Türkiye’deki Müslümanlara ictihat kapısını açan öncü fakih: Hayrettin Karaman

Mahmut Ay
Mahmut AyYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 24/07/2026, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye’deki Müslümanlara ictihat kapısını açan öncü fakih: 
Hayrettin Karaman
Arşiv.

Zaman, biteviye akan ve akarken de değdiği her şeyi dönüştüren mukadder bir nehirdir. Bu nehrin kıyısında durup, değişen dalgalara karşı İslam’ın ebedî ve ezelî hakikatlerini taptaze bir solukla haykırmak, yalnızca büyük zekaların ve adanmış ruhların harcıdır. Modernitenin sarsıcı fırtınalarla zihinleri kuşattığı, gelenek ile gelecek arasında aşılmaz duvarların örülmeye çalışıldığı bir dönemde; bir muhafız gibi köklere sadık, bir kaşif gibi ufka açık durabilmek…İşte bu kutlu duruşun modern Türkiye’deki en cesur temsilcilerinden biri, ömrünü Müslüman Türk milletinin “Müslümanca bir fikrî uyanışına” vakfetmiş olan muhterem hocamız Prof. Dr. Hayrettin Karaman’dır.

O, arkasında bir kütüphane dolusu eser bırakan bir akademisyen olmanın çok ötesinde, bu topraklarda “Müslüman kalabilme”nin ve hayatı İslam’a göre tanzim edebilmenin önemli rehberlerindendir. İslam’ın donmuş bir tarihsel kesit değil her çağda yaşanabilecek bir hayat nizamı olduğunu savunan hocamız, ömrünü Müslümanlara en çok ihtiyaç duydukları meselelerden birini hatırlatmaya adamıştır: İctihat

İslam, Kur’an’ın da ifade ettiği üzere kemâle ermiş bir dindir. Ancak bu kemâl, kuralların donup kalmasında değil, hayatın her anının, her yeni meselesini kuşatabilecek bir esnekliğe ve derinliğe sahip olmasında saklıdır. İctihat, işte bu dinamizmin, İslam’ın zaman ve zemin üstü vasfının en büyük teminatıdır.

Cumhuriyet sonrası Türkiye’sinde ilmin, fıkıh anlayışının ve dini hayatın yeniden nefes alıp dirilme mücadelesinde Hayrettin Karaman Hoca’nın yeri yadsınamaz bir gerçekliktir. Onu anlamak, sadece bir şahsı anlamak değil, aslında bir dönemin sancısını, arayışını ve yeniden var oluş mücadelesini anlamaktır.

Türkiye Müslümanları, imparatorluktan cumhuriyete geçiş sürecinde büyük kırılmalar ve radikal sosyo-kültürel değişimlerin gölgesinde derin bir fetret dönemi yaşadı. Modern dünyanın dayattığı finansal sistemler, tıbbî gelişmeler, hukukî yapılanmalar ve toplumsal ilişkiler karşısında geleneksel fıkıh birikimi, donuklaştırılmış kalıplarla sunulduğunda yaşanan dünya ile arasındaki uçurum nedeniyle hayatın dışına itilip sadece kara kaplı kitaplara hapsedilerek “saf dışı” kalma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. İşte böyle bir sürecin ortasında hocamızın, fıkıh usulünden sapmadan içtihat müessesesini işleterek yeni çözümlerle “fıkhı hayatın içine çekme” gayreti son derece “hayatî bir katkı” olmuştur.

İnsanlık tarihi boyunca şartlar, araçlar, iktisadî ilişkiler ve toplumsal yapılar sürekli değişir. İslam’ın ilk asırlarındaki ticarî meseleler için üretilen çözümler, bugün dijital dünyada karşımıza çıkan blockchain teknolojisini veya yapay zekanın mülkiyet haklarını çözmeye yetmeyebilir. Şayet dini sadece geçmiş asırlarda yapılan ictihatların literal taklidine hapsedersek, dini hayattan koparır; modern dünyanın karşısında Müslümanı çaresiz ve çözümsüz bırakırız. İctihat kapısının kapalı olduğunu savunmak, farkında olmadan İslam’ın çağlar üstülük iddiasını işlevsiz hâle getirmektir. Hayrettin Karaman Hoca, entelektüel mesaisini büyük oranda bu hakikati haykırmaya adamıştır. Ona göre ictihat, fıkhın donmasını engelleyen, onu hayatın içinde tutan can suyudur. Yeni sorunlar ortaya çıktıkça vahyin ışığında, klasik fıkıh usulü çerçevesinde ictihat edilerek yeni çözümler üretilmelidir. İctihat sayesinde İslam, her asırda yeniden gençleşir, her coğrafyada o toprağın rengini alarak ama asla özünden bir şey kaybetmeden yeniden yeşerir ve gelişir. İctihat, her zaman ve zeminde Müslümanca yaşayabilmenin temel şartlarındandır.

Ona göre İslam dünyasının yüzyıllardır süregelen en önemli sorunlarından birisi fıkıhta ictihat kapısının kapatılması ve taklitçiliğin hâkim olmasıdır. O, ilmî ve fikrî hayatı boyunca bu dogmatik kabule karşı mücadele vermiştir. “İslam Hukukunda İctihat” isimli eserinde şu gerçeği ortaya koymaya çalışmıştır: İslam fıkhında ictihat kapısını kapatmayı tavsiye eden ne bir ayet ne de bir hadis vardır. Bu kapıyı kapatan, ümmetin üzerine çöken ilmî rehavet ve özgüven kaybıdır.

Hocamız, ümmetin fıkıhta taklit zincirini kırabilmesi çok büyük bir çaba sarfetmiştir. Onun çabası, geçmişi küçümseyip yıkmak için değil, bugünü ve geleceği sağlıklı bir şekilde inşa etmek içindir. Onun çağrısı, devasa kadim fıkhımızı birer dogma gibi ezberlemek yerine o mirasa ruh veren usulü kavrayıp bugüne taşımaktır. O, çağdaş fakihe şu tarihi sorumluluğu hatırlatır: Ebû Hanîfe, kendi çağının şartlarında ictihat etti ve çağına yön verdi. Bugünün fakihi de Ebû Hanîfe’nin usulünü kullanarak çağının meselelerini çözmek zorundadır.

Onun fıkıh anlayışı, yaşanan gerçekliklerden uzak bir şekilde salt taklide dayalı masa başında üretilen pasif bir fıkıh değil; vakıanın farkında olan, sokağın sesini duyan, çağdaş Müslümanın çaresizliğini gören, helal dairesini daraltmak yerine genişletmeyi esas alan aktif bir fıkıhtır. “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız!” nebevî düsturu, hocanın ictihat anlayışının en önemli ilkesi olmuştur.

Hocamız, fıkhın sadece “yasaklar listesi” sunmadığını, bilakis “mübahlar listesi” de sunduğuna dikkat çekmiş, sadece “eski sınırlandırmalar” içermediğini “yeni çözümler” de üretebileceğini göstermeye çalışmıştır. Zor zamanlarda tartışmalı meselelerde bile sorumluluktan kaçmamış, “Ben bilmem. Eskiler ne dediyse odur.” konforuna sığınmamıştır. Bizlere fıkhın yaşayan bir organizma olduğunu, yeni sorunlara yeni çözümler üretebilecek dinamik bir yönteme sahip olduğunu, geçmiş eserleri barındıran bir “müze” değil, yeni üretimler gerçekleştirebilecek bir “fabrika” olduğunu göstermiştir.

Yol açmak, önde yürümek her zaman rüzgâra karşı yürümeyi ve okların ilk hedefi olmayı gerektirir. Hayrettin Karaman Hoca da asırlardır kapalı tutulan ve kapalı tutulması için kapısında adeta yüzlerce bekçinin beklediği “ictihat kapısı”nı açmak için zorlarken, o kapının bekçileri tarafından amansızca eleştirilmiştir. Kimi zaman “reformist” ve “mezhepsiz” olmakla suçlanmış, kimi zaman da “vehhâbilik” ile yaftalanmıştır. Hatta kendisinin anlattığına göre Konya’da bir konferansta kendisine suikast dahi tertip edilmiştir.

Elbette her insan ve her âlim gibi Hayrettin Hoca’nın hataları olabilir. Hangimiz kusursuzuz ki? Hocanın bazı meselelerdeki duruşu ve görüşü tartışılabilir, ilmî bir şekilde eleştirilebilir. Ancak onun ilmî görüşlerini, şahsını hedef alacak bir noktaya getirmek insafsızlık olur. Şahsen bendeniz hocanın fıkhî konulardaki görüşlerine genelde uyarım. Ancak “Hoca, keşke şu konuda öyle düşünmeseydi, duruşu ve çizgisi biraz daha farklı olsaydı.” dediğim konular da olmuştur. Tabi ki bunlarda benim de yanılma ihtimalim vardır. Bunların başında Efgânî-Abduh-Rıza çizgisini savunması gelir. Zira onları savunmakla, bu üç ismin her birinin tartışmalı şahsiyetlerini ve görüşlerini kendi fikir bagajında taşımak gibi ağır bir yük yüklenmiştir. Bunların üçünün de geleneksel dindarlığı aşırı şekilde tahkir eden, modernist kabul edilen ve Osmanlı, hatta Türk karşıtı sayılabilecek bazı görüşlerini ve duruşlarını izah etmek kolay değildir. Lakin Hocamızın da bu çizgiyi niçin benimsediğini izah edecek kendince haklı nedenleri vardır mutlaka. Fakir, hocamızın her âlim gibi bazı hataları olsa da Türkiye’deki Müslümanların sahih bir din anlayışına sahip olmasında, İmam-Hatip ve İlahiyat öğrencilerinin yetişmesinde çok önemli katkılarının olduğuna inanıyor ve Ehl-i sünnet yoluna bağlı samimi bir mümin olduğunda şüphe etmiyorum.

Bendenizin Hayrettin Hocamız ile yakın bir ilişkisi olmadı. Kendisinden 1998’de Marmara İlahiyat’ta İslam Hukuku dersini aldım. Dersleri fevkalade verimli ve keyifliydi, çok babacan bir tavrı vardı. Derslerini o kadar sevmişim ki hâlen dahi o derslerde anlattığı bazı anekdotlar, sarf ettiği bazı cümleler aklımdadır. Son yıllarda UMAD ve İslam Alimleri Vakfı’nın toplantılarında kendisini yakından tanıma fırsatım oldu. Hocamızın dikkatimi çeken bir yönünü sizlerle paylaşmak isterim. İlerlemiş yaşına aldırış etmeden hocamızın, hâlâ hizmet peşinde, kime ne anlatabilirim insanlara nasıl bir faydam olabilir diye samimiyetle koşturduğuna şahitlik ettim. Bir örnek vereyim. Chicago’da Din Hizmetleri Ataşesi olarak görev yaptığım zaman, 2021 yılının ramazan ayında her gün Türkiye’den bir hocamızla youtube’dan canlı yayın yapmıştım. Hocamızı arayıp kendisiyle de bir program yapmak istediğimi söylediğimde hiç tereddüt etmeden kabul buyurdu, başlığını bendenizin belirlediği bir konuda çok verimli bir sohbet gerçekleştirdi. Halen dahi hocamız, bazı zoom toplantılarına katılmakta ve whatsapp gruplarında aktif bir şekilde mesajlar paylaşmaktadır. İşte bu yönü, onun son nefesine kadar Müslümanlar için bir şeyler yapmaya çalıştığının en güzel örneğidir.

Tarihin, hocamızı “Türkiye’deki Müslümanlara ictihat kapısını açan öncü fakih” olarak kaydedeceğinde şüphe yoktur. Muhterem hocamın ellerinden hürmetle öpüyor; kendisine sağlıklı uzun ömür diliyorum.

Not: Bu satırları, üçüncü kez baba olmanın heyecanını yaşadığım saatlerde bir hastane kafeteryasında yazdım. Fakire, iki erkek evlattan sonra bir kız evladını bahşeden Yüce Mevla’ya nâmütenahî hamd olsun!

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026