operasyonlarda nasıl ele geçirildiği listelenerek Trump’a bir rapor halinde verilmişti. Bu raporda YPG’ye verilen silahların bir organizasyon sonucu PKK’ya teslim edildiği, terör örgütünün ağır silahları Türkiye içinde KAOS ve istikrarsızlık yaratacak eylemlerle güvenlik güçlerine karşı kullandığı kanıtlarıyla birlikte başta Trump olmak üzere Amerikalı yetkililere iletilmişti.

Ancak ABD’li yetkililerin, PYD’ye IŞİD ile mücadele gerekçesiyle teslim ettikleri ağır silah ve mühimmat kayıtlarının ellerinde olduğuna yönelik iddiaları gerçekleri yansıtmıyor. CIA ve Pentagon kaynaklı düzmece ve asparagas istihbarat bilgileriyle başta Mattis olmak üzere bazı yetkililerin Colin Powell skandalında olduğu gibi aldatıldığı tezi ağırlık kazanıyor. Gerçekte Pentagon’un YPG’ye verilen silahlar üzerinde bir kontrol mekanizması oluşturmadığı için bu silahların geri alınması da imkansız görünüyor. Bu ay içinde kaleme aldığım bir yazımda belirttiğim gibi, ABD kurguladığı veya kullandığı terör örgütlerine örtülü veya açık olarak yaptığı silah yardımlarını stratejik olarak düzmece savaş yöntemleriyle bu terör örgütlerine bırakacak senaryoları başarı ile uyguluyor. Böylece hedefe koyduğu ülke veya bölgede KAOS ve istikrarsızlaştırma faaliyetlerini aynı terör örgütleri üzerinden devam ettirebiliyor. Son olarak aynı stratejinin izleri, Pentagon’un, PYD’ye yaptığı ağır silah ve mühimmat yardımlarında da görülebiliyor. Bu kez dünya ve Türkiye’nin 2’nci Colin Powell skandalı ile karşı karşıya olma ihtimali yüksek görünüyor. Bilindiği gibi, Ortadoğu’yu istikrarsızlığa götüren ilk olay olarak tarihe geçen, 1 milyondan fazla masum sivilin hayatını kaybettiği 2’nci Körfez savaşı Saddam’ın olmayan(!) kitle imha silahlarını imha etmek için başlatılmıştı. 2004 yılında Senato’da konuşan Dış İşleri Bakanı Colin Powell Saddam’da kitle imha silahı bulunamadığını Pentagon ve CIA’nın pozitif ciddi hiçbir delile dayanmadan kendisini aldattığını açıklamıştı. Ortadoğu’nun istikrarsızlaşması ve mezhep savaşlarının başlamasına neden olan asparagas istihbaratın sahibi CIA ve Pentagon günümüzde aynı oyunu ABD Savunma Bakanı Mattis'e mi oynadı. Zira Mattis Milli Savunma Bakanı Canikli’yi ziyaretinde YPG’ye verilen silahlarla ilgili envanterin Türkiye ile paylaşıldığını açıklamıştı. Canikli ise Amerika’nın Türkiye’ye verdiği bilgi
60
TIR silah ve mühimmatın gittiği yönünde. Oysa havadan ve karadan çekilen fotoğraflar ve sahadaki istihbarat terör örgütü YPG’ye
1285
TIR ağır silah ve mühimmat gittiğini gösteriyor açıklamasının Mattis’i şok ettiği, dosyadaki belgelerin detaylarının dikkatli bir şekilde incelendiği belirtiliyor.
Colin Powell
, iş işten geçtikten,
milyonlarca insan hayatını kaybettikten
yaklaşık bir yıl sonra
Pentagon ve CIA
tarafından sahte ve düzmece belgelerle düzenlenmiş bir istihbarat raporuyla
aldatıldığını
Senato’da açıklamıştı! Mattis’in ise iş işten geçmeden gerçekleri dünya kamuoyu ile paylaşıp paylaşmayacağı bu cesareti gösterip gösteremeyeceği bilinmez ama karşımızda kazanmak için her kumpası kurabilecek uluslar arası hukuku devamlı gözardı eden haydut bir devlet ve istihbarat yapılanması olduğu Türk devletinin tedbir açısından malumun ilamı sayılabilir.

Aslında sorulması gereken soru:

Colin Powell’ın itiraflarından sonra sahte ve düzmece istihbarat raporunu düzenleyen Pentagon veya CIA’den hesap soruldu mu sorulamadı mı?

Ne dersiniz?

#Colin Powell
#Cumhurbaşkanı Erdoğan
#BM
#Türkiye
#PKK