
Evet yanlış okumadınız, FETÖ'nün TBMM'ye ilk saldırısı Nisan 2012 tarihinde gerçekleşti. 7 Şubat'ta Milli İstihbarat Teşkilatı ve Müsteşarı Hakan Fidan'a karşı yapılan darbe girişiminin başarısızlığa uğraması sonrasında terör örgütünün bu kez hedefinde TBMM'nin kurumsal kimliği milli manevi şahsiyeti ve imajı vardı.7 Şubat'tan yalnızca iki ay sonra, gerçekleştirilen bu saldırı, 11 Nisan 2012 tarihinde AK Parti, MHP ve CHP'nin ortak önergeleri ile kurulan Darbeleri Araştırma Komisyonu ve uzman kadrolarına sızma suretiyle hayata geçirilmeye çalışılmıştı. Cumhuriyet tarihinde bir ilk olarak TBMM'de oluşturulan, 60 darbesinden 27 Nisan e-muhtırasına kadar tüm darbelerin her yönü ile araştırılması, darbecileri iç ve dış destekçilerini hayli rahatsız etmiş görünüyordu. Zira yakın tarihimizin en önemli darbesi 28 Şubat'ın arka perdesi ve destekçilerinin ortaya çıkarılması geçmiş veya gelecekteki darbe süreçlerine ışık tutacak bir turnusol görevi görebilecek nitelikler içermesi açısından önemliydi. Bu önemli stratejinin bilincinde FETÖ'nün sızarak etkilediği anlaşılan 28 Şubat Alt Komisyonu taslak raporu bu anlamda 28 Şubat Darbesi'ni araştırmaktan çok BÇG darbe belgesini elde ederek, cumhuriyet tarihinde bir ilk olarak ''Darbeyi'' Refah-Yol hükümetine bildiren Emniyet İstihbarat Daire Başkanı'nı hedef almaktaydı.
Komisyon raporunda; 28 Şubat sürecinde ortaya çıkan skandallardan birisi de Deniz K.K bünyesindeki BÇG birimi tarafından darbe planlarının yapıldığına dair "
" skandalı olayıdır. Bu olay sonrasında yapılan soruşturma ve yargılama neticesinde Emniyet İst.D.Bşk.
. Emniyet İstihbarat Daire Başkanvekili olduğu dönemde, Genelkurmay'ın telefonlarını dinlediği iddia edilince "Bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere görevinden alınarak ABD'ye gönderildi'' denmiştir.
Komisyonun raporunda "Emniyet İstihbarat .D.Başkanı Bülent Orakoğlu askeri casusluk suçundan mahkumiyet almış ve cezası infaz edilmiştir" şeklindeki yalan ve iftira tespiti 28 Şubat Cuntası psikolojik harekat merkezinin bile aklına gelmediği kara propaganda amaçlı bir psikolojik harekattır
Hiçbir İnternet arama motorunda, görsel ve yazılı basında yer almayan 'Askeri Casusluk suçundan yargılandı, ceza aldı, cezası infaz edildi yalanı ve iftirasına imza atan uzmanların kimlikleri bellidir. Ancak haklarında neden yasal işlem yapılmadığı konusu ise herkesin tahmin ettiği bilinen bir sırdır?
Genelkurmay'ın telefonlarını dinleme iddiası ise asparagas bir haberdir. ORAKOĞLU tüm polislik yaşamında ve bilhassa 28 Şubat süreci içinde ve sonrasında sivil veya askeri savcılıklarda illegal telefon dinlediği gibi bir suçlamaya muhatap olmamıştır. 28 cuntasının emri ile iddianame hazırlayan Dz.KK Askeri Savcılığı tarafından da dinleme konusunda ne müvekkile ne de yargılanan diğer personele bu yönde bir suçlama yapılmamıştır. Bu değerlendirme ve tespit: 28 Şubat cuntasının 28 Şubat süreci içinde belirli bir merkezden yürüttüğü, darbeye karşı çıkan kişi ve kurumları yıpratmak, itibarsızlaştırmak, kamuoyu önünde küçük düşürme amaçlı kontrol ettiği gazetelere yazdırdığı, kara propaganda amaçlı psikolojik bir harekattır. O süreçte ORAKOĞLU, cuntanın emirleri doğrultusunda masa başı haberleri manşet olarak gündeme getiren bazı medya tarafından linç edilmek istenmiş Genelkurmay'ı dinledi, Cumhurbaşkanı'nı dinledi, casus .suç askeri casusluk, gladyo, vatan haini, CIA ajanı, Köstebek vs. sıfat ve yakıştırmalar ile toplum önünde küçük düşürme itibarsızlaştırma amaçlı kişilik suikastlarına maruz bırakılmıştır. Darbeciler tarafından üretilen sıfat ve yakıştırmaya yönelik psikolojik harekatların, TBMM çatısı altında üstelik Darbe Araştırma Komisyonu raporlarında yer alması komisyonun kuruluş amacına aykırı ve KASITLI bir durumdur. Bu yakıştırma ve iftiraların arka planının kesinlikle ortaya çıkarılması gerekir. Aksi halde TBMM Darbe Araştırma Komisyonu darbeleri değil de darbeye karşı koyan, bu nedenle kendileri ve yakınları büyük bedeller ödeyen dönemin önemli siyasi aktörleri ve devlet görevlilerini araştırma ve hukuk dışı suçlama yönünde bir misyonu kendisine görev edinmiş olur ki bu durum TBMM'nin saygınlığına ve ''Milli İrade'' misyonuna tamamen aykırı bir zemine işaret eder.
Bülent Orakoğlu, TBMM çatısı altında tarihsel gerçeklerle ve mahkemelerce verilmiş beraat kararları ile ilgisi olmayan 28 Şubat cuntasının psikolojik harp jargonu doğrultusunda sıfat ve terimlerle komisyon raporunda suçlanmasına karşın, Ankara 47. Noterliği kanalıyla TBMM Darbe Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na 20.11.2012 tarihinde bir 5 sayfalık bir ihbarname göndermiştir. Bu ihbarnamede mahkeme kararları 28 Şubat'ın tarihsel gerçekleri ve yapılan yanlışın düzeltilmesi ve bu olayın sorumluları hakkında gereğinin yapılması istenmiş ancak komisyondan dilekçesine bir yanıt alamadığı için bu kez, 23.11.2012 tarihinde TBMM Başkanlığı'na konu ile ilgili olarak 4 sayfalık bir dilekçe ile başvurmuştur. Dilekçe ekinde TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu Başkanlığı'na, Ankara 47. Noteri kanalı ile gönderilen ihbarname de eklenmiştir. Dilekçe TBMM'de Kanun ve Kararlar'da görevli Habib Kocaman'a elden teslim edilmiştir.(Devam edeceğiz)
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.