Yazarlar Oğuzhan Asiltürk Hakka yürürken Milli Görüş camiasına emanet ettiği vasiyet unutulmayacak

Oğuzhan Asiltürk Hakk’a yürürken Milli Görüş camiasına emanet ettiği vasiyet unutulmayacak

Bülent Orakoğlu
Bülent Orakoğlu Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Milli Görüş’ün Erbakan’dan sonraki lideri Oğuzhan Asiltürk, tedavi gördüğü hastanede koronadan vefat etti. Allah rahmet etsin. Milletimizin başı sağ olsun. Mekanı cennet olsun. Oğuzhan Asiltürk, siyasetin en çetrefilli koalisyonlarından özel görüşmelerine kadar tüm alanlarda kilit görevler üstlendi. Kıbrıs Barış Harekatı’na karar veren CHP-MSP koalisyonunda bakan olarak yer aldı. İçişleri ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı görevlerinde bulundu. TBMM’de 14 ve 15. Dönem Ankara; 19, 20 ve 21. Dönem Malatya milletvekili olarak görev yaptı. Oğuzhan Asiltürk, Milli Görüş davasının öncülerinden, Erbakan hocamızın 50 yıllık yol arkadaşlarından birisiydi. Yaklaşık 10 yıldan bu yana da Milli Görüş hareketinin öncülüğünü yapmaktaydı. Asiltürk ömrü boyunca kendini ibadetine ve hakkı hakim kılmaya adamış bir devlet adamıydı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi evinde ziyaret etmesinin hemen ardından yeni yılın ikinci ziyaretini Asiltürk’e yapması, ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde birlikte iftar yapmaları Saadet Partisi içinde tepkilere neden oldu. Bu kesim, ilk ziyareti ve iftar yemeğini Asiltürk’ün Saadet’i saraya eklemleme çabası olarak görüp, “Saraya teslim olmak yok; yolumuzu tırnaklarımızla kazıya kazıya açacağız” şeklinde değerlendirmişti. Asiltürk, ise ”Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendisini ziyareti ile bu konuda ‘Cumhur İttifakı’na katılacağız’ ya da ‘Cumhur İttifakı’na katılmayacağız’ demem bir defa saygıya aykırı. Sayın Cumhurbaşkanımız beni bir abi görerek ziyaret etmiş. O konuşmadan, benim bir şey söylemem saygısızlık olur. Sayın Cumhurbaşkanı ne açıklarsa o şekilde kabul edilmeli.” diyerek Cumhur İttifakı’na yeşil ışık yakıyordu.

21 Haziran 2021 tarihli “Saadet Partisi’nde deprem; Karamollaoğlu gidiyor mu?” başlıklı köşe yazımda, Asiltürk’ün SP’de kongre hamlesi ile emperyalist ve hegomonik küresel güç ABD’nin Başkanı Biden’in Türkiye’de muhalefeti kullanarak “Erdoğan’sız bir Türkiye projesi”ni çöpe atarken siyasetin de dizayn edilmesinin önüne set çektiğini belirtmiştim. Yanılmamışım, zira Asiltürk ve yakınları kongre hamlesi nedeniyle Saadet Partisi içinden ve dışından inanılmaz, hakaret, tenkit, iftira ve beddualar ile karşı karşıya kaldı. Saadet Partisi’nin de tarlası sürüldü iddialarını gözardı etmeyen, parti içinde rahmetli Erbakan’dan sonra partinin Milli Görüş çizgisinden hızla uzaklaşarak Erdoğanfobik Batıcı ve emperyalist bir zemine kaydığı görüşünde olanların sayısının da küçümsenemeyecek kadar hatta yapılması muhtemel olağanüstü kongrenin kaderini etkileyecek kadar fazla olduğu aşikar görünüyordu.

20. Dönem Milletvekili Necmettin Aydın, Oğuzhan Asiltürk’ün kurultay çıkışına ilişkin yaptığı açıklamalarda Kamalak ve eşi Zübeyde Kamalak ile ilgili bu tezi doğrulayan iddialarda bulundu. Sayın Kamalak zamanında ‘hizmet hareketi bu ülkenin en hayırlı hareketidir’ denilerek Milli Görüş düşüncesi davası örselenmiş, Gülen hareketine fazla yaslanılmış ve SP’nin büyük felaketi olmuştur. Aşağıdaki beddua da hem bunun hem de nankörlüğün yeni delilidir. Beddua denilince akla, Kamalak’ın ‘hizmet hareketi Türkiye’nin en hayırlı hareketi’ dediği FETÖ gelir. Aşağıdaki beddua cümlesi de hemen hemen aynı formattadır. Gönülde olan dile gelir. Kamalak’ın eşi avukat Zübeyde Kamalak, Asiltürk’ü Truva atına benzeterek beddualarla çok sert tepki gösterdi. Zübeyde Kamalak, YİK’in 1 yıldır toplanmadığını da öne sürerek “Allah cehennemine en kısa sürede kavuştursun da Saadet’i AKP’nin günahlarına katamasın. Ne sıfatla, bizlerin adına hareket ediyor? Sen kimsin, kim oluyorsun, kendi kendini YİK başkanı yapmış. 1 yıldır YİK toplanmıyor. İstişare kurulu başkanı istişaresiz sırf egosuyla Saadet’i kirletiyor” şeklinde tepki sınırlarını aşan ideolojik bir yaklaşım sergiledi.

Asiltürk, son dönemde de AK Parti ve Saadet Partisi arasında köprü görevi görüyordu. Cumhur İttifakı içinde yer alarak hem dış güçlerin oyunlarını bozmak hem de seçimlerde yüzde 0.68 oy alan SP’yi hak ettiği bir konuma çıkarma derdindeydi. Ancak aşı olmadığı ve maske takmadığı için koronaya yakalanarak vefat etti. Asiltürk’ün Hakk’a kavuşması sonrasında yurt içinden ve dışından gelen taziye mesajları Asiltürk’ün devlet ve millet tarafından ne kadar çok sevildiğini gösteriyordu. Ancak başta FETÖ’cü devlet ve millet düşmanı hesaplarda görülen sevinç naraları, hadsiz söylemler, Cumhur İttifakı’nı da hedefe alıyordu. Milli Görüş’ün son lideri Oğuzhan Asiltürk’ün Hakk’a yürürken bizlere bıraktığı en önemli vasiyetinin Milli Görüş’ün iki partisini bir cephede(İttifak) birleştirmek olduğu aşikar sanırım. Seçimlerde oyunu bir sarraf hassasiyeti ile kullanan milletimiz FETÖ, PKK/YPG terör örgütleri ve ABD ile iş tutan milli ve yerli olmayan unsurlara 2023’te yapılacak seçimlerde yine derslerini vereceğine inanırken Oğuzhan Asiltürk büyüğümüze tekrar Allahtan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.